17. Ceza Dairesi 2015/1396 E. , 2015/1796 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
I-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık ..."nın adli sicil kayında yer alan ve ceza süresi bakımından en ağır ilam niteliğindeki Sulh Ceza Mahkemesinin 1996/181-571 Esas-Karar sayılı 3.7.2006 tarihinde infaz edilen TCK"nın 142/1-b maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile mahkumiyete ilişkin ilamın TCK"nın 58. maddesine göre tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, 765 sayılı TCK"nın 493/1 ve 81/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile mahkumiyete dair Asliye Ceza Mahkemesinin 1996/534 Esas 1997/166 Karar sayılı 3.7.2006 tarihinde infaz edilen ilamının TCK"nın 58. maddesi uyarınca tekerrür uygulamasına esas alınması ile tekerüre esas alınan bu ilamda 765 sayılı TCK"nın 81. maddesinin uygulandığının ve 5275 sayılı Yasanın 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanmayacağının anlaşılması karşısında; ikinci kez mükerir olan sanık hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından; TCK"nın 63. maddesi gereği sanıkların gözaltında geçirdiği sürelerin cezalarından mahsubuna karar verilmemesi ise, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dosya kapsamına göre, olay günü gündüz sayılan saat 06.00 sıralarında müştekinin işyeri yakınlarında ikameti bulunan tanık..."ın, uzaktan görmesi nedeniyle yüzlerini seçemediği 3 kişinin tahtaya sarılı kabloyu yuvarlayarak bir araca doğru götürdükleri ve araç içinde başka şahıslarında olduğunu görmesi üzerine polisi aradığı, yakalama tutanağına göre olay günü saat 06.05 te ihbarı alan ekiplerin adres bölgesinde araştırma yaptıkları sırada tanık tarafından plaka bilgisi verilen aracı suç yerinden başka bir sokak üzerinde trafikte seyir halindeyken tesadüfen görmeleri üzerine kovalamaca sonucu yakaladıklarının anlaşılması karşısında, UYAP sorgulamasında suç tarihinde güneşin yaz
saati uygulaması da dikkate alındığında 06.52 de doğduğu, TCK"nın 6/1-e maddesine göre saat 05.52 ye kadar olan zaman diliminin gece olarak kabul edilmesi gerektiği, atılı suçun gece sayılan vakitte gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, atılı suçtan kurulan hükümde TCK"nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanıkların suç tarihi itibariyle hapis cezası ile mahkumiyetlerine ilişkin sabıka kayıtları ile sanıklar hakkında TCK"nın 51. maddesi ile CMK"nın 231. maddesinin tartışılıp uygulanmama hususunda değerlendirilme yapılmış olması göz önüne alınmak suretiyle, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK"nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, aynı yasanın 141/1. maddesi gereğince sonuç cezanın 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dosya kapsamına göre, olay günü gündüz sayılan saat 06.00 sıralarında müştekinin işyeri yakınlarında ikameti bulunan tanık Turhan Ünal"ın, uzaktan görmesi nedeniyle yüzlerini seçemediği 3 kişinin tahtaya sarılı kabloyu yuvarlayarak bir araca doğru götürdükleri ve araç içinde başka şahıslarında olduğunu görmesi üzerine polisi aradığı, yakalama tutanağına göre olay günü saat 06.05 te ihbarı alan ekiplerin adres bölgesinde araştırma yaptıkları sırada tanık tarafından plaka bilgisi verilen aracı suç yerinden başka bir sokak üzerinde trafikte seyir halindeyken tesadüfen görmeleri üzerine kovalamaca sonucu yakaladıklarının anlaşılması karşısında, UYAP sorgulamasında suç tarihinde güneşin yaz saati uygulaması da dikkate alındığında 06.52 de doğduğu, TCK"nın 6/1-e maddesine göre saat 05.52"ye kadar olan zaman diliminin gece olarak kabul edilmesi gerektiği, atılı suçun gece sayılan vakitte gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, atılı suçtan kurulan hükümde TCK"nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
2-Sanıkların gözaltında geçirdiği sürelerin TCK"nın 63. maddesi uyarınca cezalarından mahsubuna karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ..."ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 05.05.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.