5. Ceza Dairesi 2016/5777 E. , 2020/11666 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgeyi yok etme, resmi belgede sahtecilik, nitelikli zimmet
HÜKÜM : Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve resmi belgeyi yok etme suçlarından beraat, nitelikli zimmet suçuna ilişkin eyleminin denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet, sanık ... hakkında resmi belgeyi yok etme suçundan beraat, nitelikli zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK"nın 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin 12/02/2014 tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanunun 18. maddesindeki "...Hazine avukatının yazılı başvuruda bulunması halinde Maliye Bakanlığı, başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır." düzenlemesinin verdiği yetkiye ve CMK"nın 237/2. maddesine dayanılarak Hazinenin sanıklar hakkında nitelikli zimmet suçundan açılan kamu davasına KATILAN OLARAK KABULÜNE, sanıklar hakkında açılan kamu davasından 26/08/2013 tarihinde yapılan tebligat ile haberdar edildiği halde duruşmalara iştirak etmeyen, davaya katılma talebinde bulunmayan ve katılan sıfatını almayan Adalet Bakanlığının temyiz hakkı olmadığından vekilinin temyiz talebi ile sanıklar hakkında resmi belgeyi yok etme ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasında; katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle bahse konu suçlardan verilen hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan Hazinenin vekili aracılığı ile yapmış olduğu temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK"nın 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİYLE, incelemenin katılan ... vekilinin dilekçesinin içeriğine göre sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne, müdafilerin ise sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında nitelikli zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yüklenen suçu TCK"nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafin temyiz itirazlarının reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... Yazıcı hakkında denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Ankara 17. Noterliğinde başkatip olarak görev yapan sanığın, denetleme ve kontrolünden sorumlu olduğu aynı yerde görevli katip olan sanık ..."ın 163.496,36 TL bedelli noterlik makbuzunu gizleyerek, bu makbuz karşılığında aldığı çek ve nakit parayı zimmetine geçirmesinde denetim ve kontrollerini zamanında ve usulüne uygun yapmadığı kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; eylemi sanık ..."ın 163.496,36 TL"lik makbuza esas noterlik işlemini bilgisayarda yaptıktan sonra kayıtlardan silmesi, makbuzu saklaması ve yerine düşük bedelli bir makbuzu yevmiye defterine kaydetmesi şeklinde zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirmesi nedeniyle sanığın zimmeti denetimle belirleme imkanının bulunmadığı, bu itibarla üzerine atılı denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK"nın 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yüklenen suçu TCK"nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin ve sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 29/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.