Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2007/9828
Karar No: 2008/938

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2007/9828 Esas 2008/938 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacılar, miras bırakanları halaları H....mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak 7 parsel sayılı taşınmazdaki 1/5 arsa paylı 2.kat, 3 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini baba bir, anne ayrı, kardeşleri olan davalıya tapuda satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, daha sonrada intifa hakkından davalı lehine feragat ettiğini, sonradan taşınmaza yeni bina yapıldığını, muristen gelen payın karşılığı olarak 7 parselde 3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescili istemişlerdir. Davalı, miras bırakanın tüm hayatı boyunca ihtiyaçları ile ilgilenmesi karşılığında satış bedelinde ve ödemede kolaylık sağlayarak 7 nolu parseldeki 1/5 arsa paylı, 3 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini kendisine sattığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkeme, temlikin mirastan mal kaçırmak amacıyla yapılmadığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay ise davanın kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir çünkü miras bırakanın yapmış olduğu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu kabul edilmelidir
1. Hukuk Dairesi         2007/9828 E.  ,  2008/938 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : KARŞIYAKA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 12/04/2007
    NUMARASI : 2006/147-2007/108

    Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları halaları H....mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak 7 parsel sayılı taşınmazdaki 1/5 arsa paylı 2.kat, 3 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini baba bir, anne ayrı, kardeşleri olan davalıya tapuda satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, daha sonrada intifa hakkından davalı lehine feragat ettiğini, sonradan taşınmaza yeni bina yapıldığını, muristen gelen payın karşılığı olarak 7 parselde 3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuşlardır.
    Davalı, miras bırakanın tüm hayatı boyunca ihtiyaçları ile ilgilenmesi, bizzat bakımını üstlenmesi karşılığında satış bedelinde ve ödemede kolaylık sağlayarak 7 nolu parseldeki 1/5 arsa paylı, 3 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini kendisine sattığını, satış bedelini ödediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, temlikin mirastan mal kaçırmak amacıyla yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.                         
    Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.01.2008  Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vs. vekili Avukat ile  temyiz edilen vekili Avukat geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

                                                                                                                     -KARAR-

    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; miras bırakanın 7 parsel sayılı taşınmazdaki 1/5 arsa paylı 2.kat, 3 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini 03.02.1993 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik ettiği, sonradan intifa hakkından vazgeçtiği, davalının üçüncü kişilerden edindiği paylarla birlikte sonradan yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle önceki binanın yıkılarak yerine yenisinin inşa edildiği ve davalıya önceki taşınmazdaki payına karşılık çekişme konusu 3 ve 4 nolu bağımsız bölümler ile birlikte dava konusu edilmeyen diğer bağımsız bölümlerin özgülendiği anlaşılmaktadır.
    Davacılar, miras bırakanın davalıya yapmış olduğu temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır.
    Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
    Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1-4-1974 tarih 1/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay  sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler. 
    Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmeside büyük önem taşımaktadır. Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
    Somut olaya gelince; miras bırakanın, tarafların halası olduğu, emekli maaşı aldığı, ekonomik ve sosyal güvence ve özgürlüğünün ayrıca akitte gösterilen değer ile taşınmazın gerçek değeri arasında aşırı fark bulunduğu, öte yandan temlik edilen taşınmazın miras bırakanın tek mal varlığı olduğu, satıldığı halde ölünceye kadar murisin tasarruf ettiği, kaldı ki, satış bedelinin de ödendiğinin kanıtlanamadığı dosya kapsamı ile sabittir.
    O halde, somut bu olgular yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde  miras bırakanın yapmış olduğu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu kabul edilmelidir.
    Hal böyle olunca; miras bırakanın davalıya yapmış olduğu pay temliki gözetilmek suretiyle, bu payla bağlantılı olarak davacıların payı oranında açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
    Davacıların, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü     HUMK."nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine, 13.12.2007 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 550.00.-YTL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 29.01.2008  tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 

     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi