
Esas No: 2018/3041
Karar No: 2020/3780
Karar Tarihi: 22.12.2020
Danıştay 13. Daire 2018/3041 Esas 2020/3780 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/3041
Karar No : 2020/3780
DAVACI : … Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …
DAVALI : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
30/12/2017 tarih ve 30286 1. Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının (a) fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
İkili anlaşma imzalanan perakende elektrik satış şirketinin aşırı ifa güçlüğünden bahisle elektrik birim satış fiyatını ulusal tarifedeki aktif enerji birim satış fiyatı üzerinden faturalandırdığı, elektrik birim fiyatındaki artış nedeniyle şirketin faaliyetini yürütmekte zorlandığı, kayıp-kaçak bedelinin dürüst tüketicilere yansıtılmasının hakkaniyete aykırı olduğu, tüketicilerden dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedeli tahsil edilmesinin hukuk kurallarıyla bağdaşmadığı ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI :
Öncelikle, usule ilişkin olarak, dava konusu Kurul kararı davacıya yönelik bir düzenleme olmadığından menfaat ihlâlinin gerçekleşmediği; davanın süresinde açılmadığının tespiti hâlinde süre aşımı yönünden reddi gerektiği; uyuşmazlık tedarik şirketinin enerji satış sözleşmesi kapsamında uyguladığı aktif enerji bedelinde değişiklik yapmak istemesinden kaynaklandığı için hasım mevkiinden çıkarılmaları gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, davacı şirketin dava konusu Kurul kararı kapsamındaki tüketici grubu içinde yer almadığı, perakende elektrik satış şirketinin kendi iradesi ile tarifedeki aktif enerji birim fiyatını abonelik sözleşmesinin bir parçası hâline getirdiği, tarifede ikili anlaşma imzalayan tüketicilere uygulanacak enerji bedeline ilişkin bir açıklama bulunmadığı, ikili anlaşma hâlinde tarafların aktif enerji birim fiyatı üzerinde tasarruf yetkisinin bulunduğu, abone grupları bazında belirlenen dağıtım tarifesinin ise tüm dağıtım sistemi kullanıcıları için geçerli olduğu, ikili anlaşma kapsamındaki borçlar için aşırı ifa güçlüğü olup olmadığının tespiti ve fiyat revizesinin kendi görev alanları dışında kaldığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'İN DÜŞÜNCESİ : Dava; 30/12/2017 tarih ve 30286 1. Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının (a) fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 4. maddesinde, "Kurum, tüzel kişilerin yetkili oldukları faaliyetleri ve bu faaliyetlerden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini tanımlayan Kurul onaylı lisansların verilmesinden, işletme hakkı devri kapsamındaki mevcut sözleşmelerin bu Kanun hükümlerine göre düzenlenmesinden, piyasa performansının izlenmesinden, performans standartlarının ve dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, bu Kanunda yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanuna uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur." hükmüne yer verilmiş; 5. maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde, "Tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli elektrik enerjisi hizmeti verilmesini teminen gerekli düzenlemeleri yapmak." Kurul'un görevleri arasında sayılmış; 5. maddesinin 7. fıkrasının (e) bendinde, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun, ilgili lisans hükümleri uyarınca hazırlanacak olan; Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketinin toptan satış fiyat tarifesini, iletim tarifesini, dağıtım tarifeleri ile perakende satış tarifelerini inceleme ve onaylama konularında yetkili olduğu; Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığının ise 9. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi ile "Bu Kanun ve diğer kanunlarla Kuruma verilen elektrik piyasası ile ilgili düzenleme, rekabet şartlarını oluşturma, tüketici haklarının korunması ile tüketici şikâyetlerinin incelenmesi çalışmalarını yapmak...."; (d) bendi ile de Tarifeler Dairesi Başkanlığı'nın, bu Kanun ve diğer kanunlarla Kuruma verilen tarife belirleme, elektrik ve doğal gaz tarifelerine esas yatırım planlarının onaylanması, yatırım tavanlarının belirlenmesi ve talep tahminlerinin onaylanması ile ilgili işleri yapmakla görev ve yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
6446 sayılı Kanunun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır." hükmü yer almış; 3. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde, "Gerçek veya tüzel kişiler arasında özel hukuk hükümlerine tabi olarak, elektrik enerjisi ve/veya kapasitesinin alınıp satılmasına dair yapılan ve Kurul onayına tabi olmayan ticari anlaşmalar" "İkili anlaşma" olarak tanımlanmış; 3. maddesinin (ff) bendinde, "Tarife: Elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin iletimi, dağıtımı ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeleri," ifade edeceği hükmü; 17. maddesinin 6. fıkrasının (d) bendinde, "Perakende satış tarifeleri: Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifeleri, görevli tedarik şirketi tarafından önerilir ve Kurul tarafından incelenerek onaylanır. Tedarik lisansı sahibi şirketin lisansında, elektrik enerjisi tüketim miktarlarına göre değişen tipte tarifelerin veya fiyat aralıklarının uygulanmasına ilişkin yükümlülükler yer alabilir ve buna dair ayrıntılar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikte belirlenerek lisansa dercedilir." hükmü getirilmiştir.
Dava konusu Kurul kararında, dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına ve görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçisini seçmeyen tüketicilere 01/01/2018 tarihinden itibaren uygulanmak üzere Ek-1 ve Ek-2'de yer alan tarife tablolarının onaylanmasına karar verilmiştir. 2018 yılının ilk çeyreğinde uygulanması gereken enerji bedeli ve dağıtım bedeline ilişkin bu tarife, tarife kapsamındaki tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlamaktadır.
Mevzuat uyarınca elektrik piyasasında serbest olmayan tüketiciler, elektrik enerjisi ve/veya kapasite alımlarını davalı idare tarafından belirlenen tarifeler üzerinden sadece bölgesinde bulunduğu görevli tedarik şirketinden yapabilirler. Görevli tedarik şirketleri de, serbest olmayan tüketicilere elektrik tedarik etmek zorundadır. Söz konusu tüketiciler elektrik alabilmek için, bölgelerindeki görevli tedarik şirketi ile Kurul onayına tabi perakende satış sözleşmesi imzalamak zorundadır. Serbest tüketiciler, istedikleri tedarik şirketi ile mali hükümleri ve içeriği karşılıklı belirlenebilecek ikili anlaşma imzalamak suretiyle elektrik enerjisi alabilirler. İkili anlaşmalar 6446 sayılı Kanunda tanımı yapıldığı gibi Kurum onayına tabi olmayan anlaşmalardır. Yasaya göre, davalı kurum; serbest olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifesini, serbest olduğu hâlde ikili anlaşma imzalamayan tüketicilere uygulanacak son kaynak tedarik tarifesini ve dağıtım sistemi kullanıcısı olan tüketicilere ilişkin dağıtım tarifesini onaylamakla görevli ve yetkili olup dava konusu edilen Kurul kararı; dağıtım sistemi kullanıcılarını, elektrik enerjisini görevli tedarik şirketinden alan serbest olmayan tüketicileri, serbest tüketici niteliğine sahip olduğu hâlde tedarikçisini seçmeyen serbest tüketicileri kapsamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirketin serbest tüketici konumunda olduğu, tedarikçisini seçerek … Elektrik Perakende Satış A.Ş. ile ikili anlaşma imzalayarak bu sözleşme kapsamında elektrik enerjisini tedarik ettiği, adı geçen tedarik şirketinin elektrik piyasasında yaşanan olumsuzluklar nedeniyle beklenmeyen artışların olduğu, aşırı ifa güçlüğü yaşandığı gerekçe gösterilerek davacı şirketle imzaladığı satış sözleşmesinin 10. maddesine dayanılarak, davacı şirkete uygulanan elektrik faturalarındaki birim fiyatın 01/01/2018 tarihi itibarıyla EPDK tarafından belirtilen ulusal tarifede açıklanan aktif enerji birim fiyatından fatura edileceğinin bildirildiği, davacı şirket tarafından dağıtım şirketine itiraz edildiği, anılan itirazın reddi üzerine, kayıp-kaçak bedellerinin dürüst tüketicilerden alınmasının haksız ve hakkaniyete aykırı olduğu, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelinin tüketiciden tahsilinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek EPDK'nın … tarih ve … sayılı kararının (a) bendinin iptali istemiyle bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının serbest tüketici olup ikili anlaşma kapsamında elektrik enerjisi temin ettiği, ikili anlaşmaların da Kurul onayına tabi olmadığı ve dava konusu Kurul kararının da davacıyı kapsamadığı, davacının ikili anlaşma imzaladığı tedarik şirketinin kendi iradesi ile davacıya çıkarılacak elektrik faturalarındaki birim fiyatının Kurul kararında yer alan aktif enerji birim fiyatı üzerinden fatura edileceğinin karar altına alınarak sözleşmeye dâhil edildiği konularında tartışma bulunmadığı açıktır. Davacının öncelikle ikili anlaşma kapsamında elektrik faturasına uygulanacak birim fiyatına ilişkin uyuşmazlığı çözmesi gerekmektedir. Zira ikili anlaşmalarda tarafların aktif enerji bedeli üzerinde tasarruf yetkisi bulunmaktadır.
Serbest tüketicilere yönelik olmayan dava konusu Kurul kararı ile belirlenen tarifede; Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ, Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslarda yapılan düzenlemelerle belirlenen sayaç okuma, perakende satış hizmet bedeli, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin 01/01/2016 tarihinden itibaren yürürlüğe giren tarife tablolarında yer aldığı, mevzuat uyarınca teknik ve teknik olmayan kayba ilişkin maliyet, elektriğin iletimi ve dağıtımına ilişkin maliyet ile sayaç okumaya ilişkin maliyetin Dağıtım Bedeli altında, perakende satış hizmetine ilişkin maliyetin ise, Perakende Enerji Bedeli altında tüketicilere yansıtıldığı görüldüğünden dağıtım hizmetinden yararlanan her tüketicinin Kurul onaylı bu dağıtım bedelini ödemesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve 4628 sayılı Kanunun verdiği yetki ile kayıp-kaçak bedelini, sayaç okuma bedelini, perakende satış hizmet bedelini, iletim sistemi kullanım bedelini ve dağıtım bedelini belirlemekte olup tüketiciye sunulan her türlü mal ve hizmette olduğu gibi elektrik için de oluşan tüm maliyetin tüketiciye yansıtılması piyasa koşullarının gereğidir.
Bu nedenle dava konusu edilen Kurul kararında yasal düzenlemelere ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun … günlü, … sayılı kararının (a) fıkrasının iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce duruşma için taraflara önceden bildirilen 22/12/2020 tarihinde, davacı vekili Av. … ve davalı idare vekili Av. …'nın geldikleri, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı tarafından, dava konusu Kurul kararı davacıya yönelik bir düzenleme olmadığından menfaat ihlâlinin gerçekleşmediği; davanın süresinde açılmadığının tespiti hâlinde süre aşımı yönünden reddi gerektiği; uyuşmazlık tedarik şirketinin enerji satış sözleşmesi kapsamında uyguladığı aktif enerji bedelinde değişiklik yapmak istemesinden kaynaklandığı için hasım mevkiinden çıkarılmaları gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı idarenin usule yönelik itirazları geçerli görülmemiştir.
Öte yandan, dava dilekçesinde 7617 sayılı Kurul kararının (a) fıkrasının iptali istenilmiş ise de, iptal isteminin dilekçe içeriği ve ileri sürülen hukuka aykırılık sebepleriyle sınırlı olarak incelenmesi gerektiğine karar verilmiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
01/01/2018 tarihinden itibaren dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına ve görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçisini seçmeyen tüketicilere uygulanacak tarifenin belirlendiği … sayılı Kurul kararının (a) fıkrasının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde, görevli tedarik şirketinin, dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin hukukî ayrıştırması kapsamında kurulan veya son kaynak tedariği yükümlüsü olarak Kurul tarafından yetkilendirilen tedarik şirketini; (j) bendinde, ikili anlaşmanın, gerçek ve tüzel kişiler arasında özel hukuk hükümlerine tabi olarak, elektrik enerjisi ve/veya kapasitenin alınıp satılmasına dair yapılan ve Kurul onayına tabi olmayan ticarî anlaşmaları; (cc) bendinde, serbest tüketicinin, Kurul tarafından belirlenen elektrik enerjisi miktarından daha fazla tüketimi bulunduğu veya iletim sistemine doğrudan bağlı olduğu veya organize sanayi bölgesi tüzel kişiliğini haiz olduğu için tedarikçisini seçme hakkına sahip gerçek veya tüzel kişiyi ifade ettiği; 17. maddesinin dördüncü fıkrasında, ilgili faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içeren Kurul onaylı tarifelerin hüküm ve şartlarının, bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağladığı; altıncı fıkrasının (ç) bendinde, dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifelerinin, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerdiği, dağıtım tarifelerinin, dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluştuğu, dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranların bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde Kurul tarafından belirlendiği, Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetlerin dağıtım tarifelerinde yer aldığı ve tüketicilere yansıtıldığı, teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esasların Kurul tarafından düzenleneceği; (d) bendinde, perakende satış tarifelerinin, serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerdiği, serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifelerinin, görevli tedarik şirketi tarafından önerildiği ve Kurul tarafından incelenerek onaylandığı, (...) perakende satış tarifelerinin, aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluştuğu kurala bağlanmıştır.
DAVA KONUSU İŞLEMİN İNCELENMESİ:
DAĞITIM TARİFELERİ İLE TEKNİK VE TEKNİK OLMAYAN KAYIP
Dağıtım şirketlerinin dağıtım faaliyeti çerçevesinde yürüttüğü hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeler tarifeler yoluyla belirlenmektedir. Tarifelerle, doğal tekel niteliğindeki dağıtım şirketlerinin aşırı kâr elde ederek piyasa konumlarını kötüye kullanmalarına karşı tüketicilerin korunması sağlanırken, kamu hizmetinin kesintisiz sürdürülmesi için gerekli bakımların ve yeni yatırımların yapılması ile dağıtım şirketlerinin mâkul bir gelir elde etmesi sağlanmaktadır.
Dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler de dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlar ise, bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde yine Kurul tarafından belirlenir.
Teknik ve teknik olmayan kayıp, temelde birbirinden ayrıştırılması zor olan elektrik sistemlerinde sistem elemanlarının iç tüketimlerinden kaynaklanan teknik kayıplar ile kaçak kullanımlar olmak üzere iki bileşenden oluşmaktadır. Teknik kayıplar; trafo kayıpları, hat kayıpları ve sayaç kayıplarından kaynaklanmaktadır. Kaçak olarak nitelendirilen teknik olmayan kayıpların ise; ahlâki, ekonomik, sosyolojik ve psikolojik nedenleri bulunmaktadır.
Bu kayıplardan doğan maliyet perakende satış tarifesinin bir unsuru iken, teknik ve teknik olmayan kaybın düşürülmesine ilişkin yükümlülükler dağıtım şirketlerinin sorumluluğundaydı. Ancak, piyasa yapısı içerisinde serbet tüketici limitinin düşmesine bağlı olarak, serbest tüketici hakkını kullanan tüketicilerin perakende satış tarifesinden çıkmaları ve toptan satış piyasasından elektrik alma imkânına kavuşmaları doğrultusunda sayaçları incelenerek belli bir metodoloji uyarınca belirlenmiş teknik kayıp oranında bir kayıp miktarı tedarikçi firmaya yansıtılmaktaydı. Dolayısıyla serbest tüketicilere satış yapan tedarik şirketleri kaçak kullanımdan doğan maliyetlerden etkilenmemekteydi.
Söz konusu uygulamaların serbest tüketicilere satış yapan şirketlere sağladığı bu avantaj sonucunda, elde ettikleri fiyat avantajını serbest tüketicilere yansıtmaları serbest tüketici hakkını kullanan tüketici sayısının artmasına neden olmuş ve bunun sonucu olarak da perakende satış tarifesinden elektrik alan serbest olmayan tüketiciler üzerindeki yük giderek artmaya devam etmiştir. Bu koşullar altında yapılan dağıtım şirketlerinin özelleştirme ihalelerinde, şirketler tarafından dağıtım bölgelerindeki kaçak miktarlarının da teklif edilen fiyata yansıtıldığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, teknik ve teknik olmayan kaybı düşürmek için yapılacak yatırımların, kaçak kullanımla mücadele için yapılması düşünülen işletme ve yatırım harcamaları ile birlikte dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim, kanun koyucu da 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesinde teknik ve teknik olmayan kayıp maliyetini dağıtım tarifesinin bir unsuru olarak öngörmüştür.
Bu itibarla, elektrik üretim, iletim, dağıtım ve tedarikinde oluşan ve maliyetin bir parçası olan teknik ve teknik olmayan kayıp maliyetinin, elektrik piyasası faaliyetlerinin düzgün yürütülmesi, kaliteli ve sürekli bir elektrik hizmeti sağlanmasının temini için tüketicilere yansıtıldığı sonucuna varılmıştır.
SAYAÇ OKUMA BEDELİ
01/01/2007-31/12/2010 tarihleri arasındaki Geçiş Döneminde perakende satış bedeli içerisinde; faturalama, okuma ve perakende satış hizmetine ilişkin tüm maliyetler yer almakta iken, 2011 yılından itibaren perakende satış hizmeti bedeli sayaç okumaya ilişkin perakende satış hizmeti bedeli ve sayaç okuma dışında perakende satış hizmeti bedeli olarak ikiye ayrıştırılmıştır. Dağıtım ve görevli perakende satış şirketlerinin 01/01/2013 tarihinden itibaren ayrıştırılmasından sonra sayaç okuma bedeli dağıtım şirketleri tarafından tahsil edilmeye başlanmıştır.
2013 yılından itibaren 6446 sayılı Kanun'un öngördüğü şekliyle dağıtım şirketleri ayrışarak dağıtım ve görevli tedarik faaliyetini ayrı şirketler altında yürütmeye başlamıştır. Ancak, 2010 yılında onaylanan dağıtım şirketlerinin 2011-2015 2. Uygulama Dönemi gelir gereksinimleri kapsamında tarifeleri ile Uygulama Usul ve Esaslarının 2015 yılında gözden geçirilmesi kararlaştırılarak mevcut uygulamaya devam edilmiştir. 2015 yılında yapılan gözden geçirme çalışmaları neticesinde, ilgili mevzuat kapsamında dağıtım şirketlerinin 2016-2020 3. Uygulama Dönemi gelir gereksinimleri ve Tarife Usul ve Esasları onaylanmıştır.
Bu aşamada, 31/12/2015 tarihinde yürürlüğe giren Usul ve Esaslar ile dağıtım tarifeleri kapsamında faturalarda gösterilen dağıtım, kayıp-kaçak, sayaç okuma ve iletim bedellerinin, dağıtım ve görevli tedarik faaliyetinin ayrışması neticesinde ayrı olarak izlenmesine son verilerek söz konusu bedellerin tek bir bedel altında gösterilmesi benimsenmiştir.
Nitekim, 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe giren Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca sayaç okuma bedeli, iletim bedeli ve teknik ve teknik olmayan kayıp bedeli dağıtım bedeli altında birleştirilmiştir. Aynı şekilde 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe giren Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 01/01/2016 tarihinden önce ayrı bir bedel olarak hesaplanan perakende satış hizmeti bedeli, 01/01/2016 tarihinden itibaren aktif enerji bedeli içerisinde faturalara yansıtılmaktadır.
2016-2020 3. Uygulama Döneminde yeni bir tarife metodolojisi yürürlüğe girmiştir. Metodolojiyle birlikte, artık dağıtım tarifesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü faturalarda aktif enerji bedeli ve dağıtım bedeli olarak iki temel bileşen bulunmaktadır. 6446 sayılı Kanun'un öngördüğü hukukî ayrıştırma dikkate alınarak fatura bileşenlerinin sayısı azaltılmış ve her bir maliyet kalemi ilişkili olduğu temel maliyet bileşeni içerisinde hesaplanmaya başlanmıştır. Bu çerçevede sayaç okuma bedeli de, dağıtım bedelinin bir unsuru olarak yer almıştır.
Bu itibarla, yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde sayaç okuma bedelinin dağıtım bedelinin bir unsuru olarak tüketicilere yansıtıldığı sonucuna varılmıştır.
DAĞITIM BEDELİ
6446 sayılı Kanun, dağıtım şirketlerini, dağıtım tesislerini yenilemek, kapasite ikame ve artırım yatırımlarını yapmakla yükümlü kılmakta; özelleştirme sonrası elektrik dağıtım tesislerinin iyileştirilmesi, güçlendirilmesi ve genişletilmesi için yapılan yatırımların mülkiyetinin kamuya ait olduğunu belirtmekte; özelleştirilen elektrik dağıtım tesis ve varlıklarına ilişkin her türlü işletme ile yatırım planlaması ve uygulamasında onay ve değişiklik yetkisini Kurula vermektedir.
Görüldüğü üzere, dağıtım tesisinin varlığı, dağıtım faaliyetinin yürütülebilmesi için zorunludur. Kamu hizmeti niteliğindeki bu faaliyetin yerine getirilebilmesi için oluşan maliyet, dağıtım bedeli olarak kullanıcılara yansıtılmaktadır. Kanun, dağıtım faaliyeti için onaylanan gelir tavanları ile öngörülen dağıtıma esas enerji ve abone grubu oransallıkları ile elde edilen dağıtım bedelinin yansıtılmasında herhangi bir istisnaî kurala yer vermemiş olup, dağıtım sistemi kullanıcılarının tamamını yükümlü kılmıştır.
Öte yandan, davacı şirket ile ilgili perakende elektrik satış şirketi arasında imzalanan ikili anlaşmayla belirlenen elektrik birim satış fiyatının, ilgili perakende elektrik satış şirketi tarafından ulusal tarifedeki aktif enerji birim satış fiyatı üzerinden faturalandırmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, serbest tüketici niteliğini haiz davacı şirketin söz konusu anlaşmayı iradi olarak imzaladığı ve revize etme imkânı olduğu dikkate alındığında, davacının bu iddiasına da itibar edilmemiştir.
Bu itibarla, yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde dava konusu Kurul kararının (a) fıkrasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 22/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.