Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/11933
Karar No: 2021/10465
Karar Tarihi: 21.10.2021

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/11933 Esas 2021/10465 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2020/11933 E.  ,  2021/10465 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
    İLK DERECE MAHKEMESİ : ANKARA 16. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı; Kurum mensubu kişilere yapılan check-up muayenelerinin Kuruma faturalandırıldığı gerekçesiyle haklarında SUT’un 2.2. maddesinin 17. fıkrası’na aykırı hareket ettikleri iddia edilerek Kurumca cezai şart tahsili işlemi uygulandığını ancak söz konusu işlemin hatalı olduğunu, check-up muayenesi yapılan kişilere aynı gün şikayetleri nedeniyle Kuruma faturalandırılabilecek tedavi hizmetleri de sunduklarını ve medula ekranına bu muayene notları yerine yanlışlıkla aynı gün gerçekleşen check-up muayenesine ait notları kaydettiklerini, bu nedenle Kurumca yapılan 156.000 TL kesintinin iptali ve kesintilerin mahsup tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
    Davalı; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
    İlk derece mahkemesince; bilirkişi raporuna göre davacı hakkında yapılan ceza kesintisinin yerinde olmadığı, davacının hatalı evrakın düzeltilmesi için belge iletmesine rağmen bu durumun davalı kurumca dikkate alınmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, 48.000 TL"nin, 40.000 TL"nin, 6.000 TL"nin, 30.000 TL"nin, 24.000 TLnin, 8.000 TL"nin ayrı ayrı kesinti tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
    Bölge adliye mahkemesince; davalı kurum sigortalılarının, davacı özel sağlık kurumunda, taraflar arasında mevcut sözleşme kapsamında davalı kuruma fatura edilip, bedelleri davalı kurum tarafından karşılanabilecek branşta yapılan teşhis ve tedavilerine ilişkin faturalara, sözleşme kapsamında olmayıp, davalı kurum tarafından karşılığı ödenmeyen check-up muayenelerine ait tıbbi belgelerin eklenmesi sureti ile davacı firmanın sözleşme ve SUT hükümlerine aykırı hareket ettiği sabit olup, davalı kurum işleminin yerinde olduğu anlaşıldığından davalının istinaf talebinin kabulüne, davacı tarafından davalı hakkında açılan davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
    6100 sayılı HMK"nın 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
    HMK’nun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır.
    Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
    Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
    Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf, uyuşmazlığa konu hastalara Kuruma faturalandırılabilecek tedavi hizmeti sunduğunu, ancak bu hizmetlere ilişkin yanlışlıkla aynı hastalara yaptığı check-up muayenesine ilişkin notları medula sistemine kaydettiğini iddia etmiştir. Davacının bu iddiasına ilişkin her ne kadar ilk derece mahkemesince yapılan yargılama aşamasında bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da, raporu düzenleyen bilirkişinin doktor olmaması nedeniyle uyuşmazlığa ilişkin sadece SUT hükümleri ve ilgili mevzuat ile taraflar arasındaki sözleşmeler değerlendirilmiş, davacının hastalara Kuruma faturalandırılabilecek tedavi hizmeti verip vermediği değerlendirilmemiştir. Davacının medula ekranına sehven yanlış evrak kaydı yapıp yapmadığının anlaşılabilmesi için mahkemece yapılması gereken; taraflar arasındaki sözleşmeler ve ilgili mevzuatta uzman hastane yöneticisi ve faturalandırılan tedavi hizmetlerinde uzman doktorlardan oluşan bir
    bilirkişi heyetinden; davacı hastane tarafından cezai işleme konu tedavi hizmetlerinin yapılıp yapılmadığı, bu hizmetlerin kuruma faturalandırılıp faturalandırılamayacağı, Kurumca ödemelerin yapılabilmesi için bu hizmetlere ilişkin hastanece düzenlenmesi gereken evrakların tam olup olmadığının tereddüde yer vermeyecek şekilde değerlendirildiği; ayrıntılı, açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun, tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken, itiraza uğramış, eksik inceleme yapan bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 16/09/2020 tarih 2019/2172 esas – 2020/1117 karar sayılı kararının HMK"nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının talebi halinde davacıya iadesine, 21/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi