22. Hukuk Dairesi 2015/6302 E. , 2016/13140 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
.
DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.05.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına vekili Avukat ... ile karşı taraf adına vekili Avukat .... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle, kıdem tazminatı, ücret ve fazla çalışma ücreti alacakları hüküm altına alınmış; ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına yönelik taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, davacının haftalık beş saat fazla çalışma yaptığı esas alınarak, fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmış ise de, dosyaya sunulan iş sözleşmesinde yer alan, fazla çalışmanın aylık ücrete dahil olduğu yönündeki hükmün nazara alınmaması hatalı olmuştur. Söz konusu hüküm gereği, yıllık ikiyüzyetmiş saatle sınırlı olmak üzere, fazla çalışmanın aylık ücrete dahil olduğu nazara alınmalıdır. Haftalık beş saat fazla çalışma yapıldığının kabul edilmesine göre, söz konusu fazla çalışma karşılığı ücret, aylık ücrete dahildir. Bu halde, fazla çalışma ücreti alacağı talebinin reddine karar verilmesi gereklidir.
İtibar edilen bilirkişi raporunda, davacının 2012 yılının Aralık ayındaki ondokuzluk çalışması karşılığı net 1.507,09 TL ücret alacağının hüküm altına alınması gerektiği mütalaa edilmiştir. Mahkemece de, söz konusu tutar hüküm altına alınmıştır. Ancak, dava dilekçesinde, davacının fiili çalışmasının 19.10.2012 tarihinde sona erdiği açıklanarak, fesih ayı ondokuz günlük ücret alacağının ödenmediği belirtilmiştir. 2012 yılının Aralık ayına ilişkin bir iddia ve talep yoktur. Talebe konu fesih ayına ilişkin ondokuzluk ücretin ise, banka vasıtasıyla ödendiği, dosya içeriğindeki banka kayıtlarından anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu yönün nazara alınmadan belirtilen tutarın hüküm altına alınması hatalı olmuştur.
Mahkemece, işçi feshinin, hükümde belirtilen fazla çalışma ve ücret alacaklarının ödenmemesi yönüyle haklı olduğu kabul edilmiştir. Yukarıdaki yazılı bozma sebepleri doğrultusunda, fazla çalışma ve ücret alacaklarının tümden reddine karar verilmesi gerekeceğinden, bu durum kıdem tazminatı talebinin de reddi sonucunu doğuracaktır. Ayrıca şu husus da belirtilmelidir ki, 2012 yılı Ekim ayına ilişkin ondokuzluk ücret alacağı fesihten önce muaccel olmadığından, işçiye haklı fesih imkanı vermez. Çalışma şartlarında rıza olmadan esaslı aleyhe değişiklik yapıldığı iddiasının da ispatlanmadığı sabit olmakla, dosya kapsamına göre, kıdem tazminatı alacağı talebinin reddine karar verilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.