Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/5711
Karar No: 2019/2350
Karar Tarihi: 27.05.2019

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/5711 Esas 2019/2350 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2016/5711 E.  ,  2019/2350 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - K A R A R -
    Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalı hastaneye sarf malzemesi ve bu malzemelerin kullanımı için cihazlar verildiğini, sözleşme sona erdiğinde cihazların müvekkile teslim edilmesi gerekirken sözleşmenin bitmesinden sonraki 3 yıl boyunca cihazların kullanılmaya devam edildiğini, müvekkil tarafından davalı kuruma tahsis edilen cihazlar müvekkile süresinde teslim edilmediğinden davalı kurumca cihazların amortismanı, kullanım bedeli, bakım onarım ücretleri, servis giderleri ve bu makinaların bakım ve kullanımı için görevlendirilmiş teknik personelin maaş ve sair giderlerinin müvekkile ödenmesi gerekirken davalı kurumun sayılan kalemlerin hiçbirini ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 2.000,00 TL’nin davalıdan talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 175.263,90 TL’ye arttırmıştır.
    Davalı vekili, ihale süreci zarfında kadın doğum ve çocuk bölümlerinin hastaneden ayrılması, yeni açılan resmi ve özel hastanelere hastaların bir kısmının kayması, Sağlık Bakanlığının paket program uygulamaları gibi nedenlerle davacı firma tarafından hastaneye tüketim hızının çok üzerinde kit teslim edildiği, hastanenin elindeki kitleri tüketebilmesi için söz konusu cihazlara ihtiyacı olduğunu, cihazların bakım onarım ve servis hizmetlerinin sözleşme gereği davacı firmanın sorumluluğu kapsamında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ödemesi gereken amortisman bedelinin 126.116,70 TL, cihaz için görevlendirilen personel bedelinin 49.147,20 TL olarak tespit edildiği, alerji testlerinin zamanında iade edilmemesinden doğan zararın tahsili noktasında yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
    1-Dava, tacirler arası hizmet alım sözleşmesinden (hastaneye teslim edilen makinenin bakım onarım ve personel giderlerinden) kaynaklanan alacak davasıdır. Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasa"ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
    Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nın 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. ‘‘Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.
    Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının) ihlâlidir.
    HMK’nın 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
    Somut uyuşmazlıkta, mahkemece davacı iddiası ile davalı savunması yazılmış gerekçe olarak aynen “Mahkememizce; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, faturalar, sözleşme, sigorta şirketine ait sigorta poliçesi ve tutanaklar ile mahkememizce alınan bilirkişi raporları ile dosya arasında bulunan tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenerek davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” açıklaması yapılmıştır.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulünün gerekçesi hiçbir bir şekilde açıklanmamıştır. Öyle ki, sadece dosyada yer alan bilgilerin aktarıldığı, ancak mahkemeyi hüküm fıkrasında yer alan şekilde karar vermeye yönelten hukuk kurallarının ve nedenlerinin belirtilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemenin kararı T.C. Anayasası’nın 141 ve HMK’nın 297. maddesinin amaçladığı anlamda gerekçe taşımamaktadır. Gerekçesiz karar yazılması, adil yargılanma hakkının ihlali olup, bozmayı gerektirir.
    2-Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
    3-Kabule göre; mahkemenin bilirkişiye başvuracağı özel ve teknik bilgi gerektiren hallerde, bilirkişi seçimi ve usulü HMK"nın 279. ve devamı maddelerinde belirlenmiştir. Somut olayda mahkemeye sunulan bilirkişi raporlarının müşterek değil, ayrı ayrı hazırlandığı, görüşler arası çelişkiler bulunduğu, mahkemece bu çelişkileri giderici yeni bilirkişi kurulundan rapor alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 27.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi