1. Hukuk Dairesi 2009/4557 E. , 2009/8002 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : KARTAL 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/02/2009
NUMARASI : 2007/329-2009/52
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, yurt dışında yaşadığını, kayden paydaşı bulunduğu 2400 ada 114 ve 115 parsel sayılı taşınmazların yaklaşık 3 yıldır davalılar tarafından fabrika ve şirket merkezi olarak işyeri şeklinde kullanılmak suretiyle işgal edildiğini öğrendiğini, davalılarla aralarında yazılı veya sözlü herhangi bir akit bulunmadığını ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve son 3 yıllık ecrimisil bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar, dava konusu taşınmazların Bileşim Elektrik Limited Şirketi tarafından davacının eşi olan diğer paydaş Nesrin Mahmutoğlu"ndan kiralandığını, kira bedellerinin düzenli olarak bu kişiye ödendiğini, uzun yıllar sessiz kalan davacının eşinin yaptığı kira sözleşmesine, muvafakat ve icazet vermiş sayılacağını, sözleşmenin davacıyı bağlayacağını, İstanbul Elektrik Limited Şirketinin dava konusu yerle ilgisi bulunmadığını bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının kira sözleşmesinden haberi olduğu ve muvafakat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 7.7.2009 Salı günü saat 9.35 de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 114 ve 115 parsel sayılı taşınmazlara 1/2"şer oranında paylarla davacı M... ile eşi olan dava dışı N..."in malik oldukları ve anılan taşınmazlarda davalıların kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının bulunmadığı, ancak taşınmazları kullandıkları anlaşılmaktadır.
Davalılar, iddiaya karşı taşınmazları 1/2 paydaş olan N..."in kardeşi E..."den kiralamak suretiyle kullandıklarını ileri sürerek kiracılık savunmasında bulunmuşlar ve mahkemece bu savunmaya itibar edilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Dava konusu taşınmazların paylı mülkiyet üzere oldukları kayden sabittir. Hemen belirtilmelidir ki, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 691. maddesi ve 6.5.1955 tarih 12/18 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca paylı mülkiyet üzere olan taşınmazlar için geçerli bir kira akdinden bahsedebilmek bakımından pay ve paydaş çoğunluğunca gerçekleştirilmesi zorunludur.
Öte yandan, bir kimsenin kira akdi yapması için mutlaka malik olması gerekmez. Mülkiyeti başkasına ait taşınmazı kiraya vermesi olanaklıdır.Ancak, ona geçerlilik tanınabilmesi için yapılan bu kira akdine mülkiyet sahibinin icazet vermesi koşuldur.
Somut olayda, yapıldığı belirtilen kira akdinin pay ve paydaş çoğunluğunca gerçekleştirilmediği açıktır, ayrıca taşınmazlarda 1/2 pay sahibi olan Nesrin"in kardeşi olan dava dışı E...tarafından kira sözleşmesinin inikat ettirildiği dosya kapsamı ile sabit olup yapılan bu kira bağıtına davacı Mümtaz"ın icazet verdiğine dair herhangi bir delil ve emare bulunmamaktadır.
Öyle ise, yapıldığı savunulan kira akdinin davacı M..."ı bağlamayacağı ve onun yönünden herhangi bir hukuki nitelik taşımayacağı kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca, 21.6.1944 tarih 13/ 24 sayılı İnançları Birleştirme Kararı da gözetilerek elatmanın önlenmesi isteğiyle birlikte davacının davalı tarafa çekmiş olduğu ihtarnamede öngörülen süreler de dikkate alınarak belirlenecek ecrimisille birlikte davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK"nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 7.7.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.