8. Hukuk Dairesi 2011/4781 E. , 2012/1399 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil ve elatmanın önlenmesi
Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ..., davalılar Hazine ve Gökçekent Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil ve elatmanın önlenmesi davasının reddine dair Ermenek Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.04.2011 gün ve 213/248 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davalı-karşı davacı ... vekili ile davacı-karşı davalı taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; kendisine ait 40 ve 48 parseller arasında bulunan özel yolun kadastro çalışmaları sırasında genel yol olarak paftasında gösterildiğini açıklayarak vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen 2010/834 Esas sayılı dosyanın davacısı ... vekili dava dilekçesinde; davacı - davalı ..."ın paftasında yol olarak bırakılan yere sebze ekerek davalı - davacı ..."in kullanmasına izin vermediğini açıklayarak davacı- davalı ..."ın müdahalesinin reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup kamu yararına tahsis edilen yerlerden olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı köy yapılan usulüne uygun tebligata rağmen, cevap vermediği gibi yargılama oturumlarına da temsilci vasıtasıyla iştirak etmemiştir.
Mahkemece, asıl davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı ... ve birleşen dava davacısı ... vekili taraflarından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan tescil davası, birleşen dava genel yola vaki elatmanın önlenmesi davasıdır.
Asıl dava, kadastro çalışmaları sırasında yol boşluğu olarak kadastro dışı bırakılan taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Kadastro dışı bırakma işleminde, taşınmazın geometrik durumu belirlenmediğinden bir tespit işlemi değil ise de, görevlilerce bir yerin tescile tabi olmadığı saptanarak hukuksal durum belirlenmiş olduğundan yapılan bu işlem, bir kadastro işlemidir. Yargıtay’ın kararlılık kazanan uygulamalarına göre; tespit dışı bırakılan bir yerin, Türk Medeni Kanununun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 maddesi hükümlerine göre tapuda tescil edilebilmesi için, tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten, dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile anılan maddelerde belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir. Kural bu olmakla beraber Daire uygulaması gereğince, tespit dışı bırakılma tarihinden itibaren makul süre içerisinde açılan davalarda, tespit dışı bırakılma tarihinden önceki zilyetliğin kazanma bakımından nazara alınacağı kabul edilmiştir. Somut olayda, toplanan delil ve belgelere göre paftasında yol olarak bırakılma işleminin yapıldığı 21.09.2005 tarihinden davanın açıldığı 01.04.2011 tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresi dolmadığı gibi dava da makul süre içinde açılmamıştır. Bu halde dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı ..."in yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün tescil talebi yönünden ONANMASINA,
Davalı- davacı ..."nın temyiz itirazlarına gelince; paftasında yol olarak gösterilen dava konusu taşınmaz davacı ... tarafından patika yol olarak kullanılmaktadır. Paftasında yol olarak bırakılan bir yerin paftasından çıkarılana kadar yol olarak kabulü gerekeceğinden birleşen davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı- davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle yerel mahkeme hükmünün meni müdahaleye ilişkin kısmının 6100 sayılı ...nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,75 TL"nin temyiz eden davacı-karşı davalıdan alınmasına ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.