
Esas No: 2021/24324
Karar No: 2022/489
Karar Tarihi: 17.01.2022
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24324 Esas 2022/489 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen tasarrufun iptali davasında, davalılardan birinin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak taşınmazını diğer davalıya devretmesi nedeniyle bu tasarrufun iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Bölge adliye mahkemesi bu talebi reddederek davanın açılmamış sayılması yönünde karar vermiştir. Ancak, kanun maddelerine uygun davranılmadığı ve yanıltıcı bilgi kullanıldığı için bu karar bozulmuş ve dava yeniden değerlendirilecektir. Kanun maddeleri ise İİK'nun 277 ve devamı maddeleriyle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 143/V. fıkrası ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'dur. Dava değeri ise takibe konu alacak miktarı ile taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değerinden az olanı oluşturmaktadır.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen davanın kabulüne ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; kararın kaldırılarak davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; dava dışı ... Otomotiv San. Tic. A.Ş ve dava dışı ... Turizm İnşaat Taah. Emlak Oto Tic. A.Ş ile müvekkili banka arasında genel kredi sözleşmeleri imzalanarak kredi kullandırıldığını, davalılardan ...'in bu kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, davalının haczi kabil malı bulunmadığını, ancak davalı borçlu ... tarafından gelini olan diğer davalı ...'e Balıkesir ili, Edremit İlçesi, Tahtakuşlar Köyü 42 parsel sayılı 6.132 m² zeytinlik niteliğindeki taşınmazı 04/06/2010 tarihli ve 8687 yevmiye nolu tasarruf işlemi ile devrettiğini, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak, çok düşük bir bedelle devir yaptığını belirterek bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davaya konu satışın gerçek bir satış olduğunu, vekiledeninin taşınmazı hesap katından, borcun muaccel olmasından önce devraldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,davanın kabulü ile;... ili, ... ilçesi, ... Köyü 42 Parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak ... tarafından ...'e 04/06/2010 tarihinde yapılan devre ilişkin tasarrufun iptali ile davacıya bu taşınmazla ilgili olarak İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2010/12649 sayılı takip dosyasında alacağını tahsil
bakımından cebri icra yetkisi tanınmasına, karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, harç kamu düzeninden olduğundan yapılan res’en inceleme sonucunda harcın eksik yatırıldığı anlaşıldığından duruşma açılarak verilen süre içerisinde davacı taraf eksik harcı tam olarak yatırmadığından HMK'nın 353/1-b-2.maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak HMK' nun150/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına; yeniden kurulan hüküm içeriğine göre esasa ilişkin davalı taraf istinafı konusuz kaldığından davalılar vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacı temlik alan ...nin kuruluş tarihi 25/05/2015 olup 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 143/V. fıkrası hükmü gereğince varlık yönetimi şirketlerinin kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince, 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan istisna olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle; temlik alan davacı ...Ş. harçtan muaf olup, Bölge Adliye Mahkemesince; davalılar vekilinin istinaf isteminin incelenmesi gerekirken davacı tarafın eksik harcı tam olarak yatırmadığından bahisle HMK'nın 353/1-b-2.maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak HMK'nun 150/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de; tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takibe konu alacak miktarı ile iptali istenilen tasarrufun tasarruf tarihindeki gerçek değerinden hangisi az ise o değer oluşturmaktadır. Takibe konu alacak miktarının 785.140,00 TL, dava konusu taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin ise 624.000,00 TL olduğu anlaşıldığından dava değerini daha az olan 624.000,00 TL oluşturmakta iken, Bölge Adliye Mahkemesince; 29/01/2021 tarihinde düzenlenen tensip zaptının 3.bendinde; dava değerinin takibe konu alacak değerine göre, daha az değerde olan dava konusu taşınmazın dava tarihindeki gerçek değeri olan 775.140,00 TL olduğunun belirtilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.