4. Hukuk Dairesi 2010/2648 E. , 2011/2346 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... (Aşan) ve Bem Koza Eğitim Bas. Yay. San. ve Tic. Ltd. Şti aleyhine 02/07/2003 gününde verilen dilekçe ile Fikir ve Sanat Eserleri Yasası"na aykırı davranış nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesinin ve saldırının önlenmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 14/03/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... (Aşan) vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası"na aykırı davranış nedeniyle saldırının önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup yerel mahkemece istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa"nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dava konusu eserin niteliği ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen 5.000,00 YTL manevi tazminat fazladır. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması;
b)Taraflar tacir olmadığı gibi aralarındaki ilişki de ticari iş niteliğinde değildir. Tazminat konusu uyuşmazlık haksız eylemden doğduğundan, kabul edilecek tazminata yürütülecek olan faiz ölçüsü reeskont faizi olmayıp yasal faizdir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, kabul edilen tazminata reeskont faizi yürütülmüş olması;
Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası"nın 438/7. maddesi gereğince, davacı yararına 2.000,00 YTL manevi tazminat takdir olunmak ve faiz ölçüsündeki yanlışlık giderilmek suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının maddi tazminat tutarına ilişkin 2 nolu bendinde yer alan “...reeskont faiziyle...” biçimindeki sözcüklerden sonra gelmek üzere “...davalılardan ... (Aşan) yönünden yasal faizi ile...” sözcük dizisinin eklenmesine; manevi tazminat takdirine ilişkin 3 nolu bendinin sonuna “...davalılardan ... (Aşan)’ın 2.000,00 YTL manevi tazminattan yasal faiz ile sorumlu tutulmasına,” biçimindeki sayı ve sözcük dizisinin eklenmesine; davacının tüm, davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın bundan mahsubuna ve temyiz eden davalı ..."dan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/03/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.