Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2008/325
Karar No: 2008/2874

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2008/325 Esas 2008/2874 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, 48 parsel sayılı taşınmazda kayden paydaş olduğunu ve davalıların haksız elatma yaptığını iddia etmiştir. Ayrıca, 1/3 payının vekaleten satıldığını ve vekilin yetkisini aştığını ileri sürerek tapunun iptali ve tescilini talep etmiştir. Mahkeme, her iki davanın da reddine karar vermiştir. Ancak, vekaletin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptal ve tescil davasının sonucunun elatma davasını etkileyeceği belirtilmiştir. Borçlar Kanunu'nun vekalet bağını düzenleyen hükümlerine göre, vekilin müvekkiline karşı dürüstlük ve özen borcu olduğu vurgulanmıştır. Vekilin vekalet görevini kötüye kullanması durumunda, Medeni Kanun'un 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralı gereği sözleşme geçersiz sayılabilir. Ancak, üçüncü kişi vekil ile işbirliği içinde veya kötü niyetliyse, vekil eden sözleşme ile bağlı değildir. Kararın gerekçesi ile birlikte davacının temyiz itirazlarının kabul edildiği ve kararın bozulduğu belirtilmiştir. Kanun maddeleri ise Borçlar Kanunu'nun 390/2 ve Medeni Kanun'un 2. ve 3. maddeleridir.
1. Hukuk Dairesi         2008/325 E.  ,  2008/2874 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : HAZRO ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 27/09/2007
    NUMARASI : 2004/122-2007/55

    Taraflar arasında görülen davada;Davacı, kayden paydaşı bulunduğu 48 parsel sayılı taşınmaza davalıların haksız olarak elattıklarını ileri sürerek, elatmanınn önlenmesi isteğinde bulunmuş, birleşen davasında da 48 parseldeki 1/3 payın Ş... tarafından vekaleten davalı B...a satıldığını, vekilin yetkisini aştığını iddia ederek 1/3 payın tapusunun iptali ile tescili isteğinde bulunmuştur.Davalılar, davaların reddini savunmuşlardır.Mahkemece, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
    Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteğinin değerden reddiyle gereği görüşülüp düşünüldü.
                                                                 -KARAR-
    Dava vekaletin kötüye kullanılması nedenine dayalı tapu iptal tescil, birleşen dava elatmanın önlenmesi isteklerine ilişkindir.
    Mahkemece her iki davanın da reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davacının dava konusu 48 parselde miras nedeni ile intikalen 1/3 payının bulunduğu, payına davalıların haksız olarak elattıklarını ileri sürerek elatmanın önlenmesi isteğinde bulunduğu, bu dava devam ederken de dava konusu parselle birlikte 51 parsel sayılı taşınmazlarda miras bırakanlarından intikal edecek payların devri ve satışı için Şeyhmus Ç...i vekil tayin ettiğini, vekilin intikal işleminden sonra vekalet yetkisini aşarak 1/3 payını B... Ç..e sattığını ileri sürerek, tapu iptal ve tescil isteği ile birleşen davayı açtığı görülmektedir.
    Vekaletin kötüye kullanılması davası sonucunda ortaya çıkacak hukuki durumun elatmanın önlenmesi davasını etkileyeceği muhakkaktır. B.... bir ifade ile, davacı üzerinde kayda dayalı bir hak kalmamış olmakla birlikte, vekaletin kötüye kullanılması davası sonucunda verilecek kararın elatmanın önlenmesi davası yönünden taraf sıfatı kalmadığı düşünülen davacının sıfatını etkileyeceği tabiidir.
    Ne varki, mahkemece vekalet görevinin kötüye kullanılması yönünden yeterli soruşturma ve inceleme yapıldığı söylenemez.
    Bilindiği üzere, Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.
    Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde "vekil, müvekkiline karşı vekaleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir..." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur. Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi,ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu gözardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.
    Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.
    Nevarki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.
    Hal böyle olunca, yukarıda değinilen ilke ve olgular gözetilerek soruşturma ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir hüküm verilmesi,ayrıca elatmanın önlenmesi davası yönünden de vekaletin kötüye kullanılması davasında ortaya çıkacak neticeye göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere noksan soruşturmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru değildir.Davacının temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile kararın açıklanan nedenlerle HUMK."nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 6.3.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi