14. Hukuk Dairesi 2019/4447 E. , 2020/3929 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10/11/2016 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25/03/2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, mirasçılar arasında yapılan miras payının devri hukuki sebebine ve satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.
Davacı vekili, dava konusu 303 parselin murisleri ... adına kayıtlı olduğunu, ..."ın ölümü ile dava konusu taşınmazın 18.05.1965 tarihli rıza-i taksim sözleşmesiyle paylaşıldığını ve paylaşım krokisinde dört numara ile gösterilen kısmın davalıların murisi ..."e isabet ettiğini, ..."in bu hissesini davacı kardeşi ..."e 13.02.1985 tarihli satış vaadi sözlşemesi ile sattığını, satım sözleşmesinden kaynaklı müvekkiline düşen tüm edimlerin yerine getirildiğini ancak davalıların edimlerini yerine getirmediğini belirterek paylaşım krokisinde dört numara ile gösterilen kısmın tapusunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, kök muris ..."dan müvekkilleri davalılara intikal eden miras payı oranında davayı kabul ettiklerini, dava konusu taksime ilişkin krokinin geçersiz olduğunu keza davalıların murisi ..."in okur yazar olmadığını ve sözleşmeyi imzalayamayacağını, mirasçılardan ..."in Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/40 Esas sayılı dosyası ile dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak ortaklığın giderilmesi davası açtığını beyan ederek davalıların miras payını aşan kısım yönünden ifa imkansızlığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, ifa imkansızlığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.01.2016 tarihli 2014/15703 Esas, 2016/961 Karar sayılı ilamı ile "..., dava konusu taşınmaz hakkında Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/40 E. sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığı anlaşılmıştır. Ortaklığın giderilmesi davasında yargılama sırasında pay oranlarının ve paydaşların değişmesine neden olacak türde davalar açılması halinde tarafların mülkiyet hakları etkileneceğinden açılacak davaların sonucunun beklenmesi gerekir. Görülmekte olan ortaklığın giderilmesine konu taşınmazdaki pay ve paydaş durumu değişebileceğinden ortaklığın giderilmesi davasında mahkemenin ret gerekçesinin aksine bu davanın sonucunun beklenmesi gerekir. Mahkemece sözleşmenin ifa olanağı mevcut olduğu halde yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile, 303 parsel sayılı taşınmazın 10328 metre karelik kısmının tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın malik ... üzerinde bırakılmasına, karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar. Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler. Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Mirasçıların aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi kendilerini bağlar. Paylaşma sözleşmesinin geçerli olabilmesi için paylaşma konusu şeyin mirasbırakana ait olması gerekir. Paylaşma sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olması ve bütün mirasçıların katılması zorunludur. Bütün mirasçıların katılmadığı paylaşma sözleşmeleri geçersizdir.
Somut olayda; davacı 13.02.1985 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle satmayı vaad eden ..."den 303 parsel sayılı taşınmazın 13.02.1985 tarihli taksim sözleşmesine göre ekli krokide dört numara ile gösterilen 10.328 m2 miktarındaki kısmını satın almayı vaad etmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 676. maddesine göre, paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlı olup bütün mirasçıların katılması zorunludur. Dosya içerisinde bulunan taksim krokisinde murisin tüm mirasçılarının yer almadığı, davacının paylaşım yaptıklarını iddia ettiği 18.05.1965 tarihli miras taksim sözleşmesinin de dosya arasında bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece öncelikle yapılması gereken 18.05.1965 tarihli taksim sözleşmesinin dosya arasına getirtilerek geçerli olup olmadığının incelenmesi gerekir. Ayrıca dava konusu taşınmaz ile ilgili Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/40 Esas sayılı dosya ile ortaklığın giderilmesi davası olduğu bu dosyanın Kumluca Asliye Hukuk Mahkemsinin 2007/131 Esas sayılı dosyasının sonucu beklediği anlaşılmıştır. Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/131 Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi gerekir.
Mahkemece taksim sözleşemesinin geçerli olup olmadığı incelenmeden bir kısım davalıların murisi ..."in miras payını da aşarak, iptal edilen ve tesciline karar verilen payların hüküm sonucunda açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde infaza elverişli olarak gösterilmeyerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.