
Esas No: 2007/8514
Karar No: 2007/10670
Karar Tarihi: 08.11.2007
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2007/8514 Esas 2007/10670 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : KOCAELİ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/10/2006
NUMARASI : 2004/48-2006/393
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, davacı O..ın kayden maliki olduğu 14 parsel sayılı taşınmazına komşu davalının 15 sayılı parseline yaptığı bina ile müdahale ettiğini, yine davacı M...’ya ait 3 parsel sayılı taşınmaza komşu davalının 2 sayılı parseline imar mevzuatına aykırı ve ruhsatsız şekilde inşa ettiği binanın balkonunun taşkın olduğunu, ayrıca sınıra yaptığı duvarında tecavüzlü inşa edildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı ve bilahare ölümüyle mirasçıları olan dahili davalılardan bir kısmı; çekişme konusu 2 parsel sayılı taşınmaza imar uygulaması öncesi ve sonrası ruhsatlı olarak yapı yapıldığını ve onarıldığını, davacı parsellerine tecavüzlerinin sözkonusu olmadığını, taşkınlık var ise, imar uygulanmasından kaynaklanacağını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacı O..yönünden iddianın subut bulmaması nedeniyle davanın reddine, davacı M.... bakımından ise, davalının 2 nolu parseline imar uygulaması sonrası imar planına aykırı olarak komşu parsel mesafesine uymadan 80 cm taşkın balkon inşa ettiği, duvar nedeniyle tecavüz iddiasında ise duvarı davacı M...’nın yaptığı ve 6m2 tecavüzlü alan oluştuğu, burada davalıya yüklenebilecek kasıt ve kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... ..raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 216 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacılardan M...’ya aynı ada 14 sayılı parselin ise diğer davacı O...’a, komşu 2 ve 15 parsel sayılı taşınmazların da davalı tarafa ait olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, temyize konu 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan muhtesatın, komşuluk hukukuna aykırı olarak çekme mesafesi aşılmak suretiyle yapıldığı gerekçe gösterilmek suretiyle hüküm kurulmuştur.
Ne varki, getirtilen çap kaydı ve yapılan uygulama sonucu; dava konusu yapılan balkonun tamamının, davalı tarafın 2 parsel sayılı taşınmazı içerisinde, başka bir ifadeyle onun mülkiyet alanı içerisinde kaldığı saptanmıştır.
Bilindiği gibi; salt imara aykırılığın komşuluk hukuku bakımından tek başına dava sebebi olamayacağı, ancak idari yaptırımı ve idari yargıyı ilgilendireceği; komşuluk hukukuna aykırılıktan söz edebilmek için Türk Medeni Kanununun 737 ve devamı maddelerinde açıklandığı üzere rahatsız edici bir durum ve bir zararın meydana gelmesi gerektiği açıktır.
Hal böyle olunca, komşuluk hukuku yönünden bir aykırılığın saptanmadığı ve davacı M...’nın çaplı taşınmazına fiili bir tecavüzün de bulunmadığı gözetilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK."nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine, 08.11.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.