2. Hukuk Dairesi 2013/24182 E. , 2014/7599 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aksaray 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :02.05.2013
NUMARASI :Esas no: 2012/324 Karar no:2013/369
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Evlilik birliğine ilişkin yükümlülüklerden biri olan “sadakat yükümlülüğü (Türk Medeni Kanunu md.185/3) boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar devam eder. Eşlerden birinin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışı, boşanma davası açılmasından sonra meydana gelmiş olsa bile, bu hususun diğer eş tarafından iddiadan ibaret kalmayacak şekilde delillendirilmesi durumunda, mahkemece bu iddianın davayı etkileyen önemli bir hadise olduğu kabul edilerek üzerinde durulması gerekir. Zira sadakatsizlik iddiasının sabit olması kusur belirlemesi ve buna bağlı olarak takdir edilecek boşanmanın sonuçlarından olan nafaka belirlemesi ve tazminat (TMK.md.174/1-2) taleplerinin bundan etkilenmesi söz konusu olacaktır. Davacı-davalı koca, yargılama sırasında davalı-davacı eşinin güven sarsıcı davranış içerisine girdiğini ileri sürmüş, bu iddiasını delillendirmek için temyizden sonra 09.01.2014 tarihli dilekçesi ekinde davalı-davacı eşine ait olduğunu iddia ettiği bir kısım fotoğraflar sunmuştur. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davada verilen hükmü önemli ölçüde etkileyecek nitelikteki sadakat yükümlülüğüne aykırılık iddiası üzerinde durulup temyiz aşamasında sunulan fotoğrafların bu çerçevede incelenerek bu konuda hakimin davayı aydınlatma ödevi (HMK.md.31) gereğince taraflardan açıklama istenilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip gerçekleşecek sonucuna göre, kusur dağılımı ve derecesinin belirlenmesi, boşanmanın sonuçları olan tazminat ve nafaka taleplerinin buna göre karara bağlanması için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı-davalı kocanın diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 02.04.2014 (Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Dava, 09.05.2012 tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanu yürürlüğe girdikten sonra açılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 119/1-e maddesinde “dava dilekçesinde iddianın dayanağı olan bütün vakıaların açık özetlerinin” bulunması gerektiği, 141. maddesinde “Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir veya değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasından sonra, iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez” hükmünü düzenlemiştir. Davacı-davalı yan, kadının güven sarsıcı davranışta bulunduğunu dava ve cevap dilekçesinde belirtmemiş, temyiz dilekçesinde ekinde bir kısım fotoğraflar sunarak bu iddiayı ileri sürmüştür. Yargılama aşamasında ileri sürülmeyen vakıa ve delillerin temyiz ncelemesinde sunulması ve incelenmesi mümkün değildir. Ancak, tarafların mahkemece kabul edilen kusurlu davranışları karşısında davacı-davalı kadının, kocaya göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece kusur belirlemesinde hataya düşülmesi ve buna bağlı olarak ağır kusurlu kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulü, davacı-davalının tazminat isteklerinin reddi doğru olmamıştır. Bu sebeplerle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmakla birlikte, bozma gerekçesine katılmıyorum.