23. Hukuk Dairesi 2012/1942 E. , 2012/4094 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı yüklenici vekili, taraflar arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği davacıya verilmesi kararlaştırılan, 9 nolu bağımsız bölümün tapusunun verilmediğini, ayrıca 12 daire yapılacak iken verilen imar izni gereği 11 daire yapılabildiğini, sözleşmede düzeltilmesi gereken paylaşım hükümleri çerçevesinde kendisine düşecek olan payın da satıldığını ileri sürerek, 9 no"lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tescilini, şimdilik 10.000,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, 9 numaralı dairenin sözleşme gereği davalıya bırakılan üçüncü daire olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacının temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi"nce, taraflar arasındaki 03.04.2002 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre 2 parsel nolu taşınmaz üzerine toplam 12 daireli bina inşa edileceği, 3 adet dairenin davalı arsa sahibine, 9 adet dairenin ise davacı yükleniciye ait olacağı, sözleşmenin akdedildiği tarihteki imar durumu itibariyle toplam 12 daire yapılması mümkün iken değişen imar durumu nedeniyle bir daire eksik yapılarak toplam 11 daire inşa edildiğinden fiilen yapılan daire sayısına göre paylaşım şeklinin sözleşmede kararlaştırılan paylaşım oranına göre yeniden düzenlenmesi zorunlu olup sözleşmedeki paylaşım oranının bağımsız bölüm adedine göre %75 yükleniciye, %25 oranında ise arsa sahibine bağımsız bölüm verilmesi şeklinde olduğundan, eksik yapılan bir daire yönünden tarafların bu oranda bağımsız bölüme hak kazandıklarının kabulü gerekeceği, bu oran esas alındığında davalı arsa sahibi 2,75 adet daire alması gerekirken 3 tam daire aldığından fazladan aldığı 0,25 daire bedelini, paylaşım oranının yeniden belirlenmesi sonucu tazminat olarak yükleniciye ödemesi gerektiğinin kabulü gerekeceği, mahkemece alınan 14.11.2005 tarihli bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle bir daire bedeli 40.000,00 TL olarak belirlendiğinden, 1/4(0,25) oranında 10.000.00 bedelin davalıdan alınarak davacıya ödenmesi yerine, davacının talebi yanlış değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; mahkemenin ilk kararında bu yönde bozma hükmü de bulunmadığı, üzere 9 nolu daire dava dışı 3. şahsa satılmış olup bu daireye yönelik davacının 0,25 payı oranında bir tescil hükmü kurulamayacağından davacının hissesi oranına düşen bedelin davalıdan tahsili gerekeceği, bu durumda, davacının 0,25 pay oranında davalıdan daire bedeli alacağının bulunduğu, bir daire bedeli de 40.000,00 TL olarak belirlenmiş olup davacının paylaşım oranı nazara alınarak bir daire bedelinin 1/4"ü oranında davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle 10.000,00 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 11.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.