
Esas No: 2016/11703
Karar No: 2020/5220
Karar Tarihi: 22.12.2020
Danıştay 7. Daire 2016/11703 Esas 2020/5220 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2016/11703
Karar No : 2020/5220
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı hakkında faiz karşılığı borç para vermek suretiyle ikrazatçılık yaptığından bahisle 2010 yılının Ocak ila Aralık dönemleri ile 2011 yılının Ocak dönemi için re'sen tarh edilen banka ve sigorta muameleleri vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Olayda, takdir komisyonu kararına esas vergi tekniği raporunda matrah takdirine ilişkin bir değerlendirme yapılmaksızın sadece dönemler itibarıyla el defterinde yer alan işlem tutarlarına ilişkin döküme yer verildiği, komisyon tarafından da bu tutarların matrah olarak kabul edildiği, anılan raporda davacının borç olarak verdiği tutarlar ile tahsilini sağladığı tutarlar ve bunlar arasındaki farka (kazanç tutarına) ilişkin somut bir saptama yapılmadığı, komisyonca defterde yer alan tüm rakamlar kazanç olarak değerlendirilmek suretiyle cezalı tarhiyat yapıldığından, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Takdir komisyonu kararına istinaden düzenlenen ihbarnamelerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Davacıya ait iş yerinde bir takım hesapların tutulduğu el defteri ve muhtelif şahıslar adına tanzim edilen senetlerin ele geçirilmesi, davacının el defterinin neden tutulduğuna ve içeriğinde yer alan para hareketlerine ilişkin açıklama getirememiş olması ve davacı aleyhine verilen ifadeler ile banka hesaplarında yüksek tutarlı hareketler olmasına rağmen davacıya başka şahıslar tarafından virman yapılmadığı hususlarının ve davacının ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğu düzenlenen rapor ile somut ve hukuken geçerli bir biçimde ortaya konulduğundan, işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararında isabet görülmemektedir.
Belirtilen nedenle kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı hakkında faiz karşılığı borç para vermek suretiyle ikrazatçılık yaptığından bahisle 2010 yılının Ocak ila Aralık dönemleri ile 2011 yılının Ocak dönemi için re'sen tarh edilen banka ve sigorta muameleleri vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 28. maddesinin 3. fıkrasında, 2279 sayılı Kanuna göre ikraz işleriyle uğraşanlarla, 2. fıkrada belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini devamlı olarak yapanların, bu Kanunun uygulanmasında banker sayılacakları hükme bağlanmış; olay tarihinde yürürlükte olan 30/09/1983 tarih ve 90 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinde de, devamlı ve mutat meslek halinde, faiz veya her ne ad altında olursa olsun bir ivaz karşılığı veya ipotek almak suretiyle, ödünç para verme işleriyle uğraşan veya ödünç para verme işlerine aracılık eden ve kendilerine faaliyet izni verilen gerçek kişilerin ikrazatçı sayılacakları açıklanmıştır.
Her iki düzenlemenin birlikte değerlendirilmesinden anlaşılacağı üzere, 6802 sayılı Kanun'un uygulaması bakımından bir kişinin banker sayılabilmesi için aranan koşul, ivaz karşılığı ödünç para verme işinin, devamlı ve mutat meslek halinde yapılmasıdır. Dairemizin süre gelen içtihadına göre ise, aynı takvim yılı içinde birden fazla kişiye ya da birden fazla olmak üzere bir kişiye veya birbirini izleyen yıllarda bir ya da birden çok kişiye ödünç para verilmesi halleri, ikraz işiyle devamlı ve mutat meslek halinde uğraşıldığını göstermektedir.
Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait bulunduğu; 134. maddesinde ise vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla; davacının … mahallesi, … sokak no:…/… …/… adresinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından 24/08/2010 tarihinde yapılan aramada, … İnşaat Yapı Malzemeleri Oto Yedek ve Petrol Ürünleri Ticaret-… unvanlı şahıs firmasına ait irsaliyeli boş satış faturası asılları ve boş tahsilat makbuzu asılları, söz konusu adresin … tarafından kiralandığına dair 05/04/2010 tarihli kira sözleşmesi, gayri resmi hesapların tutulduğu el defteri ve muhtelif şahıslar adına tanzim edilen senetlerin bulunduğu el defterinin ele geçirildiği, el defterinde bahsi geçen 2009 yılına ilişkin tutarların 943.835 TL, 2010 yılında 3.183.062 TL, 2011 yılında ise 25.000 TL olduğu, bu defterde sadece borç verdiği ya da tahsilat yaptığı kişilerin ismi yazıldığı, isimlerin sarih olmamasından dolayı kişi ve adres tespiti yapılamadığından bu kişilerin ifadeye çağrılamadığı ancak senetler ve el defteri üzerinde ismi kaşesi olan şahıs ve firmaların ifadeye çağrıldığı, …'in 11/08/2014 tarihinde müfettişlik adresinde alınan ifadesinde, aramada ele geçirilen el defterinin, kira sözleşmesinin ve senetlerin bir kısmının kendine ait olduğu, … İnşaat Yapı Malzemeleri Oto Yedek ve Petrol Ürünleri Ticaret-… unvanlı şahıs firmasına ait irsaliyeli faturalar ile boş tahsilat makbuzlarının ise alt katta faaliyet gösteren … isimli şahsa ait olduğu, gösterilen senetlerde ismi geçenlerden … ve …İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi - … Adi Ortaklığı ile ticari ilişkisinin olduğu, …İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi - … Adi Ortaklığı'nın …'nın inşaat işini yaptığı, kendisinin …'ya malzeme verdiği, diğer kişilerle herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığı, arama yapılan adresi arkadaşlarıyla birlikte oto alım satım faaliyetini yürütmek üzere kiraladıkları, bu faaliyetin 5 ay kadar sürdüğü, daha sonra anlaşamadıklarından faaliyetlerine son verdikleri, mali polise işyerinde bulunan senetlerin kendisinin yapmış olduğu alış verişlere karşılık almış olduğu yolunda verilen ifadenin doğru olduğu, aramada ele geçirilen el defterinin kendisine ait olduğu ancak defterin ne amaçla tutulduğunu hatırlamadığı, söz konusu el defterinde 2009 ila 2011 yıllarına ilişkin para hareketlerinin ve paraların ne amaçla alındığını hatırlamadığı, muhtelif bankalardaki yüksek tutarlı para hareketlerinin otomobil alım satımı ve bina tadilat faaliyetinden kaynaklandığını beyan ettiği, aramada ele geçirilen 12/07/2010 tarihli senet borçlusu … Optik Malzemeleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin müdürü …'ın 23/05/2013 tarihinde müfettişlik adresinde alınan ifadesinde, …'i tanımadığı ve adını ilk kez duyduğu, söz konusu senetteki imzanın kendilerine ait olmadığı, kaşenin de farklı olduğu, kendi kaşelerindeki yazıların daha büyük olduğu, kaşedeki adresinde 05/06/2009 tarihinde nakledildiği, kaşenin taklit edilmiş olabileceği, senet alacaklısı …'i tanımadığını beyan ettiği, ifadesinin gizli kalmasını isteyen ve ifade tutanağı savcılık nüshasına ek yapılan Bay X'in 11/06/2014 tarihli ifadesinde, … isimli şahsı tanıdığı, kendisiyle herhangi bir akrabalık bağının olmadığı, kendisinden ara ara olmak üzere toplamda 50.000 TL üzerinde senet karşılığında faizle borç aldığı, ödemeyi 70.000 TL olarak elden yaparak senetleri geri aldığı, …'den faizle para almanın yanında komisyon karşılığında başka firmaların faturasını da temin ettiğini beyan ettiği, bankalarla olan yazışmalardan … adına …, … Bank, …Bankası, …, …, … Bankası ve …'ta yüksek tutarlarda hesap hareketlerinin olduğunun tespit edildiği, hesap hareketlerinin incelenmesinden …'e başka şahıslar tarafından virman yapılmadığı, bankalardaki hesap hareketlerinin …'in kendi hesabına para yatırmasından, para çekmesinden yada hesabındaki paranın fonlara yatırılmasından ibaret olduğu, bütün bu tespitlerin değerlendirilmesinden …'in 2009 ila 2011 yıllarında faiz karşılığında borç verme faaliyeti yaptığı sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir.
Davacıya ait iş yerinde bir takım hesapların tutulduğu el defteri ve muhtelif şahıslar adına tanzim edilen senetlerin ele geçirilmesi, davacının el defterinin neden tutulduğuna ve içeriğinde yer alan para hareketlerine ilişkin açıklama getirememiş olması ve davacı aleyhine verilen ifadeler ile banka hesaplarında yüksek tutarlı hareketler olmasına rağmen davacıya başka şahıslar tarafından virman yapılmadığı hususları dikkate alındığında, davacının ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğu hususunun somut ve hukuken geçerli bir biçimde ortaya konulduğundan ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, işlemin iptali yolunda verilen kararda isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.