21. Hukuk Dairesi 2013/3987 E. , 2014/4863 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ordu İş Mahkemesi
TARİHİ : 20/03/2012
NUMARASI : 2009/326-2012/278
Davacı, yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, bu konudaki muarazanın önlenmesine, kesilen aylıkların yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Uyuşmazlık, 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı iken, 03/02/2008 tarihinde ölen oğlundan dolayı davacıya iş kazası geliri yanında ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde hangi hallerde sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanacağı, 65. ve 69. maddelerinde ise hangi hallerde sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanacağı belirlenmiştir.Yasa’nın öngördüğü koşulların oluşmadığının saptanması durumunda; hak sahibine aylık bağlanamayacağı açıktır. 506 sayılı Yasa"nın 65. maddesinde ölüm sigortasından sağlanan yardımlar arasında, ölen sigortalının eşine, çocuklarına, ana ve babasına aylık bağlanmasının yer aldığı, 69. maddesinde ise, sigortalının ölümü tarihinde eşine ve çocuklarına bağlanması gereken aylıkların toplamının, sigortalıya ait aylıktan aşağı olması halinde, artanının, eşit hisseler halinde, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına aylık olarak verileceği, ancak, bunların her birinin hissesinin sigortalıya ait aylığın %25"ini geçemeyeceği belirtilmiştir.
Öte yandan, aynı Yasa"nın 92. maddesine göre ise, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir. Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanmadan önce iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından bağlanan ve sermayeye çevrilen gelirler ile yaşlılık sigortasından yapılacak toptan ödemelerde bu fıkra hükmü uygulanmaz. Malullük sigortasından aylık bağlanmasına ve yaşlılık sigortasından toptan ödeme yapılmasına hak kazanan sigortalıya yalnız aylık verilir.
Somut olayda, Kurumun davacının çocuğunun iş kazası sonucu ölümü nedeniyle sigortalının annesi olan davacıya 03/02/2008 tarihinden itibaren iş kazası geliri bağladığı ancak hem iş kazası geliri hem de ölüm aylığının birlikte bağlanamayacağı gerekçesiyle 01/03/2008 tarihi itibariyle bağlanan ölüm aylığının kesildiği, davacının sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmadığı, Kurumca bağlanan iş kazası geliri dışında başkaca gelir veya aylık almadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, sözkonusu Yasa"nın 92. maddesinde ölüm sigortası ile iş kazası sigortasından hak kazanılan gelirin birleşmesi durumunda hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısının bağlanacağı, bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısının verileceği bildirildiğine göre bu yasal düzenleme gözetilerek davacıya iş kazası gelirinin yanında ölüm aylığının da bağlanması gerekirken yazılı gerekçelerle istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, hak sahibi ana yönünden 506 sayılı Yasa’nın 92. maddesindeki düzenleme göz önünde bulundurularak aylığa hak kazanıldığı tarih itibariyle bu aylık ve gelirlerden hangisinin yüksek olduğunu ya da aylıkların eşit olup olmadığını ilgili Kurumdan sormak ve sonucuna göre davacının ölüm aylığı istemi ile ilgili bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.