
Esas No: 2010/3539
Karar No: 2011/2250
Karar Tarihi: 03.03.2011
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2010/3539 Esas 2011/2250 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 02/04/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar ... ve ... taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı ..., eşi olan davalılardan ... ile diğer davalı ...’ın duygusal ve fiziksel ilişkiye girdiklerini, eşi olan davalının kendisine sadakatsiz davrandığını, diğer davalı ..."ın da eşinin eylemine katılarak evlilik birliğinin yıkılmasına yol açtığını, davalılardan ...’in de eşinin başkası ile ilişkisi olduğu yönünde dedikodu çıkardığını ileri sürerek, ortak eylemleriyle evliliğinin yıkılmasına neden olan davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Yerel mahkemece, davalı eş ... ile gönül ilişkisi içinde bulunduğu kabul edilen diğer davalı ... hakkındaki istemin bir bölümü kabul edilmiş; diğer davalı ... hakkındaki istem ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddedilmiş; karar, davacı ile davalılardan ... ve ... tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; eşi olan davalı ile diğer davalı ..."ın ilişkisini öğrenen davacının, bu nedenle eşi hakkında boşanma davası açtığı; ancak, yargılama aşamasında davadan vazgeçmesi nedeniyle boşanma davasının reddedildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı, dava konusu davalıların eyleminin boşanma nedeni olduğunu ileri sürerek açtığı boşanma davasından vazgeçtiğine göre, boşanma davasının açılmasına neden olan eylemlerden dolayı eşini affetmiş sayılacağından, artık dava konusu eylem nedeniyle manevi tazminat isteyemez.
Yerel mahkemece açıklanan olgu gözetilerek istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalılardan ... ve ..."ın manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalılardan ... ve ... yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının temyiz incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/03/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.