Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2009/5348
Karar No: 2009/6206

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2009/5348 Esas 2009/6206 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, bir taşınmazı davalıdan satın aldığını ancak davalının tahliye etmeyerek müdahalede bulunduğunu iddia ederek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiyle dava açmıştır. Mahkeme, müdahalenin sabit olduğu gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Davalı tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucunda, HUMK'nun 376. maddesi ve 388. maddesine uygun olarak, tarafların tüm delillerinin toplanıp incelenmesi, son sözlerinin dinlenmesi ve HUMK'nun 389. maddesine göre kararın gerekçesiyle birlikte yazılması gerektiği belirtilmiştir. Ancak uygulamada, hükmün sonucunun tutanağa geçirilip tefhim edilmesiyle birlikte gerekçeli kararın daha sonra yazıldığı belirtilmiştir. Bu durum, HUMK'nun 381. maddesinin son fıkrasında belirtilen ayrıcalığa dayanılarak yapılmaktadır. Ancak, bu durumda kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması ve Anayasa ile HUMK'nun buyurucu nitelikteki maddelerine aykırı bir durum yaratması mümkündür. Bu nedenle, hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA karar verilmiş ve alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesi talep edilmiştir.
Kanun maddeleri:
- HUMK'nun 376. madd
1. Hukuk Dairesi         2009/5348 E.  ,  2009/6206 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : GELENDOST ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 08/10/2008
    NUMARASI : 2008/57-2008/88

    Taraflar arasında görülen davada;
    Davacı, 6574 parsel sayılı taşınmazı davalıdan satın aldığını, davalının kısa zaman içerisinde tahliye edeceğini bildirmesine rağmen tahliye etmediğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminde bulunmuştur.
    Davalı,  davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, müdahalenin sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne   karar verilmiştir.
    Karar,  davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik  Hakimi   raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.          
    Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten ve HUMK" nun 376.maddesine göre; son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin; aynı yasanın 388.maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu 389.maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. 
    Nevarki, uygulamada söz konusu yasanın 381.maddesinin son fıkrasının getirdiği ayrıcalığa dayanılarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekle, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.
    İşte bu gibi hallerde HUMK" nun 389.maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkca gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur.Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını  değiştirmesine yasal olanak yoktur.Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasanın 141.maddesi ile HUMK." nun  yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine aykırı bir durum yaratır.Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.Aksine düşünce ve uygulama yargı, yargıç ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ilede bağdaşmaz.
    Değinilen ilke ve yasa hükümleri gazardı edilerek; gerekçeli kararda ecrimisil yönünden hüküm kurulduğu halde, kısa kararda bu yönde hüküm tesis edilmeyerek kısa karara çelişkili olarak gerekçeli karar yazılması doğru değildir. Hal böyle olunca, hükmün 10.4.1992 gün, 1992/7 Esas, 1992/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı çerçevesinde bir karar verilmek üzere HUMK."nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,   1.6.2009  tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi