Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2009/4698
Karar No: 2009/8001

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2009/4698 Esas 2009/8001 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen bir davada, miras bırakanın mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak taşınmazlarını davalıya devrettiği iddia edilmiş ve miras payları tescil edilmesi talep edilmiştir. Mahkeme, tapu memuru huzurunda resmi şekilde yapılan miras payının devri işleminin geçerli olduğu ve muvazaa nedenine dayalı tapu iptali davasının koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Ancak, Yargıtay'ın içtihatlarına göre miras bırakanın mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirilen tapu devirleri miras muvazaası olarak kabul edilmekte ve tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeniyle geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilmektedir. Bu tür davalarda, gerçek irade ve amacın tespiti için delillerin eksiksiz toplanması ve doğru şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkeme kararında bahsedilen kanun maddeleri ise Türk Medeni Kanunu'nun 677.maddesi, Borçlar Kanunu'nun 213. maddesi ve Tapu Kanunu'nun 26. maddesidir.
1. Hukuk Dairesi         2009/4698 E.  ,  2009/8001 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ANTALYA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 11/03/2009
    NUMARASI : 2007/184-2009/78

    Taraflar arasında görülen davada;
    Davacılar, miras bırakan Babaneleri Ş... T..."nun diğer mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak babaları İsfendiyar"ın ölümünden kısa bir süre sonra 438 ada 14 parsel sayılı taşınmazdaki payını satış göstererek davalıya devrettiğini, taşınmazın daha sonra imar görerek imar parsellerine gittiğini, mirasbırakanın daha bir çok taşınmazını aynı şekilde davalıya temlik ettiğini ileri sürüp imar parsellerinin mirasbırakandan davalıya intikal eden 1/4 pay oranında iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
    Davalı,satışın gerçek olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, tapu memuru huzurunda resmi şekilde yapılan miras payının devri işleminin geçerli bulunduğu, muvazaa nedenine dayalı tapu iptali davasının koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 7.7.2009 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vs.vekili Avukat O... E... ile temyiz edilen vekili Avukat A...S... ,Av.O....T... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli taşınmaz 1967 tarihinde ölen Ahmet"e ait iken eşi Şivazet"in 1/4 oranındaki kanuni miras payını 1.2.1989 tarihinde düzenlenen akit uyarınca 14.347.500-TL.bedelle davalı Cemal Tuğayoğlu"na temlik ettiği anlaşılmaktadır.
    Davacılar 1992 tarihinde ölen muris Ş..."in torunları olup Ş..."in yaptığı pay temlikinin kendilerinden mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirildiğini ve muvazaa ile iletli olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlar.Mahkemece mirasçıların birbirleriyle miraspayları yönünden yapacakları temliklerin geçerli işleme dayalı olduğu ve dolayısıyla 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 677.maddesi hükmü gereğince resmi olarak yapılan bu işlemin korunması gerekli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Hemen belirtmek gerekir ki, gerçekten de Türk Medeni Kanununun 677.maddesi hükmü uyarınca mirasçılarının miras payları üzerinde birbirleriyle yapacakları pay temliklerinin yazılı olmak koşulu ile geçerli olacağı tartışmasızdır.
    Somut olayda da muris Ş... kendi miras bırakanı A..."den gelen kanuni miras payını davalıya temlik etmiştir.O halde böylesi bir işlemin mirasçıdan mal kaçırma amacıyla gerçekleştirildiğinin saptanması halinde olayda 1.4.1974 tarih 1/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına uygulama yeri bulacağı kuşkusuzdur.
    Bilindiği üzere;uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
    Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
    Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmeside büyük önem taşımaktadır. Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
    Hal böyle olunca, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda gösterdikleri ve gösterecekleri tüm delillerin toplanması, toplanan ve toplanacak delillerin yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi, miras bırakanın temlikdeki gerçek iradesinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açığa kavuşturulması, ayrıca aynı hukuki sebebe ve aynı mirasbırakandan intikal eden taşınmazlarla ilgili açıldığı dosya kapsamından anlaşılan davalar ile eldeki dava arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gözetilerek HUMK" nun 45.maddesi uyarınca birleştirilmelerinin düşünülmesi ve hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
    Davacıların temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün HUMK" nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.12.2008 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 625.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 7.7.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi