Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2009/3702
Karar No: 2009/7307

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2009/3702 Esas 2009/7307 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacılar, miras bırakanları olan H.D.'nin 1614 ada 37 parsel üzerinde bulunan dairelerden sadece iki tanesini devredeceği sırada kandırıldığını ve diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla taşınmazın tamamını satış göstererek davalıların murisi İ. İle diğer oğlu Ö.'a devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, olmazsa tenkis istemişlerdir. Mahkeme işlemin danışıklı olduğunu anladığı için davanın kabulüne karar vermiş, davalıların temyiz itirazı yerinde bulunmuştur. Kararın yanılgılı değerlendirmeye dayandığı belirtilerek hüküm BOZULMUŞTUR.
Kanun Maddeleri: HUMK'nın 428. Maddesi, Borçlar Kanunu'nun 31. Maddesi.
1. Hukuk Dairesi         2009/3702 E.  ,  2009/7307 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : BÜYÜKÇEKMECE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 30/12/2008
    NUMARASI : 2007/519-2008/1573

    Taraflar arasında görülen davada;                                                                                            
    Davacılar, miras bırakanları H. D. In 1614 ada 37 parsel üzerinde bulunan dairelerden sadece iki tanesini devredecek iken kandırıldığını ve diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla taşınmazın tamamını satış göstererek davalıların murisi İ. İle diğer oğlu Ö. ’a devrettiğini ileri sürüp, tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, olmazsa tenkis istemişlerdir.
    Davalılar, taraflar arasında aynı taşınmazla ilgili kesin hüküm bulunduğunu, tenkis talebinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, işlemin danışıklı olduğunu anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Karar, davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 23.6.2009 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Y.  D.  vekili Avukat ile temyiz edilen vs. Vekili Avukat geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden vs. vekili avukat gelmedi, yokluğunda  duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa, tenkis isteklerine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar  verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan  delillere göre; tarafların miras bırakanı H. ’in maliki olduğu . Parsel sayılı taşınmazı 1/2 ‘şer paylı olarak çocukları olan davalıların murisi İ. ile dava dışı Ö. ’a satış suretiyle temlik ettiği, akde miras bırakan bizzat iştirak etmiş iken, İdris ve Ö. l’a vekaleten anneleri . ’nin katıldığı anlaşılmaktadır.
    Miras bırakan Hüseyin’in 5.9.2001 tarihinde hile hukuksal nedenine dayalı İ. mirasçıları ile Öcal aleyhine açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının Öcal tarafından kabulü, diğer davalılar yönünden de hile olgusunun kanıtlanamadığı ve aynı zamanda Borçlar Kanununun 31. maddesinde de öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1610 E. 2004/105 Karar  sayılı ve 16.3.2004 günlü kararı ile kısmen kabul ve kısmen reddine karar  verilmiş olduğu ve derecattan geçmek suretiyle kesinleştiği görülmektedir.
    Hemen belirtilmelidir ki, miras bırakan ile İdris mirasçıları arasında kesin hükme bağlanan davanın nitelendirilmesi hile olarak kabul edilmiş ve bu husus onama kararı ile de kesinleşmiştir. Öyle ise, kesinleşen kararda hile olgusunun kanıtlanamadığı, satışın gerçek satış olduğu benimsenerek dava reddedildiğine göre orada belirlenen ve kesinleşen somut olgunun eldeki dava bakımından kesin delil teşkil edeceği kuşkusuzdur. O halde, eldeki davada miras bırakanın İdris’e yapmış olduğu pay temlikinin muvazaalı olduğunun, bir başka ifadeyle muvazaa ile illetli olduğunun kabulüne olanak yoktur.
    Diğer taraftan, kesin delil oluşturan davadaki bu nitelendirmenin halefiyet tariki ile mirasçıları da bağlayacağı tartışmasızdır.
    Öyle ise, davanın reddine karar  verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
    Davalıların, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK."nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.12.2008 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 625.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 23.6.2009  tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

     

     

     

     

     

     

     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi