8. Hukuk Dairesi 2012/2662 E. , 2012/2959 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İcra takibine itiraz
KARAR
1-Borçlu...Yiğit İnş.Müh.Tic.Ltd.Şti.nin temyiz isteminin incelenmesinde tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Borçlu ...’in temyiz isteminin incelenmesinde sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; alacaklı Ferroli Isıtma ve Klima Sistemleri Ticaret ve Servis A.Ş. borçlular...Yiğit İnş. Müh. San. ve Tic. Ltd.Şti. ile ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takibe geçmiş, takibinde ... tarafından verilen 16.7.2007 tarihli “...Yiğit İnş. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti."nin Ferroli Isıtma ve Klima Sistemleri San.Tic. ve Servis A.Ş. firmasına olan veya oluşacak borçlarına karşılık 300.000 TL bedelle...Yiğit İnş. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şt. lehine ipotek tesisini gösterir ipotek akit tablosuna ve borçlulara gönderdiği “cari hesap sözleşmesinin” kat edildiğine dair ihtarnameye dayanmıştır. Borçlu ... süresinde icra mahkemesine başvurmuş muaccel bir alacak bulunmadığını bildirerek takibin iptalini istemiş, İcra Mahkemesince istem İİK.nun 150/1. maddesi gereği hesap kat’ına 8 gün içerisinde itiraz edilmediği gerekçesi ile esastan reddedilmiştir.
İİK.nun 150/1. maddesinde “borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli krediler şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu, kayıtsız şartsız bir para borcunu ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin noter marifeti ile krediyi kullanan tarafa gönderildiğine dair noterden tasdikli bir sureti İcra Müdürlüğüne ibraz ederse İcra Müdürü İİK.nun 149. maddesi gereğince işlem yapar.” hükmüne yer verilmiştir.
İİK.nun 149. maddesi ise; ipotek akit tablosunun kayıtsız, şartsız para borcu ikrar"ı ihtiva etmesi ve alacağın muaccel olması halinde icra emri gönderileceğini öngörmektedir.
Her ne kadar İİK.nun 150/1 maddesinde; krediye kullandıran taraf sözcüğüne yer verilmiş ise de, maddede yer verilen “borçlu cari hesap, kısa, orta, uzun vadeli kredi ve gayrinakdi kredi” terimleri münhasıran banka hukukuna ait terimlerdir. Banka hukukunda borçlu cari hesap “banka müşterisinin bir limit dahilinde çeşitli nakdi ve gayrinakdi kredileri kullandığı” (yani “hesaptan para çektiği, havale ve temlik yaptığı yada teminat mektubu, aval ve kefalet gibi bankanın itibarına dayanan krediler talep ettiği) sözleşmeyi ifade eder. Banka müşterisi borçlu cari hesabın vadeli olması halinde vade sonunda vadesiz olması halinde ise hesap kesilerek sözleşme sona erdirildiğinde kredi borcunu ödeyebileceği gibi, kredi süresi içinde de vadesi gelmemiş kredi borcunu kısmen veya tamamen ödeyerek cari hesaptaki borcunu her zaman azaltabilir ve sıfırlayabilir. Ne var ki, borcundan fazla ödeme yaparak alacaklı duruma geçemez. Dolayısıyla İİK.nun 150/1 maddesinde anılan “borçlu cari hesap” terimi her türlü cari hesap sözleşmesini kapsayacak genişlikte değildir. Borçlu cari hesap, Ticaret Kanununun 87. maddesindeki tanımda yer verilen “birbirinden olan alacakları ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçmek” unsurunu içermediğinden TTK.nunda belirlenen bir cari hesap sözleşmesi değildir. (Prof.Dr. ... İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İlamlı Takipler sayfa 165) Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli nakdi veya gayrinakdi kredi şeklinde işleyen sözleşmelere bankaların dışında başka bir gerçek veya tüzel kişinin taraf olması yürürlükteki durum karşısında kural olarak söz konusu değildir. Bu nedenle maddedeki ayrıcalıktan sadece bankalar yararlanabilir ve İİK.nun 150/1 maddesinde yer verilen borçlu cari hesap şeklinde işleyen krediyi kullandıran tarafın ancak bir banka olabileceğinin kabulü gerekir. (Erdal Tercan- İpoteğin Paraya Çevrilmesinde Kredi Kurumlarının Özel Durumu sayfa 90)
Yukarıda yapılan açıklamalar ve belirtilen görüşlerden de varılacak sonuca göre icra takibi kayıtsız, şartsız borç ipoteğine değil de, somut olayda olduğu gibi üst sınır (limit) ipoteğine dayalı olarak başlatılmış ise alacaklı banka ancak maddede sözü edilen krediler nedeniyle borçluya İİK.nun 68/b anlamında hesap özeti veya kat ihtarı tebliğ ettirmiş (veya tebliğ ettirmiş sayılabilmiş) ise ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapabilir. İcra takibine dayanak ihtarnamelerde söz edilen “cari hesap sözleşmesi” bankaların kullandırdığı İİK.nun 150/1 maddesinde yazılı nitelikte bir kredi sözleşmesi olmadığından ve alacağın varlığı ile muaccel olup olmadığı hususu yargılamayı gerektirdiğinden ilamlı icra yolu ile takibe konu edilemez.
Bu durumda mahkemece şikayetin kabulü gerekirken husus göz ardı edilerek istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu ...’in temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA 17.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.