Abaküs Yazılım
18. Ceza Dairesi
Esas No: 2015/22009
Karar No: 2016/6464
Karar Tarihi: 30.03.2016

Hakaret - görevi yaptırmamak için direnme - yaralama - trafik güvenliğinin kasten tehlikeye sokulması - Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/22009 Esas 2016/6464 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


18. Ceza Dairesi, asliye ceza mahkemesi tarafından verilen bir hükümle ilgili olarak yapılan temyiz başvurusunu incelemiş ve bu başvuruyu reddetmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesi'nin bir iptal kararı nedeniyle, hükümlülere seçme ve seçilme ehliyeti ile diğer siyasi hakları kullanma hakkı verme konusunda yapılan hükümleri düzeltilmek için kararı bozmuştur. Ayrıca, sanık hakkında yaralama, hakaret, tehdit gibi suçlardan da mahkumiyet kararı verilmiştir. Ancak, daha detaylı bir inceleme sonucunda sanığın hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu ve fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, trafik güvenliği konusunda yetersiz gerekçelerle mahkumiyet kararı verilmiştir. Kanuna aykırı nedenlerin bulunması nedeniyle, hükümlerin bozulması ve yargılamanın yeniden yapılması gerektiği kararı verilmiştir.
Kanun Maddeleri: TCK'nın 53. maddesi, 125/1. maddesi, 125/3-a maddesi, 179/2. maddesi, 43/1. maddesi, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi.
18. Ceza Dairesi         2015/22009 E.  ,  2016/6464 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, yaralama, trafik güvenliğinin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
A- Sanığa yükletilen katılan ..."e yönelik yaralama, hakaret ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakmaya ilişkin uygulamanın dayanaksız kalması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..."un temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, ancak; bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, tebliğnameye uygun olarak 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK"nın 322. maddesi uyarınca hükümde TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibareleri çıkartılarak HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanık hakkında, trafik güvenliğinin kasten tehlikeye sokulması, görevi yaptırmamak için direnme ve mağdurlar ... ve ..."a hakaret eylemlerinden kurulan hükümlere ilişkin temyize gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/4-663 esas 2014/498 sayılı kararında da belirtildiği üzere; her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturacak biçimde tehdit içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunulmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında, failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmesi gerektiğinden, sanığın önce mağdur polis memuru olan ..."a hakaret edip, “seni yaşatmayacağım” dediği, ardından mağdur ..."a hakaret edip “senin işini bitireceğim" şeklindeki sözlerinin hukuken bir bütün halinde mağdurlara yönelik görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarını oluşturacağı, sanığa bu suçlardan tek ceza verip sonra bu cezaların aynı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığın sevk ve idaresindeki kamyon ile seyrederken durup, aracını yola park etme eyleminin TCK"nın 179/2. maddesindeki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu ne şekilde oluşturduğu gösterilmeden, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması,
3- Kabule göre,
a- Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan hüküm kurulurken, TCK"nın 125/1. maddesi uygulanmadan doğrudan TCK"nın 125/3-a maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemesi,
b- Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık ..."un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/03/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.








Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi