Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/4340
Karar No: 2014/4471
Karar Tarihi: 11.03.2014

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2013/4340 Esas 2014/4471 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2013/4340 E.  ,  2014/4471 K.

    "İçtihat Metni"


    Davacı, sigortasına giriş tarihi olan 10/08/1975 tarihinin hizmet başlangıcı olarak sayılmasına, 01/10/2012 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

    K A R A R
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2-Dava, davacının rant sigortasına girdiği 10.08.1975 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti ile tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.10.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının sosyal güvenlik rejimine tabi olduğu ve 18 yaşını doldurduğu 01.08.1975 tarihi itibari ile sigortalılığının başladığının tespitine ve davacıya 01.10.2012 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmiştir.
    5510 sayılı Kanun"un 38. maddesine göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya 5510 sayılı Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edilir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır.
    Bu Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.
    3201 sayılı Kanun"un 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun ile değişik 5. maddesinin son fıkrasında "Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz." hükmü bulunmakta ise de 02.11.1984 tarihinde imzalanan ve 05.12.1984 tarihli 3241 sayılı Kanunla onaylanıp 01.04.1987 tarihinde yürürlüğe giren ve Anayasa"nın 90.maddesi uyarınca yöntemine göre yürürlüğe girmiş

    .../...

    ...2...
    uluslararası sözleşme olarak 3201 sayılı Kanunun 5.maddesinden önce uygulanma önceliğine sahip bulunan 30 Nisan 1964 tarihli Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29.maddesinin 4.bendi hükmü uyarınca yurtdışında ilk defa çalışmaya başlanılan tarihin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
    Yurtdışında iken fiili (eylemli) çalışması bulunmadığı halde o ülkenin sosyal güvenlik mevzuatına göre yardım niteliğinde ödeme yapılan dönemler ile ev hanımı olarak geçen sürelerin ve prim kesintisi yapılmaksızın yurtdışında eğitim süresi olarak geçen sürelerin Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29.maddesinin 4.bendi anlamında yurtdışında geçen çalışma olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
    Somut olayda, davacının 10.08.1975 – 31.12.1985 tarihleri arasında "çocuk yetiştirme ( )" nedeniyle sigorta kapsamına alındığı ve bu dönemde fiili çalışmasının bulunmadığı, 01.07.1957 doğumlu davacının fiili çalışmasının 18 yaşını ikmal etmesinden sonra 15.10.1990 tarihinde başladığı anlaşılmaktadır.
    Mahkemece, yukarıda yer alan maddi ve hukuki olgular gözetilerek davacının fiili (eylemli) çalışmasının başladığı 15.10.1990 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    Ancak, 12.07.2012 – 21.07.2012 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanunun 4/a maddesi kapsamında çalışması bulunan davacının sigorta başlangıç tarihinin 15.10.1990 olması halinde dahi, 506 sayılı Kanunun geçici 81. maddesinin C bendinde belirtilen 15 yıl sigortalılık süresi, 50 yaş ve 3600 gün prim ödeme şartlarının üçünün birlikte 01.07.2007 tarihinde gerçekleştiği, buna göre davacının 506 sayılı Kanunun geçici 81. maddesinin C bendinin b-bb alt bendi uyarınca 54 yaşını tamamlaması halinde yaşlılık aylığına hak kazanacağı, davacının tahsis talep tarihi itibari ile 54 yaşını tamamladığı, 15.10.1990 tarihli sigorta başlangıç tarihine göre 15 yıl sigortalılık süresinin dolduğu, yurtdışı borçlanması ile 3600 gün prim ödediği, 12.07.2012 – 21.07.2012 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanunun 4/a maddesi kapsamında çalışmasının olduğu, buna göre 27.09.2012 tahsis talep tarihi itibari ile yaşlılık aylığı şartlarının gerçekleştiği görülmüştür.
    O halde davacının sigorta başlangıç tarihinin 15.10.1990 tarihi olması gerekirken 01.08.1975 olduğu şeklindeki yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    a) Hüküm fıkrasındaki, “DAVANIN KABULÜNE,” şeklindeki ibarenin silinerek yerine, “DAVANIN KISMEN KABULÜNE,” ibaresinin yazılmasına,
    b) Hüküm fıkrasının “1-)Davacının Alman sosyal güvenlik rejimine tabi olduğu ve 18 yaşını doldurduğu 01.08.1975 tarihi itibari ile sigortalılığının başladığının tespitine,” şeklindeki 1. Bendinin tamamen silinerek, yerine “1-)Davacının yurt dışındaki çalışması nedeniyle ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihinin 15.10.1990 tarihi olarak tespitine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına,



    .../...

    ...3...
    c) Ayrı bir bent olarak, “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1320,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 11.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi