3. Hukuk Dairesi 2013/2555 E. , 2013/6548 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE ... MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesinde; 29.....2008 tarihinde ........ Merkezinde bulunan ....... kanalının .....bölgesinden almış olduğu enerji kablolarının bantlanmamasından, belli bir işaret levhasının bulunmamasından ve ..... deki görevlilerin gerekli kontrolü yapmamasından dolayı ayağının kablolara takılarak kolunun üzerine düştüğünü ve dirseğinin üç yerden kırıldığını, yapılan muayene sonucunda sol ula drafiz kırığı ve sol radius başı çıkığı saptandığını, 30.....2008 tarihinde plak vida ile osteosentez ameliyatı yapıldığını, koluna platin takıldığını, hastanede ... gece ... gün yattığını, olay nedeniyle ilaç masrafları, bakıcı masrafı, ulaşım masrafları sebebiyle maddi zararı ve yaşanan olay nedeniyle manevi zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 4850 TL maddi, 25000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, bilirkişi raporu sonrasında ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 48.729,07 TL ye yükseltmiştir.
Davalı ....... ........A.Ş. vekili dilekçesinde; olayda müvekkilinin herhangi bir kusuru, ihmali ya da bu husustaki emir ve nizamlara aykırı bir davranışının sözkonusu olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı .....A.Ş. vekili dilekçesinde; müvekkilinin sözkonusu yayını yaparken yasal olarak alması gereken tüm tedbirleri aldığını, olayın gerçekleştiği alışveriş merkezinde alınması gereken başkaca güvenlik tedbirleri olması halinde bunların sorumluluğunun o yerin işleticisi konumundaki diğer davalı şirkette olduğunu, olayın meydana gelmesinde davacının kendi ihmal ve dikkatsizliğinin sebep olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 48.729,07 TL maddi tazminat ve ....000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin bütün, davalı vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; dosya kapsamından, davacının geçici işgöremez durumda olduğu ....... ay boyunca maaşını almaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının maaşını eksiksiz aldığı dönem için maaşı üzerinden işgöremezlik zararının doğmayacağı açıktır. Buna rağmen, hükme esas alınan aktüerya tazminat hesabı uzmanı bilirkişi, davacı yararına geçici işgöremezlik tazminatını ....... aylık maaşı esas alarak hesaplamıştır. Davacı bu sürede maaşını almaya devam ettiğine göre, davacının geçici işgöremez bulunduğu dönemde maaş gelirinde bir azalma olup olmadığının araştırılması, eğer kesintisiz olarak maaş almakta ise bu döneme ilişkin maaş zararına hükmedilmemesi gerekir. Bunun yanında, davacının, bu dönem içerisinde performansa dayalı gelir (ek ders ücreti, sınav ücreti vs. gibi ek gelir) elde edip etmediğinin tespiti ile, var ise bunun üzerinden geçici işgöremezlik zararının hesaplanması gerekirken, davacının geçici işgöremez bulunduğu dönemdeki maaşı esas alınarak, geçici işgöremezlik zararı hesaplanarak bu miktar üzerinden yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı; hükmedilecek manevi tazminatın miktarının belirlenmesi hakimin takdirindedir. Kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakim bu hakkı Türk Medeni Kanun"unun ....maddesinde açıklanan hakkaniyet ilkesine uygun olarak kullanmalıdır. Manevi tazminatın miktarı belirlenirken, kişilik hakkına saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranı, sıfatı, işgal ettikleri makam ile diğer sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınmalı, her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşullar bulunabileceği gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar yerinde denetime elverişli biçimde ve objektif olarak gösterilmelidir.
Manevi tazminat davaları sonucunda hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu para bir ceza olmadığı gibi hükmedilecek manevi tazminatla malvarlığı zararlarının karşılanması da amaçlanmadığından tazminat miktarının, onun amacına göre belirlenmesi gerekir. Bu nedenle takdir edilecek miktar, elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olayda; yukarıda açıklanan olgular, yaşanan olayın özellikleri, davacının yaralanma derecesi ve ekonomik göstergeler ile özellikle davacının gelir durumu nazara alındığında takdir edilen tazminat miktarı fazladır. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar uyarınca hakkaniyete uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.