Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2014/5228
Karar No: 2015/1853
Karar Tarihi: 03.02.2015

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2014/5228 Esas 2015/1853 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2014/5228 E.  ,  2015/1853 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
    Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
    Hüküm : ... için; Manevi tazminat talebinin reddi, 26.434,79 TL ve 121.245,92 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
    ... için; Manevi tazminat talebinin reddi, 156.096,70 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... ve ... için; Manevi tazminat taleplerinin reddi, 30.092,05 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine,

    Davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin hükümler, davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
    Olay tarihinde davacı ..."e ait ....ve .... plakalı araçlarla taşınan, yine davacılar ... ve ..."e ait toplam 49.200 litre ağırlığındaki mazota ve belirtilen araçlara kaçakçılık yapıldığı şüphesi ile kolluk tarafından 29.12.2005 tarihinde el konulduğu, el konulan mazotun bir antrepoya teslim edildiği, araçların ise davacı ... tarafından yatırılan toplam 99.801,00 TL teminat bedeli karşılığında 30.12.2005 tarihinde teslim alındığı, araçların şoförleri olan davacılar ... ve ... hakkında 4926 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davası üzerine ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 2006/1075 Esas - 2007/221 Karar sayılı ve 16.03.2007 tarihli karar ile, anılan her iki davacının (sanığın) beraatına, el konulan mazot ve kamyonlar ile nakdi teminatların iadesine hükmedildiği, bu hükmün temyiz üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2009/5280 Esas - 2010/12894 Karar sayılı ve 20.09.2010 tarihli ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, bilahare araçlar için yatırılan nakdi teminatın 01.11.2010 tarihinde ve kalan 21.526 litre ağırlığındaki mazotun ise 22.12.2010 tarihinde iade edildiği, ancak iade edildiği aşamada davacılar ... ve ... tarafından antrepoya muhafaza ve kira bedeli olarak toplam 60.000,00 TL yatırıldığı, 27.674 litre ağırlığındaki mazotun ise el koyma süresi içinde resmi kurumlar tarafından kullanılması nedeni ile iade edilemediği, bu suretle el konulan mazot ile araçlara ait teminat bedellerinin makul sürede geri verilmediği davacıların maddi tazminat talep etme haklarının doğduğu anlaşılmış, hükme esas alınan bilirkişi raporunda maddi tazminat için saptanan değerler doğrultusunda mahkemece davacıların zararlarının gerçeğe yakın miktarda belirlendiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamenin 1. ve 3. bentlerinde yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 04.10.2012 tarihli duruşma tutanağında üye hakim (40006) imzası eksik ise de; tutanağın mahkeme başkanı, diğer üye ve zabıt katibi tarafından imzalandığının anlaşılması karşısında, bu husus sonuca etkili görülmeyip bozma nedeni olarak gösterilmemiş, manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçlarını, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlar, manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile gerek iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılar, tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır, bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek davacılar lehine el koyma nedeniyle manevi tazminata hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
    Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin ve davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Dava dilekçesinde el konulan mazotun davacılardan ...’e ait olduğunun iddia edilmesi karşısında, bu yönde bir talebi olmayan davacı ... bakımından da iade edilmeyen mazot için hesap edilen kazanç kaybının maddi tazminat olarak ödenmesine hükmedilmesi, iade edilmeyen 27.674 litre mazot için davacı ... bakımından vaki kazanç kaybı ve iade edilmeyen akaryakıt bedeli olarak 156.096,70 TL tespit ve kabul edildiği halde, bu miktara faiz yürütülmemesi gerektiği gözetilmeden el koyma tarihi olan 29/12/2005 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi, iade edilen mazot için antrepoya 30.000,00"er TL ödeyen davacılar ... ve ... için, belirtilen her bir miktarın maddi tazminat olarak ödeme tarihi olan 22.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine hükmedilmesi gerekirken, bu tutara dava tarihine kadar işleyecek yasal faizin ilavesi sureti ile bulunan miktarın, talebi aşacak şekilde 23.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesi ve her bir davacı için kabul edilen maddi tazminat miktarlarına göre hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tazminat davası ile herhangi bir ilgisi bulunmayan ... isimli kişi yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
    Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, davacı ...’e ilişkin hükmün A-a) 1. bendinin hükümden bütünüyle çıkartılması, davacı ...’e ilişkin hükmün B- 1. bendinin içeriğinin hükümden bütünüyle çıkartılarak yerine “Davacıya ait motorine ilişkin olarak, koşulları oluşmadığı halde elkonulan süre ve uğradığı maddi zarar nazara alınarak toplamda 156.096,70 TL (Yüzellialtıbindoksanaltı Lira yetmiş Kuruş) nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu konuda faize hükmedilmesine yer olmadığına,” ibaresinin eklenmesi, davacı ...’a ilişkin hükmün C-1. bendinin içeriğinin hükümden bütünüyle çıkartılarak yerine “Koşulları oluşmadığı halde elkonulan motorinin muhafaza ve depolanması için ödediği ücret nedeniyle uğradığı maddi zarar nazara alınarak 30.000,00 TL (OtuzbinTürkLirası) maddi tazminatın, ödeme tarihi olan 22/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsili ile davacıya verilmesine,” ibaresinin eklenmesi, davacı ...’a ilişkin hükmün D-1. bendinin içeriğinin hükümden bütünüyle çıkartılarak yerine “Koşulları oluşmadığı halde elkonulan motorinin muhafaza ve depolanması için ödediği ücret nedeniyle uğradığı maddi zarar nazara alınarak 30.000,00 TL (OtuzbinTürkLirası) maddi tazminatın, ödeme tarihi olan 22/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsili ile davacıya verilmesine,” ibaresinin eklenmesi ve hükmün E. bendinin içeriğinin hükümden bütünüyle çıkartılarak yerine “Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre karar tarihinde geçerli olan 11.724,75 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...’e , 13.815,8 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...’e, 3.550 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...’a, 3.550 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...’a verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönlerinin aynen bırakılması suretiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün sair hususların aynen bırakılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi