23. Hukuk Dairesi 2012/2386 E. , 2012/4646 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... ile davacı vekili Av. ... gelmiş olmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalının anne oğul olduğunu, müvekkiline ait ... ... Mahallesinde bulunan taşınmaz üzerine inşaat yapılması amacı ile 01.11.2004 tarihinde kat karşılığı satış vaadi ve inşaat sözleşmesinin müvekkili ile dava dışı yüklenici arasında imzalandığını, inşaatın devamı sırasında davalının sözleşme uyarınca yükleniciye düşen bir bağımsız bölümü yükleniciden satın alıp, hissedar olduğunu, davalının devamlı olarak sorunlar çıkarması neticesinde, yüklenicinin, kaba inşaatı tamamlamış olmasına rağmen akti fesih edip, inşaatı terk ettiğini, daha sonra birçok yüklenici ile sözleşme aşamasına gelinmesine rağmen davalının anlaşmaya yanaşmaması üzerine sözleşmelerin imzalanmadığını, davalının müvekkiline mülkiyeti davacı müvekkiline ait ..."de bulunan iki adet arsanın tapusunun kendisine devri halinde, kaba inşaat halinde kalan dairesini müvekkiline veya onun belirlediği kişiye bedel karşılığı satmayı kabul ettiğini ve bu konuda 19.12.2005 tarihli noter taahhütnamesi imzalandığını, müvekkilinin sözünde durarak, ..."deki arsaları bedelsiz olarak oğlu davalıya devretmesine rağmen, davalının ve inşaatın devamı için yüklenici ile anlaşmaya yanaşmadığı gibi adına kayıtlı taşınmazı taahhüt ettiği gibi devir ve temlik etmediğini, müvekkilinin oğlu davalının kasıtlı ve kötü niyetli davranışlardan dolayı kira kaybına uğradığını, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu ileri sürerek, 52.000,00 TL"nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, inşaatın sadece %50 oranında tamamlandığını, bu nedenle kira talebi için yeterli seviyede bulunmadığını, dava dışı yüklenicinin sözleşmeyi anlaşma nedeni ile fesh ettiğini bunda kendisine yüklenecek bir kusurunun olmadığını, ayrıca bir başka yüklenicinin anlaşma için kendisine teklifte bulunmadığını, ancak davacının kendisine haber vermeden gayri resmi olarak yüklenicilerle anlaşması nedeni ile kendisine baskı ve şiddet uygulandığını, dava dilekçesinde ileri sürülen 19.12.2005 tarihli taahhütnamenin baskı ve tehdit sonucu alındığını, bu nedenle 20.12.2005 tarihinde kendisi tarafından noter ihtarı ile iptal edildiğini, asıl zarara uğrayanın kendisi olduğunu, davacı annesinin psikolojik sorunlar yaşadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kurulu raporları ve tüm dosya içeriğine göre, davacı arsa sahibi ile dava dışı yüklenici arasında 01.11.2004 tarihinde düzenleme şeklinde kat karşılığı satış vaadi ve inşaat sözleşmesi imzalandığı, davalınında sözleşmede imzasının bulunduğu, bu sözleşmenin daha sonra 14.06.2005 tarihinde fesih edildiği, davalının 19.12.2005 tarihli noter belgesi ile dava konusu taşınmazda bulunan dairesini, davacı annesine veya onun sattığı kişiye ve davacının istediği fiyattan satmayı taahhüt ettiği, buna karşılık davacının ... ilçesi ... köyünde bulunan iki adet taşınmazı davalı oğluna vermeyi taahhüt ettiği, dava konusu ... mahallesinde bulunan taşınmazın %40 oranında atıl olarak bırakıldığı ve inşaatın mühürlendiği, davacının 19.12.2005 tarihli taahhütnameye uygun olarak kendisine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen, davalının taahhütlerini yerine getirmediği, davalının izni olmadan, inşaata devam edilmesinin mümkün bulunmadığı, davalının iyiniyetli olmayan davranışları sonucu davacının haklarını alamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 05.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.