Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2009/5690
Karar No: 2009/8192

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2009/5690 Esas 2009/8192 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, kayden paydaşı olduğu taşınmazın öncesinde çevre yolu düzenlemesi nedeniyle miktarı azalmışken, bilahare yapılan imar uygulamaları sonucu payının yasal sınırların aşılarak azaltıldığını ileri sürmüştür. Davacı, tapu kayıtlarının iptali ile öncesi olan taşınmazdaki hisse ve yüzölçüm üzerinden adına tescilini talep etmiştir. Mahkeme, davanın idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Ancak davacının talebi imar uygulamasına esas olan idari işlemin iptaline yönelik değil, sicile yöneliktir. Bu nedenle, genel yargı yerlerinde görülmesi gerekmektedir. Ayrıca, dava sadece bir kısım paydaşlar aleyhine açılmıştır. Tapu iptali ve tescil davaları, kaydının iptali istenen taşınmazların tüm malikleri (paydaşları) aleyhine açılır. Bu nedenlerle, hükmün BOZULMASINA karar verilmiştir.
Kanun Maddeleri: Türk Medeni Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu
1. Hukuk Dairesi         2009/5690 E.  ,  2009/8192 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : KONYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 26/01/2009
    NUMARASI : 2006/464-2009/41

    Taraflar arasında görülen davada;
    Davacı, kayden paydaşı olduğu 7388 parsel sayılı taşınmazın öncesinde çevre yolu düzenlemesi nedeniyle miktarı azalmışken, bilahare yapılan imar uygulamalarıyla  3796 ada 3, 4 ve 5 sayılı parsellerin oluşturulduğunu, ancak yapılan işlemler sonucu payının yasal sınırlar aşılmak suretiyle azaltıldığını, davalıların paydaş hale geldiklerini, usul ve yasaya aykırı hareket edildiğini ileri sürüp, tapu kayıtlarının iptali ile öncesi olan 7388 sayılı parseldeki hisse ve yüzölçüm üzerinden adına tescilini istemiştir.
    Davalılar, çekişme konusu taşınmazın öncesinde kamulaştırma sonucu yüzölçümünün azaldığını ve hükmen ifraz ile oluşan 7388 sayılı parselde bir defa imar uygulaması yapıldığını ve bu işlemin usul ve yasaya uygun olarak gerçekleştirildiğini, kendilerinin imardan sonra 3 nolu imar parselinde kayden paydaş olduklarını, davacının paydaşı bulunduğu 4 sayılı parselle ilgilerinin olmadığını, şuyulandırma işleminin de kesinleştiğini belirtip, davanın reddini savunmuşlardır.
    Müdahiller, 4 ve 5 sayılı imar parsellerinde paydaş olduklarını ve ihtiyati tedbir nedeniyle  zarar gördüklerini belirterek, davaya katılma isteminde bulunmuşlardır.
    Mahkemece, davacının imar planının iptalini talep ettiği ve bu istemin idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
    Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi  raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
     Davacı, 15.11.2006 tarihli dava dilekçesinde ve özellikle sonuç bölümünde, açıkça imar uygulaması sonucu oluşan 3, 4 ve 5 sayılı imar parsellerine ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile 7388 parsel sayılı taşınmazın yeniden tapuya tescilini (ihyasını) istemiştir.
    İddianın açıklanan içeriği ve ileri sürülüş biçimi itibariyle, dava imar uygulamasına esas olan idari işlemin iptaline yönelik olmayıp, sicile yöneliktir. Bu tür davaların idari yargı yerinde  değil, genel yargı yerlerinde görülmesi gerekeceği kuşkusuzdur.
    Esasan davacı, idari yargıda idari işlemin iptali için Konya 1.İdare Mahkemesinin 2006/2888 sayılı esasında kayıtlı idari dava açtığını da bildirmiştir.
    Bilindiği üzere; idari işlemin iptali halinde sicilin dayanaksız kalacağı ve yolsuz tescil durumuna düşeceği tartışmasızdır.
    Öte yandan, dava sadece 3 nolu imar parselinin bir kısım paydaşları aleyhine açılmıştır. Oysa, bilindiği gibi tapu iptali ve tescil davaları, kaydının iptali istenen taşınmazların tüm malikleri (paydaşları) aleyhine açılır.
    Hal böyle olunca, zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle 3 nolu imar parselinin diğer paydaşlarının davada yeralmalarının sağlanması,4 ve 5 sayılı imar parsellerinin tüm paydaşları aleyhine dava açması için davacıya önel verilmesi, açıldığı takdirde eldeki dava ile birleştirilmesi, idare mahkemesinde görülen idari işlemin iptaline ilişkin dava sonucunun beklenmesi, taraf delillerinin toplanması ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
    Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK."nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.07.2009  tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi