(Kapatılan)3. Ceza Dairesi 2020/15961 E. , 2020/20033 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının "dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına" ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa"ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası"nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK"nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Sanığın, mağdur olan eşine yönelik eylemini 5237 sayılı TCK"nin 6/1-f-4 maddesi uyarınca silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, birden fazla nitelikli hal (TCK"nin 86/3-a, 86/3-e) ihlaline neden olan sanık hakkında, TCK’nin 86/2. maddesine göre temel ceza tayin olunurken, aynı Kanun’un 61. maddesindeki ölçütler ile 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi” dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
3) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/03/2014 tarihli ve 2013/200 Esas - 2014/131 Karar sayılı ilamı ile TCK’nin 106/1-1. cümlesi gereği tehdit suçundan verilme 10 ay erteli hapis cezasına dair hükümle ilgili olarak; atılı TCK’nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun 6763 sayılı Kanun"a göre uzlaşmaya tabi hale geldiği, Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/08/2018 tarihli ve 2013/200 Esas - 2014/131 sayılı ek kararı ile “ sanık hakkında verilen 10 ay hapis (tecilli) cezasının TCK 51. maddesi gereğince ertelenmesine ilişkin ilamın 5271 sayılı CMK nun 254/2 maddesi uyarınca uzlaşma nedeni ile DÜŞMESİNE ve sanık hakkındaki mahkememizin iş bu dosyasından verilen tehdit suçu yönünden verilen hükmün tüm sonuçları ile birlikte ORTADAN KALDIRILMASINA” karar verildiği görülmüş ise de, sanığın adlı sicil kaydında tekerrüre esas nitelikle olan Ayvalık Sulh Ceza Mahkemesinin 19.03.2014 tarihli ve 2013/390 Esas - 2014/231 Karar sayılı ilamı ile verilme TCK’nin 179/2, 62/1, 53, 58. maddeleri gereği verilen 5 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınabileceği görülmekle; Yargıtay denetimine esas olacak şekilde kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir şekilde anılan ilamların getirtilerek sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması hususunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4) Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK"un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 23/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.