Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/1989
Karar No: 2021/3848
Karar Tarihi: 08.06.2021

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2021/1989 Esas 2021/3848 Karar Sayılı İlamı

14. Hukuk Dairesi         2021/1989 E.  ,  2021/3848 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi



    Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine asıl davada 11/03/2009, birleştirilen davada 26/07/2010 günlerinde verilen dilekçelerle geçit hakkı kurulması talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 12/07/2018 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı- birleştirilen davada davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 16/03/2021 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı- birleştirilen davada davalı vekili Av. ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
    KA R A R
    Davacı, maliki olduğu 199 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek, davalılara ait taşınmazlardan geçit kurulmasını istemiştir.
    Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, davacının maliki olduğu 199 parsel sayılı taşınmaz yararına davalıların maliki olduğu 211, 223 ve 370 sayılı parsellerden geçit kurulmasına karar verilmiştir.
    Hükmü, 211 parsel maliki davalı ... vekili ile 223 ve 370 sayılı parseller maliki davalı ... vekili ile temyizi üzerine Dairemizin 19.04.2016 tarihli 2016/1299 Esas - 2016/4718 Karar sayılı ilamı ile "...Somut uyuşmazlıkta, pafta örneğinden 199 parsel sayılı taşınmazın mutlak geçit ihtiyacı içerisinde bulunduğu görülmektedir. Hükme esas alınan 25.02.2015 günlü bilirkişi kurulu raporunda, davacının malik olduğu 199 sayılı parselin genel yola bağlantısını sağlayan seçenekler belirlenmiştir. Bu seçeneklerden birincisinde, krokisinde kırmızı renk ile işaretlenen halen zeminde yol olarak kullanılan ve dahili davalıların maliki olduğu 218 ve 198 parsellerin ortak sınırından başlayıp 219, 221, 182 ile 222 parsellerin batı sınırından geçerek genel yola bağlanmaktadır. Tespiti yapılan ikinci ve üçüncü seçeneklerin genel yola bağlantısı bulunmamaktadır. Mahkemece geçit kurulmasına karar verilen dördüncü seçenek ise, 223 ve 211 parsel sayılı taşınmazların ortak sınırından ve 370 parselin kuzeydoğu sınırından geçerek genel yola bağlanmaktadır. Geçit ile yükümlendirilen 223 parsel 883,29 m2, 211 parsel 1.016,51 m2, 370 parsel 179,95 m2; birinci seçeneği oluşturan güzergahtaki 198 parsel 1.042,39 m2, 218 parsel 2.111,44 m2, 219 parsel 1.836,72 m2, 221 parsel 1.677,98 m2, 182 parsel 1.481 m2 yüzölçümündedir. Görülüyor ki, geçit kurulan taşınmazlar diğer taşınmazlardan miktar olarak küçüktür. Bu nedenle, komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmeden geçit kurulması doğru görülmemiştir.
    Ayrıca, mutlak geçit ihtiyacı içerisindeki 199 parsel sayılı taşınmazın doğu sınırında yer alan 198 sayılı parselin doğu bitişiğinde keşifler sırasında da gözlenen zeminde fiilen kullanılan yol bulunmaktadır. Fiili olarak kullanılan bu yol genel yola bağlanmaktadır. Bu nedenle, zeminde fiilen yol olarak kullanılan 182, 221 parsellerin batı sınırında bulunan bu yola 199 parselin ulaştıracak seçenekler belirlenmemiştir. Bilirkişi raporlarında 198 parselin güney sınırından başlayıp 211 parselin kuzey doğusu kullanılarak bir geçit kurulup kurulamayacağı belirtilmemiştir. Tüm seçenekler değerlendirilmeden, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibine uygun düşmeyecek biçimde geçit güzergahı saptanması doğru değildir. Bunların yanında, davacının maliki olduğu 199 parselin doğu sınır komşusu 198 parsel sayılı taşınmazda mutlak geçit ihtiyacı içerisinde bulunduğunu belirterek açılan dava ile bu dava birleştirilmediği halde birlikte açılmış veya birleştirilmiş gibi değerlendirilerek hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
    Dairemizin bozma ilamından sonra birleştirilen davada davacı, maliki olduğu 198 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek, davalılara ait taşınmazlardan geçit kurulmasını istemiştir.
    Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl davada davacıya davaya konu 102 ada 222, 182, 221, 219, 198, 218 sayılı parsel maliklerini davaya dahil etmesi için iki haftalık kesin süre verilmiş ise de yargılama aşamasında verilen kesin sürede davacı geçit talebini 223, 370 ve 211 sayılı parselden kurulmasını istemiş, mahkememizce bu parsellerden geçit hakkı tesisinin uygun olmayacağı kanaatine ulaşıldığından davacının talebi kabul edilmeyerek açılan davanın reddine karar verilmiş, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmü asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
    1-Mahkeme kararının gerekçesine göre hüküm usul ve yasaya uygun bulunduğundan asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
    2- Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
    Davacı-birleştirilen davada davalı dava dilekçesinde dava değerini 10.000,00TL olarak göstermiş olduğundan, dava değeri olarak harçlandırılan bu miktar üzerinden davalılar lehine nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
    Ancak, bu husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK"nun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle hükmün A bendinin 8. maddesinde yer alan “Reddedilen 52.273,00.-TL bakımından” kelimelerinin hükümden çıkarılmasına yine A bendinin 8. maddesinde yer alan "6.100,03TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "2.180,00TL" ibaresinin eklenmesine, hükmün HUMK"nun 438/7. maddesi gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, 3.050,00TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmalı temyiz eden asıl davada davacı-birleştirilen dava davalısına verilmesine, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi