
Esas No: 2020/8042
Karar No: 2020/10608
Karar Tarihi: 14.12.2020
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2020/8042 Esas 2020/10608 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı ilamsız takipte, üçüncü kişilere İİK 89/1 gereği gönderilen haciz ihbarnamesine, haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek tazminat istemi ile icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece tazminat davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 05.03.2020 tarihli celsede davacı alacaklıya gider avansı olan 150,00 TL"yi ikmal etmesi için 2 hafta süre verilmesine, aksi halde şikayet hakkının düşürülmesine karar verileceğinin ihtarına karar verildiği ve kesin süre ve ihtarata rağmen harç yatırılmadığı gerekçesiyle tazminat davasının açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 89/4. maddesinde; "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder"hükmü düzenlenmiş olup, mahkemece nispi harca tabi olan tazminat davası için birinci haciz ihbarnamesinde belirtilen borç miktarı üzerinden hesaplanacak nispi harcın da tamamlatılarak karar verilmesi gerekmektedir.
Kanun hükmünde yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır. Bu davada üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, davacı takip alacaklısı ispat etmelidir. Üçüncü kişinin beyanının aksi, İİK"nun 68. maddesinde sayılan belgelere bağlı olmaksızın her türlü delille ispat edilebilir. Anılan maddenin açık hükmü gereğince; icra mahkemesince, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuca gidilmelidir.
Alacaklının icra mahkemesine başvurusu, İİK"nun 89/4. maddesine dayalı tazminat davasıdır. İİK.nun 89/4. maddesi uyarınca; icra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre inceler. Nitekim, bu tür bir davada, HMK."nun 120. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu"nun 15. ve 16. maddeleri uyarınca belirlenen dava değeri üzerinden Harçlar
Kanunu"nun 26, 27, 28, 30 ve 32. maddelerinin öngördüğü şekilde işlemlerin yerine getirileceği ve gerekli olan harcın alınacağı tartışmasızdır.
Somut olayda, mahkemece nispi harca tabi olan tazminat davası için birinci haciz ihbarnamesinde belirtilen borç miktarı üzerinden hesaplanacak nispi harcın tamamlatılması gerektiği halde, mahkemece 05.03.2020 tarihli celsede davacı alacaklıya gider avansını 150,00 TL"ye ikmal etmesi için 2 hafta süre verilmesine dair alacaklının yokluğunda karar verildiği ve ihtar içeren duruşma zaptının davacıya usulüne uygun tebliğ edilmediği görülmektedir.
6100 sayılı HMK"nun 114. maddesinin "g" bendinde gider avansının yatırılmış olması dava şartları arasında sayılmış, anılan Kanun"un 115. maddesinin 1. fıkrasında bu koşulun mevcut olup olmadığı hususunun kendiliğinden araştırılacağı, ikinci fıkrasında ise bu şartın noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği öngörülmüştür. HMK"nun "Harç ve Avans Ödemesi" başlıklı 120. maddesinin birinci fıkrası harç ve avansların Bakanlıkça saptanacağı, dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacağı, avansın yeterli olmadığının anlaşılması durumunda davacıya iki haftalık kesin süre verileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece eksik olduğu anlaşılan gider avansının tamamlattırılması için HMK"nun 120/2. maddesi gereğince verilecek iki haftalık kesin süre ile ve muhataba avansın yatırılmamasının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır. Bu süre içerisinde dava şartı noksanlığı giderilmezse, ancak o takdirde dava, usulden reddedilmelidir.
Somut olayda, davacıya, yukarıda ifade olunduğu üzere avans eksiğini tamamlaması için iki haftalık kesin süre verilmesi gerekirken, verilen sürenin kesin süre olduğunun belirtilmediği ve mahkemece nispi harca tabi olan tazminat davası için birinci haciz ihbarnamesinde belirtilen borç miktarı üzerinden hesaplanacak nispi harcın tamamlatılması gerektiği halde, mahkemece 05.03.2020 tarihli celsede davacı alacaklıya gider avansını 150,00 TL"ye ikmal etmesi için 2 hafta süre verilmesine dair alacaklının yokluğunda karar verildiği ve ihtar içeren duruşma zaptının davacıya usulüne uygun tebliğ edilmediği görülmektedir.
O halde, mahkemece, birinci haciz ihbarnamesinde belirtilen borç miktarı üzerinden hesaplanacak nispi harcın tamamlatılması konusunda, iki haftalık kesin süreyi içeren, usulüne uygun ve gerekli koşulları haiz meşruhatlı davetiyenin alacaklıya tebliğ edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK"nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.