
Esas No: 2021/5518
Karar No: 2022/504
Karar Tarihi: 12.01.2022
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/5518 Esas 2022/504 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
İdil Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan bir davada hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hüküm giymişlerdir. Ancak, sanık ...'in süreç içinde öldüğü ortaya çıktığından kamu davalarının düşürülmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, sorguları yapılmamış bazı sanıkların istinabe yoluyla sorgulaması gerektiği, suça sürüklenen çocuk ... hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan hüküm verilmesinin yanlış olduğu, suçun niteliği konusunda hatalı uygulama yapıldığı ve ceza erteleme konusunda karar verilmemesinin yanlış olduğu belirtilmiştir. Kanun maddeleri ise şu şekildedir: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1 ve 142/2-g, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8 ve 196/2, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35, Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İdil Cumhuriyet Başsavcılığının 27/09/2011 tarihli iddianamesiyle diğer sanıklarla birlikte sanık ... hakkında atılı suçlardan kamu davası açıldığı, kovuşturma sırasında kolluk görevlilerince düzenlenen 17/11/2011 tarihli tutanakta sanık ...’ün öldüğü belirtilmişse de bu hususta dosya içerisinde nüfus kaydının bulunmadığı, sanık ... hakkında davanın tefrik edildiğine dair bir ara karara rastlanmadığı ve 12/11/2015 tarihli kararda da herhangi bir karar verilmediği anlaşılmış ise de, mahallince zamanaşımı süresi içinde sanık ... hakkında işlem yapılması mümkün görülmüş; suça sürüklenen çocuk ...’ın tevilli ikrarı, sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk ... hakkında atılı suçlardan mahkumiyet verilmesine dair mahkeme uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki “1. No’lu” bozma düşüncesi ile; her ne kadar iddianamenin başlık kısmında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının basit ve nitelikli halleri ayrı ayrı belirtilmişse de, iddianamenin anlatım kısmında sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında tek nitelikli hırsızlık ve tek gece vakti nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kamu davalarının açıldığı anlaşılmakla, mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki “2. No’lu” bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Elektronik ortamda UYAP-MERNİS’ten alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...’ın hükümden sonra 13/05/2017 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 64/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık ... hakkında açılan kamu davalarının düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Yargılamanın yapıldığı esas mahkemesince sorguları yapılmamış olan sanıklar ... ve ..., alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Yargılamalarının yapıldığı istinabe mahkemesince sorgularından önce sanıklar ... ve ...’a ifadelerini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediklerinin sorulması zorunludur. İnceleme konusu dosyada, sanık ...’un Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/180 D. İş sayısı ile yapılan 07/03/2012 tarihli ve sanık ...’ın Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/196 D. İş sayısı ile yapılan 29/08/2015 tarihli sorgularından önce ifadelerini yargılamanın yapıldığı esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemedikleri sorulmayıp, 5271 sayılı CMK’nın 196/2. maddesine aykırı şekilde yapılan sorguları esas alınmak suretiyle hükümlülük kararları verilerek savunma haklarının kısıtlanması,
3- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/11/2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk ...’in işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
4- Suç tarihinde yürürlükte olan yasal düzenlemelere göre 5237 sayılı TCK’nın 142/2-g maddesinde yer alan hırsızlık suçunun oluşabilmesi için eylemin, barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyükbaş veya küçükbaş hayvan hakkında gerçekleştirilmesi gerektiği; ev ve eklentisi niteliğindeki yerlerden gerçekleşen eylemlerin ise aynı Kanun’un 142/1-b ve 116/1-4 maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağı gözetilerek; suça konu küçükbaş hayvanların, katılanın etrafı duvar ile çevrili evinin bahçesi içerisindeki ahırda bulunduklarının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk ...’in eyleminin 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek, aynı Kanun'un 142/2-g. maddesi gereğince uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
5- Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin birleşen dava dosyasında yapılan 26/10/2011 tarihli duruşmada lehe hükümlerin uygulanması isteğinin, TCK'nın 51. maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanması talebini de içerdiği halde ve suça sürüklenen çocuğun daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...’ın, sanık ... müdafiinin, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanıklar ... ve ... yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, “4. No’lu” bozma sebebinin temyiz isteminde bulunmayan diğer sanık ...’e de SİRAYETİNE, 12/01/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.