Abaküs Yazılım
13. Daire
Esas No: 2014/4740
Karar No: 2020/3761
Karar Tarihi: 22.12.2020

Danıştay 13. Daire 2014/4740 Esas 2020/3761 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2014/4740
Karar No:2020/3761

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ocak 2008- Eylül 2012 yılları arasında on dokuz prim dönemine ilişkin 8.429.314,74-TL tutarındaki tasarruf mevduatı sigorta prim farkının ödenmesinin istenilmesine ilişkin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Sigorta ve Risk İzleme Daire Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali ve faiziyle birlikte ödenen 13.237.333,92-TL'nin iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; dava konusu işlemin dayanağı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından düzenlenen raporun incelenmesi neticesinde, davacı banka tarafından sigorta primi farklarının tespiti ve miktarına ilişkin raporun düzenlenmesi sürecinde, uhdesinde bulunan mevduat bilgilerinin doğru, tam ve düzenli bildirilmesinde sistemsel hatalar olduğu, davacı bankanın mevduatları kabul etme ve sigorta primi gerektiren hâllerde bu primleri usulüne uygun tam ve zamanında tahsil etme konusunda yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesinden doğduğu anlaşılan tasarruf mevduatı sigorta primi farkının ödenmesinin istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mevduat hareketlerinden hesapların bir kısmının tamamen ticari nitelikte olduğunun açıkça görüldüğü, güvence kapsamına alınmayan ticari hesaplar üzerinden prim talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu, primlerin doğru bir şekilde hesaplanabilmesi açısından ticari mevduat ile tasarruf mevduatı ayrımının mutlak suretle tespitinin gerektiği, gerçek kişilere ait tüm hesapların tasarruf mevduatı olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğu, mevduat hesapları bünyesinde herhangi bir detaylı inceleme gerçekleştirilmeksizin işletilen mevduat hesaplarının tamamı Fon kapsamında sayılarak işlem tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, sigorta prim matrahını oluşturan tutarların doğruluğunun Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yapılan denetimlerle tespit edilerek, inceleme sonucunda hazırlanan raporların gerekli işlemler yapılmak üzere Fon'a gönderildiği, raporlarda; bazı müşterek hesapların bireysel hesap olarak tanımlanması sebebiyle eksik prim yatırıldığı, ayrıca Bankanın sisteminin yetersiz olmasından dolayı bir gerçek kişiye tasarruf mevduatı hesabı ve ticari mevduat hesabı tanımlanamadığı, bu nedenle ticari işletmesi adına hesap açılan gerçek kişi müşteriler için daha sonra tasarruf hesabı açılamadığı, müşteriler tarafından tasarruf mevduatı olarak yatırılsa dahi bu tür mevduatların sistemsel nedenlerden dolayı ticari mevduat olarak değerlendirildiği, gerçek kişilerin ticari işletmelerine ait mevduat hesaplarında yer alan tutarların ne kadarının gerçek kişilerin ticari işletmelerine ne kadarının gerçek kişilerin kendilerine ait olduğunun ayrıştırılamadığı, Banka tarafından ticari ve tasarruf mevduatı ayrımının yapılamaması problemini çözecek gerekli sistemsel değişikliklerin en kısa sürede yerine getirilmesi gerektiği kanaatine varıldığının belirtildiği, mevduat hesapları ile katılım fonu hesaplarını vade ve türlerine göre tasnif etmenin, tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım fonunu diğer hesaplardan ayırmanın bankanın görevinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı Banka nezdinde BDDK tarafından yapılan denetim sonucu düzenlenen Aralık 2006-Eylül 2007 dönemine ilişkin 06/07/2012 tarih ve 14/11/2012 tarihli raporlar ile Ocak 2008-Eylül 2012 dönemine ilişkin 23/01/2012 ve 06/07/2012 tarihli raporlar Fona gönderilmiştir
Raporlarda, gerçek kişilerin ticari işletmelerine ilişkin hesaplar hariç olmak üzere, eksik tasarruf mevduatı sigorta primlerinin belirlendiği, Bankanın sunduğu belgelerdeki eksiklik ve bankadaki sistemin yapısından kaynaklanan sorunlar nedeniyle gerçek kişilerin ticari işletmelerine ilişkin sigorta matrahı ve priminin hesaplanamadığı, gerçek kişilere ait olan hesaplardaki herhangi bir ticari işletmeye ait olduğu ibraz ve ispat edilemeyen işlemlerin belirlenmesi ve bu nedenle eksik ödenen prim tutarının hesaplanması için davacı Bankaya 04/01/2013 tarihine kadar süre verildiği, Bankaca bunun üzerine sunulan yazı ve eklerinde belirtilen eksikliklerin tamamlanmaması üzerine 28/03/2013 tarihli yazı ile eksiklikler ve açıklanması gereken hususlar belirtilerek bu hususların açıklanması için davacı Bankaya 05/04/2013 tarihine kadar süre verildiği, davacı Bankaca 08/04/2013 tarihli yazı ile konu hakkında açıklamalarda bulunulmasının akabinde BDDK denetim ekibince düzenlenen 06/06/2013 tarihli raporda; defaatle davacı Bankadan gerçek kişilerin ticari işletmelerine ilişkin bazı bilgi ve belgeler istenmesine rağmen bu belgelerin ısrarla sunulmadığı, bu nedenle Bankada ticari işleme konu edildiği ispat edilemeyen gerçek kişilerin ticari işletmelerine ait bütün mevduat hesaplarının tasarruf mevduatı olarak değerlendirilmesi gerektiği, nitekim Bankaca ibrazı istenen belgelerin sunulmaması ve Bankada müşterilerden beyan alınma uygulamasının bulunmamasının bu durumu zorunlu kıldığı, bu durumda Banka tarafından yeni metodolojiye uygun olarak yapılan hesaplamaların BDDK ile paylaşılması sonrasında prim farkı tutarlarının belirleneceği hususlarına yer verildiği, ardından düzenlenen 13/11/2013 tarihli ek raporda; denetim ekibinin yazılı taleplerinin Banka tarafından çeşitli gerekçeler ileri sürülerek yerine getirilmemesi nedeniyle bilgi işlem sistemi ve ilgili veri tabanında yer alan bilgilerin tetkikinde eksik prim ödemesi bulunduğu hususlarına yer verilmesi üzerine, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Sigorta ve Risk İzleme Daire Başkanlığı'nca Mart 2008- Eylül 2012 dönemleri (19 prim dönemi) için 8.429.314,74-TL prim farkının ödenmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem tesis edilmiştir.
Bunun üzerine anılan işlemin iptali ve faiziyle birlikte ödenen 13.237.333.92-TL'nin iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinde, "mevduat", yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında, istendiğinde ya da belli bir vadede geri ödenmek üzere kabul edilen para; "tasarruf mevduatı" ise, mevduat bankaları nezdinde açtırılan, gerçek kişilere ait ve münhasıran çek keşide edilmesi dışında ticari işlemlere konu olmayan mevduat hesapları şeklinde tanımlanmış; aynı Kanun'un 60/7. maddesinde, "Kredi kuruluşları, mevduat hesapları ile katılım fonu hesaplarını Kurul'un görüşü alınmak suretiyle Merkez Bankası'nca tespit edilecek vade ve türlerine göre tasnif etmek, tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım fonunu diğer hesaplardan ayırmak zorundadırlar."; 63. maddesinde, "Kredi kuruluşları nezdlerindeki tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım fonları, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından sigorta edilir.
Kredi kuruluşları, nezdlerindeki tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım fonlarını, sigortaya tâbi kısım üzerinden sigorta ettirmek ve bunun üzerinden prim ödemek zorundadır.
Sigortaya tâbi olacak tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım fonlarının kapsamı ve tutarı, Merkez Bankası, Kurul ve Hazine Müsteşarlığı'nın olumlu görüşü alınmak suretiyle Fon Kurulu tarafından belirlenir. Risk esaslı sigorta priminin oranı, yıllık bazda sigortaya tâbi tasarruf mevduat ve katılım fonunun binde yirmisini aşamaz. Risk esaslı sigorta priminin tarifesi, tahsil zamanı, şekli ve diğer hususlar Kurulun görüşü alınmak suretiyle Fon Kurulu tarafından belirlenir.
Kredi kuruluşlarının iflası hâlinde mevduat ve katılım fonu sahipleri, Fon'un imtiyazlı alacaklarından ve Devlet ile sosyal güvenlik kuruluşlarının 6183 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklarından sonra gelmek üzere sigortaya tâbi olmayan kısım için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 206. maddesindeki üçüncü sıra anlamında imtiyazlı alacaklıdırlar.
Kredi kuruluşlarınca Fon'a ödenen sigorta primleri kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilir.
Faaliyet izni kaldırılan kredi kuruluşları nezdinde bulunan ve doğruluğu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde kanıtlanan mevduat ve katılım fonunun sigorta kapsamındaki kısmı, Fon kaynaklarından ödenir."; 64. maddesinde ise, "Aşağıda sayılan tasarruf mevduatı ve katılım fonu hesapları sigortaya tâbi değildir: a) İlgili kredi kuruluşunun hâkim ortakları ile bunların ana, baba, eş ve velâyet altındaki çocuklarına ait mevduat ve katılım fonu ile diğer hesaplar.
b) İlgili kredi kuruluşunun yönetim veya müdürler kurulu başkan ve üyeleri, genel müdür ve yardımcıları ile bunların ana, baba, eş ve velâyet altındaki çocuklarına ait mevduat ve katılım fonu ile diğer hesaplar.
c) 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 282. maddesindeki suçtan kaynaklanan malvarlığı değerleri kapsamına giren mevduat ve katılım fonu ile diğer hesaplar.
d) Kurul tarafından belirlenen diğer mevduat, katılım fonu ve hesaplar." kuralına yer verilmiştir.
Kredi kuruluşları nezdinde bulunan tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım fonlarının sigortalanmasına ve Fon tarafından tahsil edilecek sigorta primlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen, 07/11/2006 tarih ve 26339 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmeliğin "Sigortanın kapsam ve tutarı" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Türkiye’de faaliyet gösteren bir kredi kuruluşunun yurt içi şubelerinde gerçek kişiler adına açılmış olan ve münhasıran çek keşide edilmesi dışında ticari işlemlere konu olmayan Yeni Türk Lirası, döviz ve kıymetli maden cinsinden;
a) Tasarruf mevduatı hesaplarının anaparaları ile bu hesaplara ilişkin faiz reeskontları toplamının,
b) Katılma hesapları birim hesap değerlerinin ve özel cari hesapların her bir gerçek kişi için 150 bin Yeni Türk Lirasına kadar olan kısmı sigorta kapsamındadır.
(2) Birinci fıkradaki sınır içinde kalsa dâhi;
a) Hesap sahiplerine Fon tarafından ödeme yapılacak mevduat bankasının faaliyet izninin kaldırıldığı tarih itibarıyla mevduat hesaplarına tahakkuk ettirdiği faizlerin, mevduat toplamları en yüksek beş mevduat bankasınca uygulanan faiz oranlarının ortalaması ile bu bankaca kamuya ilan edilen ve Merkez Bankasına bildirilen azami faiz oranları üzerinden hesaplanacak tutarları aşan kısmı,
b) Hesap sahiplerine Fon tarafından ödeme yapılacak katılım bankasının faaliyet izninin kaldırıldığı tarih itibarıyla katılma hesaplarına tahakkuk ettirdiği kâr paylarının, katılım fonu toplamları en yüksek üç katılım bankasınca uygulanan kâr payları ortalaması üzerinden hesaplanacak tutarları aşan kısmı sigorta kapsamında değildir."; "Sigortaya tâbi olmayan mevduat ve katılım fonu" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Aşağıda belirtilen mevduat ve katılım fonları sigortaya tâbi değildir. a) İlgili kredi kuruluşunun hakim ortakları ile bunların ana, baba, eş ve velayet altındaki çocuklarına ait mevduat ve katılım fonu ile diğer hesaplar. b) İlgili kredi kuruluşunun yönetim veya müdürler kurulu başkan ve üyeleri, genel müdür ve yardımcıları ile bunların ana, baba, eş ve velayet altındaki çocuklarına ait mevduat ve katılım fonu ile diğer hesaplar. c) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 282. maddesindeki suçtan kaynaklanan malvarlığı değerleri kapsamına giren mevduat ve katılım fonu ile diğer hesaplar. ç) Türkiye'de münhasıran kıyı bankacılığı faaliyeti göstermek üzere kurulan kredi kuruluşlarında bulunan mevduat ve katılım fonları.
"; "sigorta primlerinin hesaplanması" başlıklı 7. maddesinde, "Tasarruf mevduatı ve katılım fonu sigorta prim tutarları" kredi kuruluşlarının Mart, Haziran, Eylül ve Aralık ayları sonu itibarıyla düzenledikleri mali tabloları esas alınarak hesaplanır. Tasarruf mevduatı ve katılım fonu sigorta prim tutarları, kredi kuruluşları nezdindeki 4 üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen hesapların sigorta kapsamında olan kısmının, bu maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenen sigorta prim oranları ile çarpılması suretiyle belirlenir" kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5411 sayılı Kanun'un 63. maddesiyle, kredi kuruluşları nezdindeki tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım fonlarının, Fon tarafından sigorta edilmesi ve kredi kuruluşlarına da sigortaya tâbi kısım üzerinden prim ödeme yükümlüğü getirilmiştir. Tasarruf mevduatının 5411 sayılı Kanun'da yer alan tanımından anlaşıldığı üzere (çek keşide edilmesi dışında) ticari işlemlere konu olan mevduatların tasarruf mevduatı olmadığı açıktır. Nitekim Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmeliğin "Sigortanın kapsam ve tutarı" başlıklı 4. maddesiyle, ticari işlemlere konu olan tasarruf mevduatı hesapları kapsam dışında tutulmuştur.

Ticari işlemlere konu olan tasarruf mevduatı hesapları prime esas matrahın tespitinde dikkate alınmaması gerektiği hâlde, Bankacılık Düzenlenme ve Denetleme Kurumu denetim elemanlarınca hazırlanan mütalaada, gerçek kişi ticari müşteri olarak sisteme tanımlanan şahısların tüm mevduat hesaplarının tasarruf saikiyle tutulduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı görülmektedir.
Bu durumda, sigorta primine esas alınan matrah içerisinde yer alan ticari nitelikteki mevduatın tespit edilerek, bu miktarın düşülmesi suretiyle hesaplama yapılarak prim talep edilmesi gerektiğinden, ayrım yapılmaksızın gerçek kişi ticari müşterilerin tüm mevduat hesapları esas alınmak suretiyle prim hesaplanarak davacı Banka'dan talep edilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi