(Kapatılan)3. Ceza Dairesi 2020/9278 E. , 2020/19986 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında katılan ..."e karşı hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun"un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun"a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık ... hakkında katılan ..."e karşı tehdit suçundan kurulan beraat hükmü ile sanık ... hakkında katılan ..."a karşı silahla tehdit ve mala zarar verme suçlarından ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik katılan sanık ... müdafii ile katılan ... ve vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanıklar ... ve ..."e yüklenen suçların gerektirdiği cezaların türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı TCK"nin 66/1-e, 67/3-4. maddeleri gereğince, zamanaşımını kesen son sebep olan sanıkların mahkeme huzurunda savunmalarının alındığı 25.11.2011 tarihi ile inceleme tarihi arasında "8 yıllık" asli zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... müdafii ile katılan ... ve vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK"nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
3) Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ..."e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ve müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından katılan ... hakkında düzenlenen adli rapor içeriğine göre, sanığın eylemi nedeniyle katılanın tek bıçak darbesi ile bacağındaki kesi hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaralandığı, sanığın katılana yönelik başka bir eyleminin bulunmadığı, yine aynı yer tarafından katılan ... hakkında düzenlenen rapor içeriğine göre ise sanığın eylemi nedeniyle katılanda meydana gelen kesilerin niteliği ayrı ayrı değerlendirilerek, sol dirseğinde ve sol el 5. parmağındaki kesilerin basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu; batın, sol el 1. parmak ve sağ uylukta yer alan kesilerin ise yumuşak doku seyirli olup basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduklarının tespit edildiği, katılanın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, katılanların yaralanmasına ilişkin adli raporlardaki kesilerin sayısı, yeri ve niteliği ile sanığın eylemine kendiliğinden son vermesi de dikkate alındığında, sanığın eylemlerinin "kasten yaralama" olarak vasıflandırılmasında bir isabetsiz görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık ve müdafii ile katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,
4) Sanık ... hakkında katılan ..."e karşı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanık ..."ın, köyde katılan ..."in yanında bir süre çoban olarak çalışıp katılanın hayvanlarının bakımı ile ilgilendiği ancak olay tarihinden yaklaşık 10 gün kadar önce parasının ödenmediği gerekçesi ile işten ayrıldığı, bu nedenle suç tarihinde sanık ile katılan arasındaki hizmet ilişkisinin son bulduğunun anlaşıldığı, hakkındaki hüküm temyize gelmeyen sanık ..."in soruşturma aşamasında alınan beyanlarında, sanık ..."ın katılandan olan alacağı karşılığında 4 adet keçiyi kendisine ait araca yüklediğini iddia etmesi karşısında, suçun 5237 sayılı TCK"nin 144/1-b maddesinde düzenlenen hukuki alacağı tahsil amacıyla işlenip işlenmediği de değerlendirilerek, sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerekirken, suçun niteliğinde hataya düşülerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 23.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.