14. Hukuk Dairesi 2016/17133 E. , 2020/3849 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.12.2014 gününde verilen dilekçe ile İİK"nın 121. maddesine dayalı ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, İİK"nın 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2014/4274 Esas sayılı icra takip dosyasına konu borç nedeni ile davalı borçlunun murisi adına kayıtlı 2224 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1, 11, 12, 13, 14 numaralı bağımsız bölümler ile 64 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde haciz işlemi tatbik edildiğini, icra hukuk mahkemesinden ortaklığın giderilmesi davası açabilmek için yetki belgesi alındığını beyanla, davalı borçlu murisi adına kayıtlı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın, satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar, yargılama aşamasındaki beyanlarında davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
İcra mahkemesinden alınan yetkiye dayalı olarak açılan davalarda kural olarak borçlu ortağın mülkiyet hakkının elbirliği mülkiyetine konu olması gerekir.
Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davalarda birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek kadar (sayıda) taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddi gerekir.
Bu şekilde açılacak davalarda borçlu ortak (paydaş) dahil tüm ortakların (paydaşların) davaya dahil edilmeleri zorunludur.
6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince,
Dava dosyasına celbedilen tapu kayıtları ile UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden yapılan güncel sorgulamaya göre 64 ada 5 parsel sayılı taşınmazda, davalılar murisinin paylı mülkiyet hükümlerine göre taşınmazda paydaş olarak yer aldığı anlaşılmaktadır. Yargılamanın 30.04.2015 tarihli celsesinde davacı vekili tarafından 64 ada 5 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın takipsiz bırakıldığı beyan edilmiş olmasına karşın, mahkemece bu talep nazara alınmaksızın ve taşınmazda hak sahibi bulunan diğer paydaşlar yönünden taraf teşkili sağlanmaksızın bu parsel yönünden satış yönünde hüküm kurulması doğru değildir.
Davaya dayanak icra takip dosyasına konu güncel borç miktarı ile ilgili hesap tablosunun icra müdürlüğünden celbedilmediği, taşınmaz kıymetleri, toplam borç ve borçlunun miras payı dahilinde yapılacak inceleme sonucu borca yeter sayıda taşınmazın satışına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile dava konusu taşınmazların tamamının satışına karar verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; dava konusu taşınmazlar üzerinde, yargılama aşamasında ortaklar tarafından muhdesatın aidiyeti iddiasının ileri sürülmediği, bilirkişi raporlarında da bu yönde bir inceleme ve muhdesat oranlamasının yapılmadığı, davacının alacaklı sıfatı ile yetki belgesine dayalı olarak dava açmakla keşif zaptına bu yönde geçmiş beyanının bulunmamasına karşın, infaz kabiliyeti olmayan “Muhdesatın davacıya ait olacak şekline göre” ibaresi ile satış bedelinin dağıtılmasına karar verilmesi infazda tereddüt oluşturmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 18.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.