Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/15069
Karar No: 2013/3898
Karar Tarihi: 20.03.2013

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2012/15069 Esas 2013/3898 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Dava, tapu iptali, tescil ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir. Davalılardan bir kısmının temyiz itirazları kabul edilmezken, diğer davalıların iyiniyetli olup olmadıklarının yeterli şekilde araştırılmadığı gerekçesiyle temyiz itirazları kabul edildi ve karar bozuldu. Tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin,iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle tüm delillerin toplanarak derinlemesine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Kanun maddeleri olarak, Medeni Kanunun 2. maddesi, 988 ve 989. maddeleri ve tapulu taşınmazların el değiştirmesi ile ilgili 1023 ve 1024. maddeleri belirtilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2012/15069 E.  ,  2013/3898 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : KIRKAĞAÇ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 19/07/2012
    NUMARASI : 2009/211-2012/165

    Yanlar arasında görülen tapu iptali, tescil ve tazminat davası sonunda yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne; kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar bir kısım davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
    Dava, ehliyetsizlik ve yolsuz tescil hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ,tescil ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir.
    Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteği yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat isteğinin ise ; reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı A.."in, 15.12.2008 tarihinde kayden maliki olduğu 49 ada 5 ve 8 sayılı parselleri davalı Z.."ya ; 16.12.2008 tarihinde 49 ada 14 sayılı parseli davalı H..ve 230 ada 205 sayılı parseli davalı K.."e; 09.01.2009 tarihinde 230 ada 219 sayılı parseli davalı H.. ve 230 ada 234 sayılı parseli davalı A.."e; 21.11.2008 tarihinde 49 ada 9 sayılı parsel ile 16.12.2008 tarihinde 230 ada 212 sayılı parseli davalı S.."ya ve 05.11.2008 tarihinde 49 ada 23 sayılı parseli davalı E.."ya satış suretiyle temlik ettiği, bilahare davalılardan S.. tarafından anılan 230 ada 212 sayılı parselin 06.02.2009 tarihinde davalı H.."a; 49 ada 9 sayılı parselin ise 30.03.2009 tarihinde davalı E.."ye satıldığı, davalı E..tarafından da , çekişme konusu 49 ada 23 sayılı parselin 26.03.2009 tarihinde davalılardan A.."a satılarak devredildiği, davacı A.."in, dava konusu taşınmazların temlik tarihlerinde hukuki ehliyete haiz olmadığının Adi Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu"ndan alınan 09.05.2011 tarihli raporla saptandığı anlaşılmaktadır.
    Bu durumda, ilk el davalılar Z.., H.., K.., H.. ve A.. bakımından davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. H.., A.. ve E.. dışındaki davalıların temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
    Davalılar H.., A.. ve E.."nin temyiz itirazlarına gelince;bilindiği üzere, hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bu amaçla Medeni Kanunun 2.maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989. tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023.maddesinin özel hükümleri getirilmiştir. Öte yandan bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş,bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş,değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarakta tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.Belirtilen ilke M.K.nun 1023.maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3 ncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024.maddenin 1.fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tesçil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3 ncü kişi bu tesçile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.
    Ne varki; tapulu taşınmazların intikallerinde,huzur ve güveni koruma, toplam düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin,iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır. Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi, hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır. Bu nedenle yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta, şeklen iyi niyetli gözükeni değil, gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması,bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim bu görüşten hareketle "kötü niyet iddiasının def"i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğin den (resen) nazara alınacağı ilkeleri 8.ll.l99l tarih l990/4 esas l99l/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşlerde aynı doğrultuda gelişmiştir.
    Somut olaya belirtilen ilkeler ışığında bakıldığında, mahkemece, ikinci el durumundaki kayıt maliki davalılar H.., A.. ve E.."nin edinimlerinde iyiniyetli olup, olmadıkları yönünde hükme yeterli bir araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.
    Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma ve incelemenin yapılması, adı geçen davalıların iyiniyetli olup olmadıklarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması; toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
    Davalılar H.., A.. ve E.."nin, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK."nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene gere verilmesine, 20.03.2013 tarihinde oyburluğiyle karar verildi.

     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi