Abaküs Yazılım
6. Daire
Esas No: 2020/10895
Karar No: 2020/13317
Karar Tarihi: 22.12.2020

Danıştay 6. Daire 2020/10895 Esas 2020/13317 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/10895
Karar No : 2020/13317

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği

MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA) : 1- … Çevre ve İnşaat A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
2- … İmar İnş. ve Tic .Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Malatya İli, Yeşilyurt İlçesi, … Mahallesi mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesine ilişkin olarak Malatya Valiliği tarafından verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" ile ilgili olarak yapılan incelemelerin, hesaplamaların ve değerlendirmelerin, yeterli düzeyde veri, bilgi ve belgeye dayandırıldığı, tesisin iki tepe arasında bir vadiye konumlandığı, tesis ile yerleşim yerleri/tarım alanları arasındaki mesafe ve rakım farkı nedeniyle çevreye olabilecek muhtemel olumsuzlukların bertaraf edilmiş olduğu, Campanula peshmenii Güner bitkisinin bulunduğu alan ile tesis arasındaki mesafe ve rakım farkı nedeniyle endemik türün varlığına tehdit oluşturan bir durumun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işleme ilişkin ilanın usulüne uygun yapılmadığı, mahalle muhtarı ile taşınmaz sahiplerinin itiraz haklarının kullandırılmadığı, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin … D.İş dosyasındaki rapor, Yeşilyurt Kaymakamlığınca hazırlanan rapor ve dosyaya sunulan bilimsel makale ile dava konusu işlemin usulüne uygun olmadığının ortaya konulduğu, bilirkişi raporunun bahse konu raporlarla ve makale ile çeliştiği, bu raporlarda maden ocağı faaliyetinin ciddi zararlara sebep olduğunun tespit edildiği, faaliyet alanının emisyonların dağılması için uygun bir alan olmadığı dolayısıyla faaliyetin hava kalitesine olumsuz etkisinin olduğu, partikül maddeler, çöken toz bulutları ve gaz emisyonları sebebiyle ürün kalitesinin düştüğü, su kaynaklarının kuruduğu, faaliyet alanının yerleşim yerlerine çok yakın olduğu, Campanula peshmenii Güner isimli endemik bitkinin faaliyet nedeniyle yok olma tehlikesi altında olduğu, yabani hayvanların da ciddi tehdit altında bulunduğu, keşif sırasında endemik bitkinin gözlemlenememesine rağmen bu bitkinin faaliyet alanına çok uzak olduğu faaliyetten etkilenmeyeceği tespitine yer verildiği, keşfin uygun olmayan bir tarihte gerçekleştirildiği, bilirkişi heyetinde biyoloğun da yer almasının Mahkemeden talep edilmesine rağmen talebin dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Malatya İli, Yeşilyurt İlçesi, … Mahallesi mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesine ilişkin olarak Malatya Valiliği tarafından … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; "Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları... ifade eder.'' hükmüne; 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarihli, 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; Malatya İli, Yeşilyurt İlçesi, … Mahallesi mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" ile ilgili olarak Malatya Valiliği tarafından verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 23.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda; uyuşmazlık konusu tesisin Yeşilyurt İlçesi, … Mahallesi, … mevkiinde yer aldığı, faaliyet alanı civarında tarımsal faaliyet yapılan arazilerin tapulama harici olduğu ve faaliyet alanına mesafelerinin 228,29 metre ile 584,12 metre arasında değiştiği, proje tanıtım dosyasında yer alan patlatma parametrelerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 19.07.2013 ve 11239 sayılı Genelgesine uygun olarak hesaplandığı, patlatmaların belirtilen hesaplamalara uygun olarak yapılması halinde çevreye olumsuz bir etkisi olmayacağı, faaliyet alanında gözlenen Kalecik Mermerleri siyah koyu renkli, sert-çok sert, köşeli kırıklı, kalsit damarlı, karstik boşluklu orta-kalın katmanlanmalı, dolomitik kireçtaşı ve yer yer kristalize kireç taşlarından oluştuğundan yeraltı suyu bakımından iyi bir karstik akifer niteliği taşıdığı, keşif esnasında faaliyet alanının kuzey doğusunda kurumuş su kaynağı, üzüm bağı, meyve bahçesi, harabe halde yıkılmış evler ve mezarlıklar gözlendiği, kuzeyinde aktif kayısı bahçesi ve aktif akan bir su kaynağının görüldüğü, faaliyet alanının bol kırıklı çatlaklı ve yer yer karstik boşluklu iyi bir akifer özelliği gösteren Kalecik Mermerleri içerisinde yer alması nedeniyle gerek hidrolojik gerekse hidrojeolojik yapı üzerinde patlatmadan kaynaklı etkisi olacağı, fakat bu durumun bölgede yerleşim yerinin olmaması ve küçük su kaynaklarının bulunmasından dolayı ihmal edilebileceği, Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisinin rakımının yaklaşık 1380 metre olduğu, tesisin batısında 1630 metre ve doğusunda 1750 metre rakımlı iki tepenin bulunduğu ve bu tepeler arasında vadi içine konumlandığı, işletme alanı ile vadi zirveleri arasında 250-370 metre rakım farkı olduğu, bu durumun da toz taşınımının engellenmesinde önemli bir rol oynadığı, faaliyet alanına en yakın yerleşim yerinin 1830 metre mesafedeki 1240 metre rakımlı … Mahallesi olduğu, bu mahallede yaşayanlara ait tarla ve bahçe tarımı yapılan alanların mahallenin de batısında yer aldığı ve faaliyet alanına yaklaşık 2000 metre mesafede olduğu, tarla ve bahçe tarımı yapılan bu alanların işletme kaynaklı tozlardan etkilenmesinin aradaki mesafe ve iki nokta arasındaki tepelik alanlar nedeniyle söz konusu olmayacağı, tapu kayıtlarına göre bu mahalleye kayıtlı 5495 adet mera olduğu, faaliyet alanına en yakın meranın 800 metre mesafede olduğu, mera alanlarının işletme kaynaklı tozlardan etkilenmesinin asgari ve muhtemel etkilenmelerin normal ekolojik dengeyi olumsuz etkilemeyecek düzeyde kalacağı, ayrıca … dergisinde yayınlanan bir makalede bölgede tespit edildiği Campanula peshmenii Güner bitkisine rastlandığı ve bu bitkinin endemik bir tür olduğundan bahsedildiği, söz konusu bitkinin bulunma noktası ile işletme alanı arasındaki mesafenin 1000 metre ve işletme alanı ile aralarındaki rakım farkının 400 metre olduğu, faaliyetten kaynaklanacak tozların gerek mesafe gerekse rakım farkından dolayı endemik tür üzerinde olumsuz bir etkisinin olmayacağı, sonuç olarak "ÇED Gerekli Değildir" kararının 2872 sayılı Çevre Kanunu, ÇED Yönetmeliği, üstün kamu yararı, yöre halkının bireysel menfaatleri, ekoloji ve sürdürülebilirlik açısından yerinde olduğu yönünde görüş belirtildiği, Mahkemece, söz konusu bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, faaliyetten kaynaklanan toz ve gaz emisyonları nedeniyle bölgede yetişen meyveli/meyvesiz ağaçların zarar gördüğü, ürün kalitesinin düştüğü, su kaynaklarının faaliyetten olumsuz etkilendiği faaliyet öncesi var olan su kaynaklarının kuruduğu ya da suyunda azalma meydana geldiği, faaliyet alanı ile bölge halkına ait arazi, mezarlık ve yerleşim yeri arasındaki mesafenin 70-80 metre mesafede olduğu, faaliyetin çevre üzerindeki sayılan olumsuz etkilerinin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin E:…D.İş dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporuyla ve Yeşilyurt Kaymakamlığınca hazırlanan raporla da tespit edildiği, ayrıca Campanula peshmenii Güner isimli endemik bitkinin faaliyet nedeniyle yok olma tehlikesi altında olduğu, buna ilişkin bilimsel makalede bitki popülasyonunun taş ocakları nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunun belirtildiği, aynı makalede bitkinin çiçeklenme döneminin Temmuz ve Ağustos ayları nadiren de Eylül ayında gerçekleştiği tespitine yer verildiği, ancak Mahkemece Haziran ayında keşif yapılması nedeniyle endemik bitkinin ne kendisinin ne de yayılım alanının gözlemlenemediği, endemik bitkiler hususunda uzman bir biyoloğun da bilirkişi heyetinde yer alması yönündeki taleplerinin Mahkemece dikkate alınmadığının ileri sürüldüğü görülmektedir.
Diğer taraftan, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; arazi ve su kullanımı, faaliyetten kaynaklanacak atık (katı-sıvı, gaz, dip çamuru vb.) ve toz miktarı, gürültü kirliliği, patlatmaların çevreye ve yerleşim yerlerine etkileri vb. hususlarda proje tanıtım dosyasındaki taahhüt ve bilgilere yer verilmekle yetinildiği, proje tanıtım dosyasında verilmiş taahhütlerin yeterli ve gerçekçi olup olmadığı hususunda kanaat oluşturacak proje alanında yapılmış gözlem ve incelemelere dayalı somut ve teknik tespitlere yer verilmediği, yeraltı suyu bakımından iyi bir karstik akifer niteliği taşıdığı belirtilen Kalecik Mermerleri içinde yer alan faaliyet alanında yapılacak patlatmaların gerek hidrolojik gerekse hidrojeolojik yapı üzerindeki etkilerinin faaliyet alanında yerleşim yeri olmaması nedeniyle ihmal edilebileceği belirtilmiş ise de patlatmaların yeraltı suyu akışı akım yönlerinde değişime neden olmasının beklenip beklenmediği, bu durumun faaliyet alanına 1830 metre mesafedeki … Mahallesi ile bu mahalleye ait tarım alanlarında mevcut su kaynaklarına zamanla olumsuz etkisinin olup olmayacağı hususunun değerlendirilmediği, faaliyetten kaynaklanacak tozların gerek mesafe gerekse rakım farkından dolayı Campanula peshmenii Güner isimli endemik tür üzerinde olumsuz bir etkisinin olmayacağı yönünde görüş bildirilmiş ise de … isimli biyoloji dergisinde yayınlanan Campanula peshmenii Güner isimli endemik türe ilişkin makalede söz konusu bitkinin Yeşilyurt İlçesi, … Köyü, … mezrası civarında gerçekleştirilen bir arazi çalışması sırasında 2. lokalite olarak tespit edildiğinin, çiçeklenme döneminin Temmuz ve Ağustos ayları nadiren de Eylül ayı olduğunun belirtildiği, Mahkemece keşfin Haziran ayında yapıldığı, tarla ve bahçe tarımı yapılan alanların işletme kaynaklı tozlardan etkilenmesinin aradaki mesafe ve iki nokta arasındaki tepelik alanlar nedeniyle söz konusu olmayacağı yönünde görüş bildirilmiş ise de; ... Sulh Hukuk Mahkemesinin … D.İş dosyasında dava konusu kalker ocağı ve kırma eleme tesisine ilişkin olarak yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde bir inşaat mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir jeoloji mühendisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; kalker ocağında yapılan kazı çalışmalarının mezarların ve tarım arazilerinin 60-70 metre yakınına kadar geldiği, ağaç, bağ ve bitkilerin yaprak, dal ve sürgünlerinin kireç tozuyla kaplandığı, bitkilerin canlı görünümlerinin azalmış olduğu, kalker ocağından kaynaklanan tozun rüzgar vasıtasıyla tarım arazilerinin bulunduğu alana taşındığı, toprak tabakasının kireç tozuyla kaplanmış olduğu, taş ocağına 100 metre mesafedeki su kaynağının patlatmalardan etkileneceği yönünde görüş bildirildiği, Yeşilyurt Kaymakamlığına yapılan şikayet üzerine Yeşilyurt İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü görevlisi olan Ziraat Mühendisi tarafından hazırlanan "tespit raporu"nda, kalker ocağından kaynaklanan tozun aşırı derecede kirliliğe neden olduğu, ağaç, bitki ve bağların yüzeyinin toz tabakasıyla kaplanması nedeniyle büyüme hızlarının ve gelişimlerinin yavaşladığı, kalker ocağına yakın arazilerin kireç tozu nedeniyle olumsuz etkilendiği yolunda tespit ve görüşlere yer verildiği görülmektedir.
Dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının yargısal denetiminde, dayanağı proje tanıtım dosyası değerlendirilerek projenin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının araştırılması ve bu suretle "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının hukuka uygun olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Dolayısıyla, "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılan davada bilirkişi seçiminin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında, "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyasını hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi gerekmektedir. Proje tanıtım dosyasını hazırlayan uzmanlar ile birebir aynı sayıda ve aynı uzmanlık alanında olmasa dahi, yargılama usulü kurallarının elverdiği ölçüde, usul ekonomisi de gözetilerek bir denge kurulması, seçilecek bilirkişilerin projenin bulunduğu alana ve projeye yapılan itirazlara göre değerlendirilmesi, bilirkişilerin zorunlu olan ana konu başlıkları bakımından yeterli uzmanlığa sahip olması, bilirkişi raporunun tarafları tatmin edici olması gerekmektedir. Belirtilen hususlar adil bir yargılama yapılması açısından da önem arz etmektedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince; yukarıda belirtilen hususlar ile tarafların iddiaları, projenin yeri, nitelikleri ve proje tanıtım dosyasını hazırlayanların uzmanlık alanları da dikkate alınarak, dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararına konu faaliyetin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının araştırılması amacıyla, aralarında çevre mühendisi, biyolog, hidrojeoloji mühendisi gibi uzmanlar da bulunmak ve gerekirse başka dallardan öğretim görevlilerine de yer verilmek suretiyle, projenin bulunduğu çevrenin özelliğine göre konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bilirkişi heyetiyle proje alanında keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 22/12/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X) :
Temyize konu Mahkeme kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki karara katılmıyorum.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi