Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/403
Karar No: 2013/4823
Karar Tarihi: 03.04.2013

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2013/403 Esas 2013/4823 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı M, çekişmeli taşınmazlardaki elbirliği mülkiyet üzere maliki olduğu payları davalı kızkardeşi M'ya satmıştır. Davacı, karşılıksız çek keşide etme suçundan hüküm giyerek cezaevine girdiğinde, maliki olduğu taşınmaz payını düşük bedelle davalıya sattığını iddia ederek tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Ancak, davalının satın aldığı taşınmaz paylarının gerçek değeri ile satış bedeli arasında aşırı fark bulunmadığı için söz konusu satışın aşırı yararlanma gabinine dayalı olduğu kabul edilememiştir. Bu nedenle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği hükmedilmiştir. Kararın açıklandığı tarih itibarıyla yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 28. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 21. maddesi) gereği, bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında oransızlık varsa ve bu oransızlık zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşm
1. Hukuk Dairesi         2013/403 E.  ,  2013/4823 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : LAPSEKİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 13/09/2012
    NUMARASI : 2012/2-2012/123

    Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, Tetkik Hakimi .raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
    Dava, gabin hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı M."nın, çekişme konusu 9 parça taşınmazdaki elbirliği mülkiyet üzere maliki olduğu paylarını davalı kızkardeşi M."ya satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
    Davacı dava dilekçesinde; karşılıksız çek keşide etme suçundan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunması sebebiyle girdiği cezaevinden çek bedelini ödemesi halinde tahliye edileceğini öğrenince maliki olduğu dava konusu 9 parça taşınmazdaki payını vekil aracılığıyla müzayaka halinden yararlanan davalıya düşük bedelle satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır.
    Bilindiği üzere;sözleşmenin gabin (aşırı yararlanma) nedeniyle illetli olduğunun kabulü için edim ve karşı edim arasındaki nisbetsizliğin, taraflardan birinin, diğerinin şahsında mevcut özel bir durumu bilerek istismar etmesi, sömürmesi sonucu oluşması gerekir. Dar ve zor durumda kalmaları nedeniyle, sözleşme yapmağa, mallarını çok düşük bedel ile devretmeye sürüklenmiş kişileri korumak zayıfı güçlüye ezdirmemek için hukukumuzda da düzenlemeler yapılmış 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 28. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu"nun 21. maddesi )ile aynen "Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği taktirde, zarar gören , durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir." hükmü getirilmiştir.
    O halde, gabinden (aşırı yararlanmadan) sözedilebilmesi, objektif unsur olan edimler arasındaki aşırı oransızlık yanında bir tarafın darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik (hafiflik ) hallerinin bulunması, diğer yanın ise yararlanmak, sömürmek kastını taşıması biçiminde iki subjektif unsurun dahi gerçekleşmesine bağlıdır. Gabinin (aşırı yararlanmanın) varlığı zarar görene (sömürülene), sözleşme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirerek iptal davası açıp iddiasını her türlü delille kanıtlama ve verdiğini geri isteme hakkı verir.
    Hemen belirtmek gerekir ki, gabin (aşırı yararlanma) davasında öncelikle edimler arasındaki, aşırı oransızlık üzerinde durulmalı, objektif unsur ispatlandığı takdirde mutazarrırın kişiliği, yaşı, sağlık durumu, toplumdaki yeri, ekonomik gücü, psikolojik yapısı gibi maddi, manevi yönler yani subjektif unsur derinliğine araştırılıp incelenmelidir.
    Somut olaya gelince; her ne kadar, 11.09.2009 tarihli resmi akitte , satış bedeli 3.500.-TL olarak gösterilmişse de; davalının, dava konusu 9 parça taşınmazdaki davacıya ait payları 25.000.-TL bedelle satın alarak edindiğini savunduğu, taraf tanıklarının anlatımı ve özellikle çekişmeli temliki işlemde davacı M."yı temsil eden vekil V."nin beyanlarının davalının savunmasını doğruladığı görülmektedir.
    Öte yandan, davaya konu tüm taşınmazlar elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup; elbirliği mülkiyetinde paydaşlar arasında satış yapılabileceğinden taşınmazlardaki payların temlikinin güçlüğü hususu dikkate alındığında piyasa değerlerinin de düşük olacağı kuşkusuzdur.
    Ne var ki, bilirkişiler tarafından dosyaya ibraz edilen raporlarda; çekişmeli taşınmazların elbirliği mülkiyet durumları gözetilmeksizin değerlerinin saptandığı anlaşılmaktadır.
    Belirlenen bu olgular, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde, çekişme konusu taşınmaz paylarının satış bedelleri ile gerçek değerleri arasında aşırı fark bulunmadığı ve (aşırı yararlanmanın, gabinin) objektif unsurunun varlığından söz edilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.
    Bu durumda, dava konusu taşınmaz paylarının temlikinin (aşırı yararlanma gabin) ile illetli olduğu kabul edilemez.
    Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
    Davalının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK."nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

     

     

     

     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi