Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2009/3009
Karar No: 2009/4319

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2009/3009 Esas 2009/4319 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, sahip olduğu 766 parsel sayılı taşınmazı, davalı kızlarının kandırması sonucu, gerçekte 432 parseli devredeceği halde hile ile davalılara sattığını ve satış bedelinin ödenmediğini ileri sürerek tapu iptal ve tescil istedi. Mahkeme, hile iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davalılar adına olan tapunun iptali ile davacı adına tesciline karar verdi. Ancak davalılar temyiz itirazıyla kararın bozulmasını istedi. Davalıların kasıtlı aldatmasına dayanan bir sözleşme yapmaya yöneltilmişse, hata hukuksal nedenine bağlı olmasa bile sözleşme bağlayıcı sayılmaz. Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla kullanılabilir. Ayrıca, dava dilekçesinde davalının 432 parseli temlik edecekken bunun yerine 766 parseli devrettiğini ileri sürmüş olsa da, dinlenen tanıklar ve toplanan delillerden hile teşkil edecek bir bulgu görülmemektedir. Bu nedenle, davanın kabulüne karar verilmesi doğru değil. Kararda geçen kanun maddeleri: Borçlar Kanunu'nun 28/1, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 428.
1. Hukuk Dairesi         2009/3009 E.  ,  2009/4319 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : VAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 05/12/2008
    NUMARASI : 2007/746-2008/585

    Taraflar arasında görülen davada;
    Davacı, kayden maliki olduğu 766 parsel sayılı taşınmazını okuma yazama bilmemesi nedeniyle davalı kızları tarafından kandırılarak davalılara devrettiğini, gerçekte 432 parseli devredecekken hile ile 766 parselin davalılara satıldığını, satış bedelinin de ödenmediğini ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
    Davalılar, zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacıya tapuda yapılan işlemin açıkça anlatıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, hile iddiasının ispatlandığı gerekçesi ile davalılar adına olan tapunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
    Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi  raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.  
     Dava, hata ve hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Dava dilekçesinde davalının 432 parseli temlik edecekken bunun yerine 766 parseli devrettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
    İddianın açıklanan içeriği ve ileri sürülüş biçimi itibarıyla olayda hile değil hata hukuksal nedenine dayanıldığı açıktır. Zira, davacı tarafından davalıların herhangi bir hileli davranışından söz edilmediği gibi dinlenen tanıklar ve toplanan delillerden de kandırma teşkil edecek bir bulgu görülmemektedir.
    Bilindiği üzere; hile, genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya,özellikle sözleşme yapmaya sevketmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak,veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma hilede yanıltma söz konusudur. B.K"nun 28/l maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable Şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. 
     Öte yandan, hile her türlü delille isbat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluylada kullanılabilir
     Somut olaya gelince; davacının 766 parsel sayılı taşınmazını 27.10.2006 tarihinde satış suretiyle davalı kızlarına temlik ettiği kayden sabittir. Dinlenen tanık beyanlarında da davacının kocasından (davalıların babalarından) kalan terekeden miras taksimi nedeniyle davalılara bir parça taşınmazını temlik etme iradesiyle hata sonucu 432 parsel yerine 766 parseli temlik ettiğini beyan etmişlerdir. Öte yandan, davacının dava dışı diğer çocukları tarafından dava konusu taşınmazın davalılara temliki nedeni ile davacı ve davalılar hasım gösterilmek suretiyle Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2007/380 Esas, 2007/650 Karar sayılı davanın 6.11.2007 tarihinde husumet yokluğu nedeniyle ret edildiği görülmektedir.
    Bu durumda, temlikin rızai olduğu açıktır. Nitekim akit tarihinde davacı satıcı sıfatıyla parmak izi ile işlemi onaylamış ve gerek aktin okunduğu gerekse davacının parmak bastığı konusunda akitte iki tanık yer almıştır. Ayrıca, dava konusu taşınmazın davalıların tasarrufunda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının dava dışı çocukları tarafından önceden işlemin muvazaalı olduğu iddiası ile açılan yukarıda değinilen dava 6.11.2007 tarihinde ret edilmiş, ve hemen 12.11.2007 tarihinde eldeki dava açılmıştır. Belirtilen bu olgu muvazaa iddiasının reddi üzerine eldeki davanın açıldığı izlenimini vermektedir.
    Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK."nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,  09.04.2009  tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi