23. Hukuk Dairesi 2012/2694 E. , 2012/4743 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davacılar ile davalı yüklenici arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, davacılara ait taşınmaz üzerine davalı tarafından yapılan işin ayıplı ve eksik olarak teslim edildiğini, mahkeme aracılığıyla yaptırılan tespite göre ayıplı ve eksik işler bedelinin 23.089,63 TL olduğunu, kanalizasyon şebekesinde 3.000,00 TL değerinde eksik ve hatalı imalat bulunduğunu, çekilen ihtarnamelerden sonuç alınamadığını ileri sürerek, şimdilik 26.090,00 TL ayıplı, eksik işler bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı ile davacı arsa sahipleri arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılan inşaattaki açık ayıplı imalatların bedelinin talep edilemeyeceği, gizli ayıplı imalatlar ve eksik işlerin bedelinin, davacıların hisseleri oranında talep edilebileceği, buna göre, arsa sahibi olan davacıların talep hakkı bulunduğu, diğer davacılar tarafından açılan davada sözleşmenin nispiliği ilkesi de dikkate alınarak, bu davacılar ile davalı yüklenici arasında sözleşme/temel ilişkisi bulunmadığı, bu davacıların bağımsız bölümü kazanım biçimlerine göre varsa eksik ve ayıplı iş bedellerini kendileri ile sözleşme yapan kişiden temel ilişkiye dayalı olarak talep haklarının bulunduğu gerekçeleriyle, davacılar ..., .. ..., ... .... ve ..."ın davalarının kısmen kabulü ile ... için 201,95 TL, ... için 205,62 TL, ... için 572,81 TL, ... için 407,58 TL" nin dava tarihi olan 14.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer davacılar yönünden aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve ayıplı işler bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir. Hukuki uyuşmazlığın çözümü için mahkemece, öncelikle tarafların ileri sürdüğü ve savunduğu hususlar çerçevesinde maddi olayın denetime de elverişli olacak şekilde aydınlatılması ve bundan sonra hukukun somut olaya uygulanması gerekmektedir. 6100 sayılı HMK"nın 31/1. maddesi gereğince hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.
Somut olayda, davacılar vekilinden sorularak ve bağımsız bölümlerin edinilmesine ilişkin sözleşme, mirasçılık belgesi ve diğer ilgili belgelerin dosya içerisine girmesi sağlanarak, davacılardan hangilerinin arsa payı inşaat sözleşmesinin tarafı, mirasçısı ve/veya temellük edeni olduğu, arsa sahiplerinden ve yükleniciden bağımsız bölümü alan davacıların kimler olduğu ve bu kişilerin daireyi aldıkları kişinin haklarını temellük edip etmediği açıklığa kavuşturulmalıdır.
Öte yandan, davacılardan ... Apartmanı Yönetiminin tüzel kişiliğinin olmadığı gözetilerek, yönetim adına dava açan ...."in kat maliki olması durumunda kendisinden yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda açıklama alınması, ayıp ihbar ve ihtarlarının kimlerce yapıldığının bu yönden de tartışılması gerekmektedir.
Tüm bu tespitlerden sonra yükleniciden bağımsız bölüm satın alanların satım sözleşmesine dayalı olarak talepte bulunabilecekleri ve bu tür uyuşmazlıklar konusunda tüketici mahkemesinin görevli olup olmadığı hususunun usulünce tartışılması yerine yazılı şekilde bir kısım davacılar hakkında aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddi doğru görülmemiştir. Davacılardan, arsa sahibinden daire satın alanların varlığı halinde bu kişiler arsa sahibinin haklarını temlik almış iseler bu kişilerin de yükleniciye arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince dava açabilecekleri, temlik yok ise yükleniciden herhangi bir talepte bulunamayacakları ve sadece bağımsız bölümü aldıkları kişiye karşı satım sözleşmesine dayalı dava açabilecekleri düşünülmelidir.
Diğer yandan, her bir davacının istediği ayıplı ve eksik işler bedelinin, ne kadarının bağımsız bölümüne hangi miktarının ortak yerlere ilişkin olduğu, istenen bedellerin kalemleri ve her bir ayıplı iş kalemi için her bir davacının yükleniciye yaptığı ayıp ihbar şekli ve tarihi sorularak açıklığa kavuşturulmalı ve mahkemece bu hususlar gerekçeli kararda denetime elverişli bir şekilde tartışılarak, açıkça belirtilmelidir.
Yukarıda belirtilen hususlar gözardı edilerek eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2) Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, taraflar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 09.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.