Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/1489
Karar No: 2017/11831
Karar Tarihi: 13.09.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/1489 Esas 2017/11831 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/1489 E.  ,  2017/11831 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ


    Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I


    Davacı, davalı ile evlendiğinde ziynet eşyası ve 1.000,00 TL para takıldığını, evlendiklerinden 15-20 gün sonra davalının ziynet eşyalarını ve parayı elinden aldığını, ayrıca babasının evlilik döneminde alınan ev için 8.000,00 TL eşya parası verdiğini belirterek; ziynet eşyalarının aynen iadesine veya ödeme günündeki değerinin tahsiline, davalı tarafından alınan 1.000,00 TL ve babası tarafından davalıya verilen 8.000,00 TL nin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı, iddia edildiği kadar ziynet eşyası takılmadığını, ziynet eşyalarının kendisinde olmadığını, davacının altınları annesine verdiğini, çoğunlukla anne babasının oturduğu evdeki kasada muhafaza edildiğini, eşya parası verildiğinin gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece; davalının ziynet eşyalarını iade koşuluyla aldığı, 1.000,00 TL parayı kişisel borçları için kullandığı, ancak iade etmediği, ev için davacının babasının 8.000,00 TL harcama yaptığı, bu bedelin bir kısmının davacıya iade edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bedellerinin davalıdan tahsiline, 1.000 TL paranın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4.100 TL eşya bedelinin 10/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaca istemin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde taraflarca temyiz edilmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamaklayükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay İçtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.
    Dosyanın incelenmesinde; davacının babasının ev eşyaları için 8.000,00 TL gönderildiğinin iddia edildiği, yargılama sırasında bir kısım eşyaların teslim edildiği, söz konusu eşyalara ilişkin davacı tarafça davacının babası tarafından ödemesinin yapıldığı belirtilen ilgili iş yerlerine ait kartvizitlerin ibraz edildiği, mahkemece de kartvizitlerdeki yazılar ve tanık beyanlarının hükme esas alındığı görülmektedir.
    Dinlenen tanık beyanlarına göre; davacının annesi “..eşim ayrıca klima,kaplama halı,koltuk,yatakodası takımı gibi ev eşyaları almak için harcadı”, davacının babası; “,evin halı döşemesi,banyo vitrayları, yatak odası dolapları gibi ihtiyaçları için de ayrıca 8000 TL gönderdim,”, davacı tanığı Hatice; “ Ayrıca daha sonra bu evin eşyalarını döşemek için davacının babası ile kayınvalidem ..." ya gittiler. Orada da bütün harcamaların davacının babası tarafından yapıldığını kayınvalidemden duydum,”, davacı tanığı Birsel “ ayrıca evlilik birliği içinde ... merkezde ev aldılar ve bu eve Özgenin babası 20 milyara yakın para yardımı ettiğini biliyorum, ayrıca evliliği süresince Özgenin babası sürekli para yardımında bulundu, fakat bu yardımları ben miktar olarak bilmiyorum fakat eniştemin elinde gönderdiği paraların dekontları vardır ben o dekontları gördüm.”, davacı tanığı Cansu “ benim 8 bin TL hakkında bir bilgim yoktur.” şeklinde ifade verdikleri anlaşılmaktadır.
    Dosyaya ibraz edilen kartvizitlerinde; davalının eli ürünü olmadığı, eşyaların alındığı belirtilen ilgili işyerleri tarafından yazılıp davacı tarafa verildiği, kartvizitlerin üzerinde davacının babasından eşya bedellerinin alındığının belirtildiği belirlenmektedir.
    O halde; bir kısım tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığı, bir kısım tanık beyanlarının da ev eşyalarının miktarı ve niteliği hususunda ispata elverişli bulunmadığı, kartvizitlerin davalı tarafça oluşturulmadığı mevcut haliyle delil niteliği bulunmadığı görülmekle eşya bedeli yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    3-6100 sayılı HMK."nun 225 ve devamı maddelerinde belirtildiği üzere, yemin taraflardan birinin, bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında beyanda bulunmasıdır. Bir vakıanın doğru olup olmadığına yemin edilirse, artık o vakıa hakkında başka delil gösterilmesine gerek yoktur. O vakıanın doğru olup olmadığı davada kesin olarak ispat edilmiş olur. Bu anlamda, yemin delili kesin bir delildir.
    Somut olayda; düğünde takıldığı iddia edilen 1.000,00 TL’nin davalı tarafından alındığının belirtildiği, yargılama sırasında davacı tarafça davalıya 1.000,00 TL’yi davalının harcadığına ilişkin yemin teklif edildiği, davalının “Ben tam olarak rakamı bilmiyorum, düğünde 1.000 TL. takılmış olabilir, benim için para ikinci planda olduğu için ben rakamı net olarak bilmiyorum ama takılmışsa da eşime takılan 1.000 TL. parayı harcamadığıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerler üzerine yemin ediyorum dedi.Devamla bu beyanında ve yemininde ısrarcı olup olmadığı, sebat edip etmediği soruldu: Yeminimde ısrarcıyım ve beyanıma da sebat ediyorum.” şeklinde yemin eda edildiği görülmektedir.
    O halde; mahkemece, düğünde takıldığın belirtilen 1.000,00 TL nin davalı tarafından harcanmadığına yönelik teklif edilen yeminin davalı tarafından eda edildiği anlaşıldığına göre kesin delil teşkil ettiğinden 1.000,00 TL para yönünden talebin reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK"nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi