22. Hukuk Dairesi 2015/7500 E. , 2016/13132 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalıya ait işyerinde16.05.2013 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, son bir yıllık ücretinin ödenmediği gibi diğer ücretlerinin de eksik ödendiğini, ücretini talep etmesi nedeniyle muhasebeye başvurduğunda iş sözleşmesine son verildiğini, bu sebeple Kozaklı Noterliği aracılığıyla 27.05.2014 tarihli ihtarname gönderdiğini, davalı tarafında yine noter aracılığıyla iş sözleşmesine son verildiğine ilişkin ihtarname gönderdiğini beyan ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesine İş Kanunu madde 25/2-d gereğince son verildiğini, tüm alacaklarının ödendiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshi hususunda ihtilaf mevcuttur. Davacı, biriken maaşlarını isteyince işten çıkarıldığını iddia etmiştir. Davalı, davacının geçen yıldan ve bu yıldan itibaren işyerinde huzursuzluk çıkardığı, iş arkadaşlarıyla geçinemediği, onlara fiziki saldırı, sövme, küfürler ve tacizler ederek işyerinde çalışma ortamını bozduğu, üretim ve kalite işlerinin aksadığı, taciz ettiği işçilerin davacı hakkında şikayette bulunduklarını, bu sebeplerle davacının iş sözleşmesine İş Kanunu madde 25/2-d uyarınca son verildiğini savunmuş, delil olarak 16.05.2013 tarihli tutanak ile 03.05.2013 ve 13.05.2013 tarihli şikayet dilekçelerine dayanmıştır. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının sözleşmenin feshi konusunda bilgiye sahip olmadığı anlaşılmaktadır.Davalı tanıklarından tutanak tanığı ... ""davacının iş akdine davalı tarafından son verilip verilmediğini ve ne sebeple işten ayrıldığını bilmediğini, davacının işten çıktığı yada çıkarıldığı gün iş yerinde olmadığını, sadece iş arkadaşlarından davacının patronları olan ....beyle tartıştıklarını duyduğunu"" beyan etmiş, tutanak tanıklarından ....beyanında; ""Davacının işten ayrılma sebebinin bildiği kadarıyla kendisi ve iş yerindekiler ile iddialaşması üzerine sinirlenerek , bu iş yerinden gidiyorum diyerek ayrıldığını"" belirtmiş, yine tutanak tanığı ....; ""davacının işten çıkarıldığı gün işyerinde olmadığını"" beyan etmiştir.16.05.2013 tarihli tutanak içeriği incelendiğinde, davacının olumsuz eylemleri sebebiyle işten ayrılmasına karar verildiği ve tanıklarca imzalandığı görülmektedir. Bu halde, tutanak tanıkları beyanları çelişkili olup, dosya kapsamı itibariyle sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayalı olduğu işverence ispatlanamamıştır. İhbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulü gerektiği halde, mahkemece yazılı şekilde red edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.