4. Hukuk Dairesi 2010/1885 E. , 2011/1047 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 19/01/2006 gününde verilen dilekçe ile sahte belgelerle araç satışından dolayı uğranılan maddi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kabulüne ilişkin 26/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; davacı, kendisini ... olarak tanıtan kişiden, davalı ..."ın noterliğinde düzenlenen satış sözleşmesi ile satın aldığı aracın çalıntı olduğunun anlaşılması üzerine el konulduğunu belirterek, uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı Noter ise, noterliğinde yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu, sunulan belgelerin aldatma yeteneği bulunduğundan nedensellik bağının kesildiğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece; deneyimli bir kişi olarak bu işlemleri yapan noterlik başkatibinin, işlem için kendisine sunulan motorlu araç tescil belgesinde ... olan araç tipinin ilişik kesme belgesinde ... olan araç sahibinin de ... olduğunun, tescil belgesindeki mühür izi, mührün basım yeri, harf, rakam ve yazıların boyutları ve dizilişlerine göre orijinal belge ve sahte belgeyi ayırt edebilecek kişilerden olmasına rağmen gereken özeni göstermeyerek satış işlemini yaptığı; davacının, sahte belgelere göre yapılan noter satış sözleşmesi ile Karşıyaka Trafik Tescil Şube Müdürlüğü"ne başvurduğunda trafik görevlilerince belgelerdeki sahteliğin hemen fark edilerek aracın davacının elinden alındığı, Noterlik Yasası’nın 162/1. maddesi gereğince noter başkatibinin yaptığı özensiz ve hatalı işlemi nedeniyle ve adam çalıştıran olarak davalı noterin davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu, davacının satın alma işleminden önce aracı yetkili serviste kontrollerini yaptırarak kendi üzerine düşeni yaptığı, gerçekleşen zararda davacının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile istem kabul edilmiştir.
Noterlik Yasası"nın 162. maddesi gereğince noterler, yaptıkları işlemlerden doğan zararlardan dolayı kusursuz sorumlu olup zarar gören, noterin kusurlu olduğunu kanıtlamak zorunda değildir. Zarar görenin, zarar ile noterin eylemi arasında nedensellik bağı bulunduğunu kanıtlaması yeterlidir
2010/1885-2011/1047
Dava konusu olayda; aracın, davalının noterliğinde düzenlenen araç satış sözleşmesi ile davacıya satıldığı, çalıntı olduğu saptanarak araca el konulması üzerine noterlikteki satış işleminin dayanağı olan belgelerin sahte olduğunun anlaşıldığı, davacının araç için ödediği bedel kadar zarara uğradığı anlaşılmaktadır. Çelişkileri göremeyen davalı Noter"in bu eylemi ile davacının uğradığı zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunduğundan, davalı Noter"in sorumlu tutulması doğrudur. Ancak, araba pazarından daha önce tanımadığı bir kişiden dava konusu aracı satın alan davacının da, kendisinden beklenen özeni gösterip olaya uygun bir araştırma yapmamış olması, satın aldığı aracın üzerinde bulunan motor ve şasi numarası ile belgelerdeki motor ve şasi numaralarını karşılaştırmaması ve tanık anlatımlarına göre de davalı noterde satış işleminin yapıldığı sırada noter başkatibinin farklılıklar var demesi üzerine işleme devam etmesi onun bölüşük kusurunu oluşturur.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek; belirlenen zarar tutarından, özensiz davranışları ile zararın doğmasında etken olan davacının bölüşük kusuru nedeniyle, uygun bir indirim yapıldıktan sonra kalan zarardan davalının sorumlu tutulması gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davalının tüm zarardan sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/02/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.