Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2009/6805
Karar No: 2009/8186

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2009/6805 Esas 2009/8186 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davalılar bir taşınmazda paylı mülkiyet sahibidirler. Davacılar, bu taşınmazın içinde bulunan daireleri satın almışlar fakat tapuda kayıtlı olmayan bir dairenin davalı tarafından işgal edildiğini iddia ederek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur. Mahkeme, davacıların bir daireyi ince işlerini yaptırdıkları için taleplerinde haklı olduğunu kabul ederek kısmen kabul, kısmen reddetti. Davalı, kararı temyiz etti fakat doğru bir şekilde tebligat yapılmadığı ortaya çıktı. Mahkeme, kararın tebliği ile usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlanmadan bir karar verilemeyeceğini belirterek davalının temyiz itirazlarını kabul ederek kararı bozdu. Türk Medeni Kanunu'nun 35. maddesi ve Tebligat Kanunu'nun 10., 25., 28., 46. ve 7201 sayılı Kanunu hakkında detaylı bilgi verildi.
1. Hukuk Dairesi         2009/6805 E.  ,  2009/8186 K.

    "İçtihat Metni"

     MAHKEMESİ : ŞİŞLİ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 27/12/2005
    NUMARASI : 2005/9-2005/784

    Taraflar arasında görülen davada;
    Davacılar,9196 ada 10( tevhitle 17)  parsel  sayılı  taşınmazda  mevcut  binadaki   2 adet  gayrimenkul  satış  vaadi  sözleşmesiyle  satın alınıp  bilahare  diğer  davacı  H..."ye  aynı şekilde  satıldığını ve H..."nin  kayden  paydaş  olduğunu; ancak  paya isabet  eden ve ince  işlerini  yaptırdıklarını, çekişmeli  2. kat  9 nolu  dairenin  davalı paydaş  H... tarafından  işgal  edildiğini ileri sürüp, elatmanın  önlenmesi ve  ecrimisil  isteklerinde  bulunmuşlardır.
    Davalıya Türk Medeni Kanununun 35.  maddesi  gereğince  tebligat  yapılmış, davaya  yanıt  vermemiştir.
    Mahkemece, dava  konusu  taşınmazın paylı  mülkiyet üzere  olduğu ve  davacılardan  H... ile davalının  kayden  paydaş  bulundukları, davacı A..."in ise  herhangi  bir hissesinin  bulunmadığı, çekişmeli  2. kat  9 nolu  dairenin ince işlerini davacı  tarafın  yaptırdığı, davalının  kendisine  hangi dairenin  satıldığı  konusunda  belge  sunmadığı ve işgalinin  haklı  bir  sebebe  dayanmadığı  gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen  reddine  karar verilmiştir.
    Karar, davalı vekili  tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

    Dava, elatmanın  önlenmesi ve  ecrimisil isteklerine  ilişkindir.
    Mahkemece, elatmanın  önlenmesine, ecrimisil  isteğinin  kısmen  kabulüne  karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan  delillerden;  27.12.2005  tarih  9/784  sayılı mahkeme kararının  davalıya Tebligat Yasasının  35. maddesinden  sözedilerek  tebliğ edildiği ve  buna  göre de  18.3.2006  tarihinde   kesinleştiğine dair  şerh  verildiği daha  sonra  davalı tarafından  vekili  aracılığıyla  8.5.2009  tarihinde  temyiz  dilekçesi  sunulduğu görülmektedir.
    Keza, dosyadaki   tebligat  evrakı ile  diğer  belgelerden dava  dilekçesinde davalının Şişli  Cumhuriyet  Başsavcığında  yapılan  bir  tahkikat  esnasında  bildirdiği adresinin gösterildiği ve  bu adrese çıkan  tebligatın  " muhatabın yurtdışında  olduğundan"  bahisle  bila  tebliğ  iade  edildiği, bunun  üzerine Tapu Sicil Müdürlüğündeki  adrese çıkan  tebligatın da  " tanınmadığından" iade edilmesi üzerine  Tebligat Kanununun 35. maddesine göre  işlem yapıldığı ve bu  suretle  taraf  teşkilinin  sağlanmaya  çalışıldığı, böylece yargılamanın  sona  erdirildiği ve aynı  biçimde  kararın tebliğ  edildiği  anlaşılmaktadır.
    Hemen  belirtmek  gerekirki, bir davada yada  somut  olayda, adres  saptanması, ya da  saptanmaması davacının  ihtiyarında  olan  bir husus  değildir.Öte yandan, tebligatın  nasıl ve kimlere  yapılabileceği adres  araştırması ve tespitinin yöntemi  7201  Sayılı Tebligat  Kanununda  gösterilmiş, 5490  Sayılı Nüfus Hizmetleri  Kanununun 48. ve diğer  maddelerinde  de adres  bilgilerinin  tutulması, güncellenmesi ve  kullanılması ile ilgili  hükümler  öngörülmüştür.
    Bilindiği gibi tebligat, bilgilendirme  yanında  belgelendirme  özelliği  taşıyan  bir usul   işlemidir. Tebliğ ile ilgili Tebligat Kanunu ve Tüzüğü hükümleri  şeklidir. Bu nedenle , tebligata  ilişkin  yasal hükümlerin  gözden  uzak  tutulmaması  ve  uygulanması zorunludur.Kural  olarak " tebligat"  tebligat  yapılacak  kimseye  bilinen  en son  adresinde  yapılır.(Teb.Y.10. Mad) Son  adreste  bulunamamışsa,  tebliğ  memuru bulunabileceği adresi  araştırır.Bulamazsa , durumu  muhtarlığa onaylatmak  suretiyle  saptar.(Teb.Y. 28)  Tebliği  çıkaran  kurulaşa  bildirir. İlgili  kuruluş, adresi  kişinin  mensubu  olduğu  kurumlardan, tapu  muhtarlık  ya da  nüfus , Belediye  İdarelerinden  adresini  araştırır. Buna  rağmen  adres  tespit  edilemezse  adres  meçhul  sayılarak  ilanen  tebligat  kararı  verilebilir.(Teb.Y. 46 m)  Özetlenen  ilkeler, yasal ve  yargısal  uygulamalarla  benimsenmiş , öğretide  de  bu yönde  görüşler  ifade  edilmiştir.(1.H.D. 15.9.1998 6407/9124, HGK. 20.9.1999 1-609-744;  Baki Kuru H.Muh. Usulu 2. Cilt, S. 1582,1583)
    Hal böyle olunca, yukarıda  belirtilen  işlemler  yapılmaksızın  ve ilkeler  gözardı  edilerek  sonuca  gidilmiş  olmasının  doğru olduğu  kabul  edilemez. Bu  durumda, dava  dilekçesinin  tebliğinin ve kararın  tebliği ile   kesinleştirilmesinin  yöntemine  uygun  olmadığı  açıktır. Bunun sonucu  olarak  davalının  eldeki  davada  savunma hakkını  kullanamadığı  ortadadır.
    O halde, mahkemenin  kararın  kesinleştiğine dair şerhinin  kaldırılmasına; mahkemece  gerektiğinde Tebligat Yasasının 25 ve tüzüğün  41.  maddesinde  yazılı  yurt  dışında  bulunan  Türk  vatandaşlarına  tebligat  yöntemi  izlenmek  suretiyle   usulüne  uygun  olarak taraf  teşkili  sağlandıktan  sonra  yanların  gösterecekleri  kanıtların  toplanması ve hasıl  sonuca  göre  bir karar  verilmesi  gerektiğinden, davalının  temyiz  itirazlarının kabulü ile hüküm  HUMK"nun  428. maddesi  uyarınca  BOZULMASINA,alınan peşin harcın  temyiz edene geri verilmesine, 9.7.2009  tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi