Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2018/497
Karar No: 2019/303

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/497 Esas 2019/303 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2018/497 E.  ,  2019/303 K.

    "İçtihat Metni"


    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Ağır Ceza
    Sayısı : 344-39

    Nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından sanık ..."ın beraatine ilişkin Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.11.2012 tarihli ve 291-346 sayılı hükümlerin, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 03.11.2014 tarih ve 19041-17904 sayı ile;
    "...Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.11.2002 tarihli ve 272-402 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 1412 sayılı CMUK"nın 223/son maddesi ile aynı mahiyette hüküm içeren 5271 sayılı CMK"nın 193/2. maddesine göre; mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnasının, dosya kapsamına göre ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması hâlinde verilen beraat kararı ile sınırlı olduğu, buna göre; sanığın sorgusu yapılmadan mevcut kanıtlar tartışılarak ve delil takdirine girmek suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, sorgusu yapılmayan sanık hakkında yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi ise 17.02.2015 tarih ve 344-39 sayı ile;
    "...Her ne kadar sanık hakkında, suç tarihinde çocukları adına sahte yeşil kart temin edip kullanarak resmî belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla mahkememize kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılama ve toplanan deliller sonucunda, özellikle Aydın Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün yazısı ve ekindeki Valilik İl İdare Kurulu kararları içeriğine göre, sanığın suç tarihinde usulünce yeşil kart almış olduğu, dosyasında bir usulsüzlüğün bulunmadığı, alıp kullandığı yeşil kartların sahte olmayıp yetkili makamlarca usulünce verilmiş, gerçek ve sahih belgeler olduğu, bu nedenle sanığın atılı sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlemediğinin sabit olduğu anlaşıldığından sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmiştir.
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2009/11-89 Esas, 2009/243 Karar sayılı ve 20.10.2009 tarihli kararına göre;
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 191. maddesinde duruşmaya başlanmasına ilişkin kurallar ile sanığın sorgusunun nasıl icra edileceğine ilişkin hükümlere yer verilmiş, anılan Kanun"un 193/1. maddesinde ise, kanunun ayrık tuttuğu haller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağı belirtilmiştir. Kanunun ayrık tuttuğu hallere ise 5271 sayılı Kanun"un 193/2 ve 195. maddelerinde yer verilmiştir.
    CMK"nın 195. maddesinde, suçun yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmesi hâlinde, sanık gelmese de duruşma yapılabilecektir, ancak maddenin uygulanabilmesi için iki koşulun bir arada bulunması gerekmektedir. Bunlardan ilki, suçun yaptırımın adli para cezası veya müsadereden ibaret bulunması, ikinci koşul ise, sanığa gönderilecek davetiyeye gelmese de duruşmanın yapılacağı ihtarının yazılmış olmasıdır.
    CMK"nın 193. maddenin 2. fıkrasında ise, "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan fıkranın uygulanma koşullarının incelenmesine geçmeden önce, fıkranın konuluş amacının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun, "Sanığın duruşmada hazır bulunmaması" başlığını taşıyan 193. maddesine, 01.06.2005 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5353 sayılı Kanun ile eklenen 2. fıkrasının konuluş amacı gerekçesinde, "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa dahi dava gıyabında bitirilebilir. Böylece sanığın lehine bir düzenleme getirilmiş ve gereksiz yere davanın uzaması önlenmek istenmiştir." şeklinde açıklanmış olup, maddenin değişiklik gerekçesinde de belirtildiği üzere, sanık hakkında, mahkûmiyet dışında bir karar verileceği hallerde, davanın gereksiz yere uzamaması için sorgusu yapılmadan da davanın bitirilmesi olanaklı hale gelmiştir. 1412 sayılı CMUK’nın 223/son maddesi hükmü ile anılan fıkra benzerlik arzetmekte ise de, anılan fıkra, 1412 sayılı CMUK"nın 223/son fıkrası döneminde şekillenen ve fıkranın uygulanma koşullarını derhal beraat kararı ile sınırlayan görüşler doğrultusunda değil, yasa koyucunun gerekçede belirttiği amacı da nazara alınarak daha geniş yorumlanmalı, anılan hükmün mahkûmiyet hükmü dışındaki hükümler yönünden yüz yüze yargılama ilkesinin bir istisnası olduğu kabul edilmelidir.
    Diğer yönden, 5271 sayılı CMK"nın 193. maddesinin 2. fıkrası ile 223. maddesinin 9. fıkrasındaki, "Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde, durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez." hükümleri arasında da bir bağ kurulmamalıdır. 223. maddede belirtilen husus, derhal beraat kararı verilebilecek hallerde, sanığın en lehinde olan bu hükmün verilmesinin zorunlu olduğunu belirtmekten ibaret olup, buradaki derhal keyfiyeti ile 193. maddenin 2. fıkrasının uygulanma koşulları arasında bir benzerlik bulunmamaktadır. Bu nedenle anılan fıkranın uygulanma koşullarının eylemin ilk bakışta açıkça suç oluşturmadığının saptanması ile sınırlı olduğunun kabulü, fıkradaki düzenlemenin konuluş amacı ile de bağdaşmamaktadır. Fıkrada aranan husus, toplanan kanıtlara göre mahkûmiyet dışında bir hükmün verilmesinden ibarettir.
    Sanık hakkında, mahkûmiyet dışında bir karar verildiği nazara alındığında, sorgusu yapılmadan duruşmanın bitirilmesi de 5271 sayılı CMK"nın 193/2. maddesine uygun olup, bir isabetsizlik bulunmadığı karara bağlanmış olmakla mahkememizce de sanık hakkında mahkûmiyet dışında bir karar verilmiş olduğu, sanığın kullandığı yeşil kartın usulüne uygun olduğu, sahte olmadığı," gerekçesiyle, sanığın önceki hükümlerdeki gibi beraatine karar verilmiştir.
    Direnme kararına konu bu hükümlerin de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2018 tarihli ve 116496 sayılı "Bozma" istekli tebliğnamesiyle dosya 6763 sayılı Kanun"un 36. maddesi ile değişik CMK"nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 15. Ceza Dairesince 01.10.2018 tarih ve 3977-6117 sayı ile, direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sorgusu yapılmayan sanık hakkında beraat hükmü verilmesinin mümkün olup olmayacağının belirlenmesine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle;
    a) Yerel Mahkeme kararının eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı,
    b) Yeni hüküm niteliğinde olmadığının kabulü hâlinde, aleyhe olan bozma kararına karşı sanığın beyanı alınmadan direnme kararı verilip verilemeyeceği,
    Hususlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
    Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
    a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
    b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,
    c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
    d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçelerle veya sonradan yürürlüğe girip lehe hükümler içermekle uygulanması gereken yeni kanun normlarına dayanarak hüküm kurmak,
    Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik beraatine ilişkin ilk hükümlerin Özel Dairece; 5271 sayılı CMK"nın 193. maddesinin ikinci fıkrasındaki koşullar bulunmadığı halde, aynı maddenin birinci fıkrasına aykırı olarak sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulması isabetsizliğinden bozulmasından sonra, Yerel Mahkemece sorgusunun yapılması amacıyla sanığa çağrı kağıdı tebliğ edilip bozma gereğinin yerine getirilmeye çalışıldığı, ancak sanığın duruşmaya gelmediği, bu kez sanığın neden sorgusunun yapılmadığına ilişkin açıklamalara yer verilmek suretiyle önceki hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Bu itibarla, Yerel Mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp eylemli uyma sonucu verilmiş yeni hüküm niteliğindedir. Bu yeni hükmün doğrudan Ceza Genel Kurulunca ele alınması mümkün olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
    Yerel Mahkeme kararının yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edildiğinden, aleyhe olan bozma kararına karşı sanığın beyanı alınmadan direnme kararı verilip verilemeyeceği konusunda değerlendirme yapılmamıştır.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle,
    Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 tarihli ve 344-39 sayılı kararı yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 09.04.2019 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi