21. Hukuk Dairesi 2013/12356 E. , 2014/4475 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ordu İş Mahkemesi
TARİHİ : 16/04/2013
NUMARASI : 2012/443-2013/162
Davacı, 09/11/1995-02/12/2011 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 09.11.1995 tarihini takip eden aybaşından itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbiti ile 6111 sayılı Kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararı, Dairemizin 02.07.2012 tarihli ilamı ile bozulmuş, Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile davacının 01.12.1995 - 01.08.2002 tarihleri arasındaki dönemde 2926 sayılı Kanun uyarınca zorunlu Tarım Bağ-Kur Sigortalısı olduğunun tespitine, 01.08.2002 - 02.12.2011 tarihleri arasındaki dönemde hukuki yarar bulunmadığı ve 6111 Sayılı Yasadan yararlanması için başvurusu bulunmadığından bu taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamında; ayrıntılı araştırma yapılmadan 01.01.1996-31.07.2001 dönemi için tespite karar verilmesi ve tescilli olduğu için hukuki yarar bulunmayan 01.08.2002 - 02.12.2011 dönemleri için tespite karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir.
Bozma kararından sonra yapılan araştırmada, ürün teslimi ve prim kesintisine ilişkin yeni delil bulunamadığı, alınan tanık beyanları ve yaptırılan kolluk araştırmasının soyut nitelikte olduğu görülmüştür.
Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden kesinti suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği resen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim kesintisinin yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim kesintisine dayalı tespit davalarında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması ya da ürün tesliminin olması tek başına davanın kabulü için yeterli değildir. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti için öncelikle bir prim kesintisinin bulunması gerekir. Yine bu prim kesintisini takip eden yıllarda, tarımsal faaliyete ilişkin olarak, hangi tarımsal ürünlerin yetiştirildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği, bu ürünlerden prim kesintisinin yapılıp yapılmadığı gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim kesintisi ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arz ettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının 01.08.2002 tarihinde tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, teslim ettiği ürünlerden 09.11.1995 tarihinde prim kesintisinin yapıldığı, 23.03.1995 tarihinde ziraat odası kaydının olduğu, 2008 yılında kadastro sonucu edindiği 5 parsel fındık bahçesi tapusunun bulunduğu, kolluk tutanağında ve tanık beyanlarında davacının tarımla uğraştığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; mahkemece, davacının 01.12.1995 - 31.12.1995 tarihleri arası sigortalı olduğunun tespitine, 01.08.2002 - 02.12.2011 tarihleri arasındaki dönemde hukuki yarar bulunmadığı ve 6111 Sayılı Yasadan yararlanması için başvurusu bulunmadığından bu taleplerinin reddine karar verilmesi doğrudur.
Ancak 01.01.1996 – 31.07.2002 tarihleri arasında davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu şeklindeki hüküm hatalı olmuştur.
Yukarıda belirtildiği gibi prim kesintisine dayalı tespit davalarında, ilk prim kesintisinin yapıldığı yılı takip eden yıllarda da, prim kesintisinin veya ürün tesliminin yani tarımsal faaliyetin sürekli olması gerekir. Sürekli prim kesintisi ve ürün tesliminden amaç, bunun her yıl, hiç olmazsa iki yılda bir olmasıdır. Bu şekildeki prim kesintisi veya ürün tesliminin olmadığı durumlarda tarımsal faaliyetin sürekli olmadığı kabul edilir.
Buna göre, davacının 01.01.1996 – 01.08.2002 tarihleri arasındaki dönemde, prim kesintisi veya ürün teslimi olmadığı halde bu dönem yönünden de tarım Bağ-Kur sigortalılığa hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, prim kesintisi veya ürün teslimi olmadığından 01.01.1996 – 31.07.2002 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın reddine karar vermekten ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.