Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/16436
Karar No: 2013/4844
Karar Tarihi: 03.04.2013

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2012/16436 Esas 2013/4844 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak, miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Ancak yerel mahkeme iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Dosya incelenerek davacının temyiz itirazları kabul edilmiştir. Muvazaanın, niteliği itibariyle nisbi bir muvazaanın bir türü olduğu ve saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçerliliklerinin tespiti ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptali isteyebilecekleri belirtilmiştir. Uyumlu bulunmayan gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlatılmasının zor olduğu vurgulanmış ve bu nedenle delillerin eksiksiz toplanılarak birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmelerinin önemi belirtilmiştir. Mahkemenin yeterli araştırma yapmadığı, uzman bilirkişi raporu almadığı, diğer mal varlıkları araştırması yapmadığı ve miras bırakanın satmaya ihtiyacı olduğuna dair araştırma yapmadığı gerekçeleriyle kararın BOZULMASINA karar verilmiştir. Kanun maddeleri olarak Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanununun 213 (TBK m.237) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddeleri belirtilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2012/16436 E.  ,  2013/4844 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : DERİK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 10/04/2012
    NUMARASI : 2009/197-2012/108

    Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacının eşi ve miras bırakanı olan M.R. Ö."in çekişme konusu 190 ada 2 parsel ve 192 ada 13 parsel sayılı taşınmazlardaki payını 28.7.2006 tarihli akitle gayriresmi olarak birlikte yaşadığı davalı Kadriye"ye satış suretiyle temlik ettiği görülmektedir.
    Davacı, anılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davaya açmıştır.
    Bilindiği gibi; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
    Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 (TBK m.237) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
    Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
    Somut olaya gelince; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yukarıda değinilen ilkeleri karşılar nitelikte olduğu söylenemez.
    Hal böyle olunca, temlike konu edilen taşınmazların gerçek değeri ile akitteki değerin karşılaştırılabilmesi için mahkemece yerinde uygulama yapmak suretiyle taşınmazların değerleri hakkında uzman bilirkişiden rapor alınması; mirasbırakanın başka mal varlığının olup olmadığının araştırılması, miras bırakanın satmaya ihtiyacı, davalının da alım gücü olup olmadığının araştırılması, taraf delillerinin eksiksiz toplanması, gerektiğinde tanıkların yeniden dinlenilmesi, toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilmesi, miras bırakanın iradesinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması; ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
    Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK."nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

     

     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi