Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/11967
Karar No: 2021/10468
Karar Tarihi: 21.10.2021

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/11967 Esas 2021/10468 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2020/11967 E.  ,  2021/10468 K.

    "İçtihat Metni"

    ANKARA 25. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı; 2016 Yılı Mart ayından 2017 Yılı Temmuz ayına kadar Kuruma sundukları faturalardan toplam 332.119,95 TL kesinti yapıldığını, ayrıca tedavi hizmeti almayan kişiler hakkında kuruma faturalandırma yapıldığı, SGK mensubu hasta yerine başka kişiye tedavi hizmeti verildiği, tedavi hizmeti alan kişilere yapılmayan işlemlerin faturalandırıldığı, hastaya reçete yazıldığı halde söz konusu malzemenin hastanelerince de Kuruma faturalandırıldığı, işyerine sunulmak üzere rapor almak için hastanelerine başvuran SGK mensubu hastaların ücretinin kuruma faturalandırıldığı, biyokimya uzmanı olan doktorun görevi başında olmadığı sırada hastaların tetkiklerin bu doktor ismiyle yapılmaya devam edildiği, gebe olan hastaya gebe kalamama şikayeti ile tedavi uygulandığı gerekçesiyle 160.000 TL cezai şart uygulandığını ancak söz konusu işlemlerde Kurumun iddia ettiği şekilde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, bu nedenle cezai işlemlerin ve kesinti işlemlerinin iptali ile borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
    Davalı; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
    İlk derece mahkemesince; davacının dayanmış olduğu deliller kapsamında davasını ispatlayamadığı ve toplam 492.119,95 TL meblağlı olan davası yönünden dava değerince harç yatırarak iş bu davayı açmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
    İlk derece mahkemesinin kararına karşı, taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
    Bölge adliye mahkemesince; davacının istinaf talebinin reddine, davalının istinaf talebinin kabulüne, davalının ihtiyati tedbire itirazının kabulü ile 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11/10/2017 tarih, 2017/48 d.iş esas - 2017/46 karar sayılı kararı ile koyulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
    1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-6100 sayılı HMK"nın 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
    HMK’nun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır.
    Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
    Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
    Somut uyuşmazlıkta; her ne kadar mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da, alınan raporda; sadece davacının iptalini istediği cezai şart işlemleri hakkında değerlendirme yapıldığı, 2016 Yılı Mart ayından 2017 Yılı Temmuz ayına kadar davacının Kuruma sunduğu faturalardan yapılan 332.119,95 TL kesinti hakkında bir inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacı taraf alınan raporlara karşı sunduğu dilekçesinde tüm hastaların incelenmediği yönünde itirazda bulunduğu halde bu hususta itirazlarını karşılar bir ek rapor da alınmadığı görülmüştür. Buna rağmen mahkemece dava konusu fatura kesintilerine ilişkin rapor alınmadan; davacının davasını ispatlayamadığı ve
    davanın 332.119,95 TL’lik kısmı yönünden de peşin harcın yatırılmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Zira eksik inceleme yapıldığı gibi, davacı tarafa eksik harcı yatırması için de usulüne uygun şekilde ihtarat yapılmamıştır.
    Harca tabi davalarda, başvurma harcı ile nisbi karar ve ilam harcının dörtte biri peşin olarak alınır (Harçlar Kanunu 27-28 mad). Dava açılırken harcın eksik alınmış olması halinde, mahkemece davaya devam olunabilmesi için harcın Harçlar Kanun"unun 30 ve 32. maddeleri uyarınca tamamlanması yoluna gidilir ve davacıya eksik harcı yatırması için süre verilir. Şayet verilen süreye rağmen eksik harç ikmal edilmez ise dosya işlemden kaldırılır ve ...nun 150. (Basit yargılama usulüne tabi davalarda HMK 320/4) maddesi uyarınca süresinde harç tamamlanarak dava yenilenmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
    Mahkemece yapılması gereken; eksik harç tamamlatıldıktan sonra, taraflar arasındaki sözleşmeler ve ilgili mevzuatta uzman hastane yöneticisi ve kesintilerin yapıldığı branşlarda uzman doktorlardan oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden; her hasta hakkında, ayrı ayrı gerekçeleri belirtilerek, kesintilerin yerinde olup olmadığının tereddüde yer vermeyecek şekilde değerlendirildiği; ayrıntılı, açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun, tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken, itiraza uğramış, eksik inceleme yapan bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
    İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK"nın 373/1 maddesi uyarınca, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK"nın 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılmasına, aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının talebi halinde davacıya iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi