Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2007/11743
Karar No: 2008/1048
Karar Tarihi: 31.01.2008

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2007/11743 Esas 2008/1048 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacılar, miras bırakanları R.'ın 21 numaralı parseldeki 1/2 payını kızı davalı F.'ya ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiğini, işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürüp, davalı adına olan 1/2 payın iptali ile payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, davalı F. aleyhine açılan davanın husumetten reddine, diğer davalı aleyhine açılan davanın ise, işlemin muvazaalı olduğu gerekçesiyle, kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay'ın kararı ise, muvazaanın belirlenmesi için mirasçının yaşı, sağlık durumu, aile koşulları, eldeki mal varlığı miktarı, temlik edilen malın tüm mamelekine oranı gibi bilgi ve olguların göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak, davanın reddedilmesi gerektiği ancak yanılgıya düşülerek hüküm kurulduğu için, karar bozulmuştur. Kanun maddeleri ise B.K. m.511, m.514, m.518, ve Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesidir.
1. Hukuk Dairesi         2007/11743 E.  ,  2008/1048 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : KANDIRA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 05/07/2007
    NUMARASI : 2007/11-2007/193

    Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, miras bırakanları R."in 21 nolu parseldeki 1/2 payını kızı davalı F."ya ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiğini, F."nın da diğer davalıya aktardığını, işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürüp, davalı adına olan 1/2 payın iptali ile payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
    Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, davalı F. aleyhine açılan davanın husumetten reddine, diğer davalı aleyhine açılan davanın ise, işlemin muvazaalı olduğu gerekçesiyle, kabulüne karar verilmiştir.
    Karar, davalı V.....A.....tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. 
                                                                      -KARAR-
    Davacılar, 21 parsel nolu taşınmazın babaları Rafet ile üvey anneleri N. adına kayıtlı iken, ölünceye kadar bakma akdi ile baba bir, anne ayrı kardeşleri davalı F.."ya devrettiklerini, F"....nın da diğer davalı V..."e satış suretiyle temlik ettiğini, miras bırakanın bakıma muhtaç olmadığını, temlikin kendilerinden mal kaçırmak amacı ile yapıldığını ileri sürüp, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin ve 1/2 oranında tapunun iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
    Davalı Fatma, davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya yanıt vermemiştir.
    Mahkemece, F.... hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Miras bırakan Rafet"in 2006 tarihinde vefat ettiği, mirasçıları olarak ilk eşinden olma davacı çocukları ile ikinci eşi Nigar ve ondan olma çocuğu davalı Fatma"nın kaldıkları, çekişmeli 21 parsel numaralı taşınmaz 1/2"şer pay oranında muris ve eşi Nigar adına kayıtlı iken, 17.07.2002 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalı Fatma"ya temlik ettikleri, Fatma"nın da 14.07.2006 tarihinde diğer davalı Veysel"e satış suretiyle devrettiği kayden sabittir.
    Bilindiği üzere; ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir bağıttır. (B.K.m.5ll) Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlu suda bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer. (B.K.m.5l4) Hemen belirtmek gerekir ki, bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması, yada alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.
    Kural olarak bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikinde muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa,irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir.Böyle bir iddia karşısında, aslolan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır.(B.K.m.l8) Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez;akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu haldede Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu"nun l.4.l974 gün ve l/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur.
    Miras bırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi içinde, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri,elinde bulunan mal varlığının miktarı,temlik edilen malın,tüm mamelekine oranı,bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların gözönünde tutulması gerekir.
    Somut olayda miras bırakanın taşınmazı F...."ya temlik ettiği tarihte 73 yaşında olduğu, kanser hastalığına yakalandığı, davacılar ile de bir probleminin olmadığı, davalı Fatma"nın bakım borcunu yerine getirdiği anlaşılmaktadır.
    Tüm deliller yukardaki ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde, F...."ya yapılan temlikin muvazaalı olmadığı sonucuna varılmaktadır. İlk temlik geçerli olduğuna göre davalı V...."e yapılan temlik bakımından bir muvazaadan sözetme olanağı bulunmadığı gibi Türk Medeni Kanunun 1023. maddesinde öngörülen koşulların araştırılmasına da gerek yoktur.
    Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
    Davalı Veysel"in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK."nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz eden davalıya geri verilmesine, 31.01.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi